Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar
SU AKKUYU’DAN YENİ ŞARKI SÜRPRİZİ: “BEN YANMAZDIM BU KADAR”
Moda dünyasındaki başarıları ve sahne deneyimiyle tanınan Su Akkuyu, müzik yolculuğuna yeni bir cover çalışmasıyla devam ediyor. 9 Ekim 2026’da kendi YouTube kanalında yayınladığı “Ben Yanmazdım Bu Kadar” adlı şarkısıyla dinleyicilerinin karşısına çıkan Akkuyu, bu kez duygusal bir esere kendi yorumunu katıyor.
Fashion Week’te başmanken olarak adından söz ettiren ve modellik alanındaki başarılarıyla ödüllere layık görülen Su Akkuyu, sanatın farklı alanlarında kendini göstermeyi sürdürüyor. Müzik kariyerindeki ilk teklisi “Bozuk Para”yı geçtiğimiz yıl yayınlayan sanatçı, ardından “Deli Gibi Yüreğime Zorsun” adlı cover çalışmasıyla dinleyicilerle buluştu. Yeni projesi “Ben Yanmazdım Bu Kadar” ile müzik yolculuğunu sürdüren Akkuyu, podyumlardaki deneyimini müziğe taşıyarak sanatın farklı disiplinlerinde üretmeye devam ediyor. Kendine özgü güçlü sesi ve sahne deneyimiyle dikkat çeken sanatçı, yorumculuğuyla da dinleyicilerle bağ kurmayı hedefliyor.
Söz ve müziği Hirai Zerdüş’e ait olan “Ben Yanmazdım Bu Kadar”, aşkın, kırgınlığın ve duygusal yüzleşmelerin izlerini taşıyan bir eser. Su Akkuyu’nun yorumuyla yeniden hayat bulan şarkının düzenlemesini Mesut Çelik üstleniyor. Enstrüman kadrosunda bas gitarda Kemal Büyük, akustik ve klasik gitarlarda Selahattin Güzelel, klarnette Aykut Sütoğlu, perküsyonda ise Eser Aygün yer alıyor. Mix ve mastering çalışmaları Mustafa Yenerkol imzası taşıyor.
Klipte müzik ve görsellik bir arada
Şarkının video klibi de profesyonel bir ekibin çalışmasıyla hazırlandı. Yönetmenliğini Sercan Ersin’in, yardımcı yönetmenliğini Melike Söalp Ersin’in üstlendiği klibin görüntü yönetmenliğini Ertuğrul Küçükaltun gerçekleştirdi. Kurgu ve color çalışmaları Vida Media tarafından yapıldı. Styling tercihlerinde Su Akkuyu kendi imzasını taşırken makyaj Veciha’ya, saç tasarımı ise RAS Kuaför (Fişekhane) ekibine emanet edildi. Organizasyon ve koordinasyonu Vural Mehmet Başar ile Altier Academy üstlendi.
Klipte gitar performansıyla Can Demir, bas gitarda Adin Batu Şener, perküsyonda Eren Karaduman ve klarnette Efe Okay yer alıyor. Müzikal performansla görsel anlatımı bir araya getiren çalışma, Su Akkuyu’nun yeni projesini bütünlüklü bir yapımla dinleyiciye sunuyor.
İlk teklisi “Bozuk Para” ile başlayan müzik serüvenini farklı yorumlarla geliştiren, “Deli Gibi Yüreğime Zorsun”un ardından “Ben Yanmazdım Bu Kadar” ile dinleyicilerinin karşısına çıkan Su Akkuyu, modellik kariyerinin yanı sıra müzik alanındaki çalışmalarına da devam ediyor. Sanatçının yeni cover çalışması, kendi YouTube kanalında müzikseverlerin beğenisine sunuldu.
DİYETİSYEN BEYZA GÜNER’DEN ZAYIFLAMA İĞNESİ UYARISI: TARTIDAKİ RAKAM DEĞİL, KORUNAN KAS KÜTLESİ ÖNEMLİ
Son yıllarda obezite tedavisinde kullanılan zayıflama ilaçları, kilo vermek isteyenlerin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Özellikle iştahı azaltarak kilo kaybına yardımcı olan GLP-1 temelli tedaviler, uygun hastalarda hekim kontrolünde uygulanabiliyor. Diyetisyen Beyza Güner ise bu süreçte yalnızca tartıdaki rakama odaklanmanın doğru olmadığını belirterek sağlıklı ve sürdürülebilir kilo kaybının önemine dikkat çekiyor.
Beslenme ve Diyetetik alanındaki eğitimini klinik deneyimleriyle birleştiren Güner; obezite, metabolik hastalıklar, hormonal problemler ve sürdürülebilir beslenme konularında çalışmalar yürütüyor. Hastane ortamında edindiği deneyimlerle cerrahi öncesi ve sonrası beslenme yönetimi dâhil farklı klinik vakalarda görev alan Güner, danışanlarına bilimsel temelli ve kişiye özel yaklaşımlar sunmayı amaçlıyor.
“İğne kullanıyorum, diyet yapmama gerek yok” düşüncesi doğru değil
Zayıflama ilaçlarının iştahı azaltmasının, vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin yeterince karşılandığı anlamına gelmediğini vurgulayan Beyza Güner; protein, vitamin, mineral, lif ve sıvı alımının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ona göre ilaç kullanımı, kişiye özel beslenme planının yerini tutmuyor.
Kilo kaybı sırasında yağ dokusuyla birlikte yağsız vücut kütlesinde de azalma yaşanabileceğine dikkat çeken Güner, kas kütlesinin korunmasının önemli bir hedef olması gerektiğini ifade ediyor. Yeterli protein alımı ve kişinin sağlık durumuna uygun direnç egzersizleri, bu süreçte kas kütlesinin korunmasına yardımcı olabiliyor.
Asıl başarı, verilen kiloyu koruyabilmek
Güner'e göre sağlıklı kilo yönetiminde yalnızca “Kaç kilo verdiniz?” sorusu yeterli değil. Kaybedilen kilonun ne kadarının yağdan geldiği, kas kütlesinin korunup korunmadığı ve yeni beslenme alışkanlıklarının sürdürülebilirliği de değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor.
Antalya ve Ankara'da düzenlenen obezite cerrahisi kongrelerinde sunumlar gerçekleştiren Beyza Güner, bilimsel çalışmalarının yanı sıra yerel ve dijital platformlardaki yayınlarıyla da doğru beslenme bilgisini geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Kendine özgü çalışma tarzı, güçlü iletişimi ve bütüncül yaklaşımıyla dikkat çeken Güner, kilo yönetiminde kalıcı alışkanlıkların önemini vurguluyor.
Obezitenin kronik bir hastalık olduğunu hatırlatan Güner, ilaç tedavisinin hekim kontrolünde yürütülmesi, beslenme planı ve yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenmesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü gerçek başarı, yalnızca kilo vermek değil; sağlığı koruyarak elde edilen sonucu uzun vadede sürdürebilmektir.
DERYA COŞGUN İMREN, İSTANBUL BAROSU ODA ORKESTRASI KONSERİNDE SUNUMUYLA DİKKAT ÇEKTİ
İstanbul Barosu Oda Orkestrası’nın 26 Eylül 2026 tarihinde Baro Konferans Salonu’nda gerçekleştirdiği “Adli Yıl Açılış Konseri”, müzikseverlere keyifli bir akşam yaşatırken gecenin sunuculuğunu üstlenen Derya Coşgun İmren de etkili sunumu, şıklığı ve sahnedeki zarif duruşuyla dikkat çekti.
İstanbul Barosu Kültür Sanat Komisyonu Başkanı Av. Özden Başak’ın öncülüğünde, tamamı avukatlardan oluşan İstanbul Barosu Oda Orkestrası, Kurucu Şef Onur Sanduğaç yönetiminde gerçekleştirdiği konserle yeni adli yılın açılışını sanatla taçlandırdı. Orkestranın repertuvarında Jean-Baptiste Lully’den Jacob de Haan’a, Amy Winehouse’dan Dario Moreno’ya, Muhlis Sabahaddin Bey’den Ayten Alpman’a uzanan farklı dönem ve tarzlardan eserler yer aldı.
Konserde Av. Eda Mukannasgİl, Av. Ladin Vulga ve Av. Yalçın Sezer solist olarak sahne alırken, eserler davetliler tarafından ilgiyle takip edildi. Gecenin sunumunu ise daha önce de İstanbul Barosu Oda Orkestrası’nın konserlerinden birinde başarıyla gerçekleştiren Derya Coşgun İmren üstlendi.
Haber spikerliği deneyimini sahne sunumuna başarıyla taşıyan İmren, konserin akışını profesyonel bir şekilde yönetirken, eserler ve sanatçılar arasındaki geçişlerdeki etkili anlatımıyla da beğeni topladı. Sahnedeki özgüvenli duruşu, güçlü diksiyonu ve zarif sunum tarzı, gecenin atmosferine ayrı bir renk kattı. Şıklığı ve güzelliğiyle de dikkat çeken İmren, davetlilerin beğenisini kazandı.
Televizyon ekranlarındaki habercilik deneyiminin yanı sıra özel etkinlik ve protokol sunumlarında da başarılı performanslar sergileyen Derya Coşgun İmren, mesleki kariyerinde yeni bir adım daha attı. İmren, Ulusal Kanal’daki spikerlik çalışmalarının yanı sıra *TGRT Haber bünyesinde Haber Merkezi’nde editör olarak görev yapmaya da başladı.* Böylece televizyon haberciliğindeki deneyimini ekran önü sunuculuğunun yanı sıra haber merkezindeki editoryal çalışmalara da taşıdı.
İstanbul Barosu Oda Orkestrası’nın Adli Yıl Açılış Konseri, müziğin hukuk camiasıyla buluştuğu özel bir gece olarak hafızalarda yerini alırken, Derya Coşgun İmren’in profesyonel ve etkili sunumu da etkinliğin öne çıkan ayrıntılarından biri oldu.
İREM SEYMEN: SAHADAN STÜDYOYA UZANAN GAZETECİLİK YOLCULUĞU
Gazetecilik mesleğine duyduğu ilgi, çalışma disiplini ve çok yönlü deneyimiyle dikkat çeken İrem Seymen, meslek hayatında sahadan stüdyoya uzanan bir yolculuk gerçekleştirdi. Özgün çalışma tarzı, güçlü iletişimi, vizyonu ve pozitif enerjisiyle öne çıkan Seymen, edindiği deneyimleri yeni hedeflerle buluşturmaya hazırlanıyor.
İrem Seymen’in meslek yolculuğu, henüz üniversite yıllarında başladı. 2018 yılında TRT Antalya Bölge Müdürlüğü’nde gönüllü staj yaparak medya dünyasına ilk adımını attı. 2019 yılında Akdeniz Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından başlayan pandemi süreci, medya sektöründe iş bulmayı zorlaştırsa da Seymen, mesleğinden uzaklaşmak yerine kendisini geliştirmeyi tercih etti.
2020 yılında İhlas Haber Ajansı Antalya Bölge Müdürlüğü’nde bir ay boyunca gönüllü staj yapan Seymen, memleketi Anamur’a döndükten kısa süre sonra İHA’nın ilçe muhabirliğini üstlendi. İki yıl boyunca yerel ve ulusal basında yer bulan haberlere imza atan Seymen, sahada edindiği deneyimle haber takibi, araştırma ve doğru bilgiye ulaşma konularında önemli bir birikim kazandı.
2022 yılında Lider Haber TV’de muhabir olarak göreve başlayan Seymen, dört yıl boyunca kanal bünyesinde çalıştı. Bu dönemde ağırlıklı olarak stüdyo yayınlarında görev alsa da sahayla bağını hiçbir zaman koparmadı. Hem saha haberciliğini hem de stüdyo yayıncılığını deneyimlemesi, mesleğe farklı açılardan bakmasını sağlayan önemli bir avantaj oldu. Mayıs 2026 itibarıyla kanaldan ayrılan Seymen, mesleki birikimini yeni çalışmalarla değerlendirebileceği bir döneme adım attı.
Kendine özgü çalışma tarzı, iletişim becerileri ve çok yönlü birikimiyle dikkat çeken İrem Seymen, gazeteciliği yalnızca haber aktarmakla sınırlı görmeyen yaklaşımıyla öne çıkıyor. Özgün projeler geliştirme isteği, vizyonu ve pozitif enerjisiyle yeni fırsatlara açık olan Seymen, mesleki deneyimini farklı alanlara taşıyabilecek bir potansiyele sahip. Ekran önündeki duruşunu sahadaki deneyimiyle birleştiren İrem Seymen’in bundan sonraki kariyer adımları, medya dünyasındaki yolculuğunun yeni sayfasını oluşturacak.
SELİN SOHTORİKOĞLU: GÜZELLİK SEKTÖRÜNDEN TELEVİZYONA, KOZMETİKTEN MÜZİĞE UZANAN BİR KARİYER
1984 yılında İstanbul’da dünyaya gelen, aslen Yugoslavya göçmeni olan Selin Sohtorikoğlu, güzellik sektöründe yıllara dayanan deneyimi, girişimci kimliği ve farklı alanlara uzanan çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Güzellik uzmanlığından kozmetik markası kuruculuğuna, televizyon sunuculuğundan şarkı çalışmalarına uzanan kariyerinde farklı projelere imza atan Sohtorikoğlu, çalışmalarını güzellik sektöründe sürdürmeye devam ediyor.
2008 yılında güzellik sektörüne adım atan Selin Sohtorikoğlu, 2010 yılında kendi merkezini kurarak girişimcilik yolculuğunu başlattı. Mesleki gelişimini yıllar boyunca sürdüren Sohtorikoğlu, alanında kazandığı 22 ödülle çalışmalarını farklı başarılarla taçlandırdı. Sektördeki deneyimini kendi markasına taşımak isteyen Sohtorikoğlu, 2017 yılında Dermosline adlı kozmetik markasını hayata geçirdi ve marka bünyesinde 17 farklı ürün geliştirdi.
2019 yılında çeşitli televizyon kanallarına konuk olarak katılan ve uygulamalarını tanıtan Sohtorikoğlu, mesleki çalışmalarını daha geniş kitlelerle buluşturma fırsatı yakaladı. 2021 yılında T8 kanalında sekiz programlık bir iş birliği gerçekleştirdi. Televizyon kariyerini bir adım ileri taşıyarak 2022 yılında Beyaz TV’de yayımlanan “Hayatın Rengi” programının sunuculuğunu üstlendi ve yaklaşık bir buçuk yıl boyunca izleyicilerle buluştu.
Güzellik alanındaki çalışmalarının yanı sıra eğitim faaliyetlerine de önem veren Sohtorikoğlu, usta öğretici kimliğiyle çeşitli seminerlerde sahneye çıkarak bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Aydın Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi gibi kurumlarda düzenlenen seminerlerde eğitimci olarak yer aldı. Mesleki yenilikleri takip eden Sohtorikoğlu, yaklaşık üç yıl önce güzellik salonlarında kafa masajı uygulamasını hayata geçiren isimler arasında yer aldığını belirtiyor.
Sanata duyduğu ilgi ise 2023 yılında müzik alanında bir projeyle karşılık buldu. Hobi amacıyla hazırladığı “Yaşamak İçin Çalışıyorum” adlı şarkıyı müzikseverlerle buluşturdu. Sözleri Aysel Enez’e ait olan eserin düzenlemesini Esad Fidan, yönetmenliğini ise Erkan Nas üstlendi.
Mesleki deneyimini girişimcilik, eğitim, medya ve sanatla bir araya getiren Selin Sohtorikoğlu, bugün de güzellik sektöründeki hizmetlerini sürdürüyor. Farklı alanlarda edindiği deneyimleri çalışmalarına yansıtan Sohtorikoğlu, üretmeye ve yeni projeler geliştirmeye devam ediyor.
ZEYNEP KOCABAŞ: EĞİTİMDEN MEDYAYA UZANAN ÇOK YÖNLÜ BİR BAŞARI YOLCULUĞU
Eğitim, iletişim ve sanat alanlarındaki birikimini farklı projelerle buluşturan Zeynep Kocabaş, uzun yıllara dayanan sınıf öğretmenliği deneyiminin ardından medya ve sahne sanatlarına yönelerek üretkenliğini yeni alanlara taşıyor. Spikerlik, sunuculuk, seslendirme ve oyunculuk çalışmalarını sürdüren Kocabaş, çok yönlü kişiliği ve özgün projeleriyle dikkat çekiyor.
Isparta’da doğan Zeynep Kocabaş, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden mezun oldu. Aldığı formasyon eğitiminin ardından öğretmenlik mesleğine adım atan Kocabaş, eğitim alanındaki çalışmalarında öğrencilerinin akademik başarılarının yanı sıra sosyal, kültürel ve duygusal gelişimlerine de önem verdi. Yenilikçi eğitim anlayışını geleneksel yöntemlerle birleştirerek öğrencilerin bireysel farklılıklarını gözeten çalışmalar gerçekleştirdi.
Öğretmenlik yıllarında geliştirdiği proje odaklı çalışma anlayışı, onun eğitim alanındaki çalışmalarının temelini oluşturdu. Kütüphane kurma ve geliştirme çalışmaları, yazar buluşmaları, okul dergisi, eTwinning projeleri ve kültürel etkinlikler bu birikimin önemli parçaları arasında yer aldı. Gönül Hazinemizden Masallar, Çöpler Yerde Değil Cepte ve Bir Bilgi Bin Sevgi gibi projelerde görev alan Kocabaş, öğrencilerin üretkenliğini ve toplumsal duyarlılığını destekleyen çalışmalar gerçekleştirdi. Anadolu Masalları, Dilimizin Zenginlikleri ve geri dönüşüm projeleri de eğitim anlayışının farklı boyutlarını ortaya koydu.
İletişim alanına duyduğu ilgiyle kendisini geliştirmeye devam eden Kocabaş, Dialog Anlatım İletişim Akademisi ve Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nde etkili konuşma, diksiyon, spikerlik, sunuculuk ve seslendirme eğitimleri aldı. Oyunculuk alanında da eğitim gören Kocabaş, kısa film, tiyatro ve dikey dizi çalışmalarında yer aldı. Asıl Mesele adlı kısa filmdeki deneyiminin yanı sıra tiyatro sahnesine yönelik çalışmalarıyla sanat alanındaki yolculuğunu genişletti.
Sanata ve estetiğe duyduğu ilgiyi moda ve tasarım alanına da taşıyan Kocabaş, kendi kıyafetlerini tasarlayarak yaratıcılığını kişisel tarzıyla buluşturuyor. Renkleri, kombinleri ve özgün tasarım fikirlerini bir araya getirmek, onun farklı ilgi alanları arasında özel bir yer tutuyor.
Kocabaş’ın çalışmaları yalnızca kamera önü ve sahneyle sınırlı değil. International The Writer’s Journey Film Festival’de başkan yardımcılığı ve organizasyon görevleri üstlenen Kocabaş, ortak yayımlanan Rengini Belirle adlı anı kitabında da yer aldı. Masal anlatıcılığı alanındaki eğitimini projelerine yansıtarak hikâye anlatımını farklı mecralarla buluşturmayı hedefliyor.
“Zeynep’le INTRO” adlı YouTube kanalıyla dijital dünyada da yer alan Kocabaş, eğitimci kimliğinden gelen disiplinini iletişim, sanat ve tasarım alanlarındaki yaratıcılığıyla birleştiriyor. Güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve yeni projeler geliştirme isteğiyle öne çıkan Zeynep Kocabaş, yaşam boyu öğrenmenin ve farklı alanlarda üretmenin anlamlı örneklerinden birini ortaya koyuyor.