İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nde gündem dışı konuşmalar, ekonomi, yolsuzluk iddiaları, fon mağduriyetleri ve tutuklu belediye başkanlarının durumuna ilişkin karşılıklı açıklamalara sahne oldu. CHP Grup Sözcüsü Ali Şar, Türkiye’de derinleşen ekonomik ve toplumsal sorunlar üzerinden iktidarı eleştirirken AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, siyasi aidiyetin yanlışları örtmek için kullanılmaması gerektiğini söyledi. Türkyılmaz, kendi siyasi hareketleri dahil herkesin hesap verebilir olması gerektiğini vurguladı. Meclis Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ ise siyasetçilere sağduyu çağrısında bulunarak, siyasi tartışmaların kurumun toplumdaki saygınlığına zarar verdiğini dile getirdi.
Şar: “Bu coğrafyanın kaderi değil”
CHP Grup Sözcüsü Ali Şar, konuşmasına Türkiye’de yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunları değerlendirerek başladı. İktidarın 20 yılı aşkın süredir adalet, liyakat ve eşitliği tesis edemediğini savunan Şar, vatandaşların ekonomik kriz ve yoksullukla mücadele ettiğini belirtti. Yöneticilerin yaşanan olumsuzluklar karşısında sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Şar, “Bugün bu coğrafyanın kaderiymiş gibi sunulan her keder aslında yanlış siyasi tercihlerin ve basiretsiz yönetim anlayışının bir sonucudur” dedi.
Yöneticilerin çevrelerinde yaşanan sorunlardan haberdar olmaları ve bunlara karşı sorumluluk almaları gerektiğini vurgulayan Şar, “Çevresinde yaşananlardan haberi olmayandan dünya lideri olmaz. Çevresinde yaşananlardan haberi olup da kayıtsız kalandan da dünya lideri olmaz” ifadelerini kullandı.
“500 bine yakın fon mağduru var”
Konuşmasında kamuoyuna yansıyan fon vurgunu iddialarına da değinen Şar, yaklaşık 500 bin kişinin mağdur olduğunun anlaşıldığını ileri sürdü. Vatandaşların birikimlerini değerlendirmek amacıyla yatırım yaptığını ancak sonrasında mağduriyet yaşadığını belirten Şar, fonun kurulması, izin verilmesi ve denetlenmesi süreçlerinde AK Partili isimlerin bulunduğuna ilişkin iddiaların araştırılması gerektiğini söyledi.
Şar, “Toplumun asıl şüphesi, yargının gerçek sorumluları bulup bulmayacağı” dedi. Fon mağdurlarının zararlarının karşılanması gerektiğini belirten Şar, çözümün kamuya yeni bir yük getirmeden üretilmesini savundu. Sorumluların ortaya çıkarılmasını isteyen Şar, “Bürokraside ve siyasette kimler bu işin arkasındadır? Cevap verilmek zorunda” diye konuştu.

Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaları gündeme getirdi
Şar, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın geçmişte İBB bursuyla ABD’ye gönderildiğini öne sürdüğü süreci de gündeme taşıdı. Şar, 2009 yılında yaklaşık 85 bin dolar ve 20 bin liranın üzerinde ödeme yapıldığını iddia ederek, konuyla ilgili teftiş kurulu raporunun 2021’de savcılığa sunulduğunu ve suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi.
O dönemde gerekli işlemlerin yapılmadığını savunan Şar, “Kimsenin sesi çıkmadı, normalleştirildi. Bu gibi insanlar da her şeyi kendilerine mübah gördüler” ifadelerini kullandı. Şar, söz konusu iddiaların araştırılması gerektiğini belirterek fon mağduriyetlerinin de siyasi aidiyet üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
“Para kuleleri dediler, sonra başka bir tablo ortaya çıktı”
CHP’ye yönelik geçmişte gündeme getirilen para kuleleri, para çantaları ve valiz iddialarına da değinen Şar, söz konusu görüntülerin CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasıyla bağlantılı olduğunu savundu. Güvenlik amacıyla kullanılan jammer cihazlarına ilişkin iddiaların da iddianamede yer almadığını öne süren Şar, suçlamaların farklı açıklamalarla karşılık bulduğunu söyledi.
Şar, “Bunlar para valizleri, çantalar dediler. Sonra da bu iddianameye bile girmedi. Böyle onlarca, yüzlerce var. Böyle sadece iftiracı beyanlarına sarıldılar” diye konuştu.
Emekli polisin intiharını hatırlattı
Ekonomik krizin vatandaşlar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Şar, emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısını da gündeme getirdi. 25 Eylül’de Anayasa Mahkemesi önünde seyyanen zam talebiyle gerçekleştirilen eylem sırasında yaşamına son veren emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nu hatırlatan Şar, olayın emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal koşullar açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Şar, “İyiye giden işlerin sahibi biziz diyorsanız, kötüye giden işlerde de sorumluluktan kaçmayacaksınız” ifadelerini kullandı. Kişisel verilerin güvenliği, dolandırıcılık olayları ve suç örgütlerine ilişkin iddiaları da gündeme getiren Şar, vatandaşların farklı alanlarda güvenlik sorunları yaşadığını ileri sürdü.
“Tutuklu belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı”
Konuşmasının son bölümünde tutuklu ve görevden uzaklaştırılan belediye başkanları ile yargılanan İBB Meclis üyelerinin durumuna değinen Şar, Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer’in yanı sıra Avcılar ve Beyoğlu’ndaki görevden uzaklaştırma kararlarının sona erdirilmesini istedi. Yargılamaların tutuksuz yürütülmesi gerektiğini savunan Şar, İBB davasında yargılanan ve tahliye edilen meclis üyelerinin de görevlerine iade edilmesi çağrısında bulundu.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuksuz yargılanması gerektiğini belirten Şar, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu tutuksuz yargılanmalıdır. Tutuklu belediye başkanlarımız tutuksuz yargılanmalıdır” dedi.
Şar, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Yoksulluğun, hırsızlığın, inancın, mezhebin, partisi olmaz. Kimseyi baştan suçlu ilan etmiyor, suçlamıyoruz. İddiaları ve açığa çıkan gerçekleri bu kürsüden haykırıyoruz ve haykırmaya devam edeceğiz.”
Türkyılmaz: “Yanlışa sıfır tolerans”
CHP’li Şar’ın ardından söz alan AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, siyasette sorumluluk ve öz eleştiri kavramları üzerinde durdu. Siyasetçilerin zor dönemlerde sorunları geçiştirmek, sorumluluğu rakibe yüklemek ya da kendi hatalarıyla yüzleşmek arasında tercih yaptığını belirten Türkyılmaz, üçüncü yolu benimsediklerini söyledi.
Türkyılmaz, “Biz bugün hem şahsım hem de grubumuz adına bu üçüncü yolun sözünü söylemek için kürsüdeyim” dedi. Bir siyasi hareketin başarısının hiç hata yapmamasıyla değil, hatalarını teşhis etmesi ve bunlarla yüzleşmesiyle ölçüleceğini savunan Türkyılmaz, kendi siyasi hareketlerinin de hesap verebilir olması gerektiğini vurguladı.
“Bir iddia varsa araştırılacak, bir ihmal varsa ortaya çıkacak, bir suistimal varsa hesabı sorulacak. Milletin bir hakkı zedelenmişse o hakkın peşine düşeceğiz” diyen Türkyılmaz, hiçbir makamın, yakınlığın veya siyasi aidiyetin hesap verme sorumluluğunun önüne geçemeyeceğini ifade etti.
Türkyılmaz, “Yanlışa sıfır tolerans, örtbas etmeye sıfır tolerans, milletin hakkı üzerinden imtiyaz üretmeye sıfır tolerans” sözleriyle dikkat çekti.
“Şahsın kusurları davamıza kalkan yapılamaz”
Siyasi aidiyetin yanlışları örtmek için kullanılmaması gerektiğini belirten Türkyılmaz, bir kişinin hatasının bütün bir siyasi harekete mal edilemeyeceğini ancak siyasi hareketlerin de kendi mensuplarını koruyarak sorumluluktan kaçamayacağını söyledi.
“Şahsın kusurları davamıza asla mal edilemez. Davanın izzeti de şahsın kusuruna kalkan yapılamaz” diyen Türkyılmaz, kamu gücünün kişisel çıkarlar için kullanılmasına karşı olduklarını belirtti.
Siyasi nepotizm, kamu ihalelerinde eş-dost kayırmacılığı ve şeffaf olmayan finans hareketlerinin hangi siyasi anlayışta ortaya çıkarsa çıksın sorgulanması gerektiğini kaydeden Türkyılmaz, bu konuların siyasi rekabetin aracı olmaktan çıkarılarak ortak bir denetim meselesi haline getirilmesini istedi.
“Bir tarafın yanlışı diğer tarafın kusurunu asla meşrulaştırmaz. İki yanlış bir doğru etmez” ifadelerini kullanan Türkyılmaz, CHP sıralarına da çağrıda bulundu.
CHP’ye hesap verebilirlik çağrısı
CHP’nin talep ettiği denetim, şeffaflık ve hesap verebilirliği kendi içinde de uygulaması gerektiğini savunan Türkyılmaz, “Bizden istediğiniz denetimi, şeffaflığı ve hesap verebilirliği kendi saflarınız içinde isteyin. Sizden istediğimiz ölçünün dışında kendimize bir yer ayırmıyoruz. Siz de ayırmayın” diye konuştu.
Kamu kaynaklarının kişisel menfaatlerin dağıtım mekanizmasına dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Türkyılmaz, kamu bütçesinin bir ganimet değil, vatandaşın emaneti olduğunu söyledi. Temiz siyasetin bütün siyasi partilerin ortak sorumluluğu olması gerektiğini ifade eden Türkyılmaz, konuşmasını “Yanlışla hesaplaşacağız, göreceksiniz. Milletin emanetini koruyacağız. Siyasetin haysiyetine sahip çıkacağız” sözleriyle tamamladı.
Gümüşdağ: “Bir saygınlığımız kalmadı”
Gündem dışı konuşmaların ardından İBB Meclis Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ da meclis üyelerine sağduyu çağrısında bulundu. Yaşadığı bir olayı anlatan Gümüşdağ, bir vatandaşın kendisine “Bu siyasetçilerin hepsi aynı” dediğini aktardı.
Siyasetçilerin karşılıklı tartışmalarının toplumda bütün siyaset kurumuna yönelik olumsuz bir algı oluşturduğunu belirten Gümüşdağ, meclis üyelerinden daha yapıcı bir tutum sergilemelerini istedi.
Gümüşdağ, “Hep birlikte dışarıya karşı kötü bir imaj veriyoruz. Sizden ricam, güzel örnekler olalım. Bir saygınlığımız kalmadı” diyerek konuşmasını tamamladı.