Ahmet Özer, kayyım tarafından atanan Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş’ın evinde yüklü miktarda döviz ve ziynet eşyası bulunduğu, banka hesaplarında ise büyük miktarda para hareketliliği tespit edildiği yönündeki iddialara dikkat çekti.
Adalet atanmışa ayrı işlememeli
Özer, şu ifadeleri kullandı: “Bu iddiaların tüm yönleriyle araştırılması, suçun ve sorumluların hukuk çerçevesinde ortaya çıkarılması gerekir. Kayyum dahil, hiç kimse, hangi makamda bulunursa bulunsun, hukukun üstünde değildir.” “Belediye, Esenyurt halkına ait bir kamu kurumudur; bütçesi milletin parasıdır ve her kuruşun hesabı halka verilmelidir. Seçilmiş yönetimden nasıl hesap soruluyorsa, atanmış yönetimden de aynı ölçüyle hesap sorulmalıdır. Adalet, seçilmişe ayrı, atanmışa ayrı işlemez.”
İhalelerin tamamı incelenmeli
Özer, belediyenin ihalelerinin, hakedişlerinin ve kamu kaynaklarının hangi denetim mekanizmalarıyla kontrol edildiğini sorgulayarak, iddiaların arkasındaki bütün bağlantıların açıklığa kavuşturulmasını istedi. “Sorumlular varsa ortaya çıkarılmalı; denetim süreçleri, ihale işlemleri ve mali kayıtlar şeffaf biçimde incelenmelidir. Bizim talebimiz intikam değil, adalettir. Ayrıcalık değil, eşit hukuktur. Suskunluk değil, şeffaflıktır.”
227 bin yurttaşın iradesi yok sayıldı
Tahliye edilmesine rağmen görevine iade edilmediğini hatırlatan Özer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Esenyurt’ta her iki seçmenden birinin oyunu alarak seçilmiş bir belediye başkanı olarak mazbatam bir kâğıt parçası değildir, bu mazbata halkın mühürlenmiş iradesidir.”
“O mazbatanın çiğnenmesi, yalnızca benim değil, bana oy veren 227.608 yurttaşın anayasal hakkının yok sayılmasıdır.” “Seçmen iradesine yapılan müdahaleye karşı vicdani ve demokratik itirazımızı bir kez daha dile getiriyor, bir an önce göreve iademizi bekliyoruz.”