Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Kapalı
16°
Ara

Belediyelerde gelir artış ve mali disiplin çalışmaları  - 4

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Belediyelerde gelir artış ve mali disiplin çalışmaları  - 4

Belediyelerde sürdürülebilir bir gelir artışı; yeni vergiler getirerek, arsa satarak, kredi çekerek, tarifeleri yükselterek veya tahsilat baskısını artırarak sağlanamaz. Kalıcı sonuç alabilmek için; önce liyakatli kadro görevlendirmeleri, birimler arası koordinasyonun sağlanması, açık görev dağılımının yapılması, güçlü veri ve teknoloji altyapısı kurulması ile başlanmaldıır. Belediyenin gelir yapısı ayrıntılı biçimde analiz edilerek; alınmayan, eksik alınan ya da tahsil edilemeyen gelirler tespit edilmelidir.

Bu çalışmada amaç; vatandaşa yeni bir mali yük getirmek değil, mevzuat gereğince toplanması gereken belediye gelirlerini; adil, hesap verebilebilir, kayıp kaçağın minimize edildiği ve izlenebilir bir sistem ile yönetmek ve belediye hizmetlerinin sürekliliğini güvence altına almaktır.

Makalemiz ekinde, tarafımca belediyelerde yapmış olduğum çalışmalardan iyi uygulama örneklerini ve sonuçlarını sizlere sunacağız.

 

  1. Giriş

Yazı dizimizin ilk yazısında, belediyelerin gelir yapısı ile mali darboğazın temel nedenleri, ikinci yazısında giderlerin mali denge üzerindeki etkisi, üçüncü yazısında ise gelir yönetimindeki görev, yetki ve organizasyon sorunlarını ele almıştık. Bu son yazımızda, belediyenin mevcut gelir potansiyelini nasıl belirleyeceğini ve bu potansiyeli hangi kurumsal adımlarla sürekli gelire dönüştürebileceğini açıklayan uygulamalı bir yol haritası hazırladık.

 

Belediyeler ulaşım, temizlik, çevre, altyapı, sosyal destek, zabıta ve kent düzeni gibi hizmetleri kesintisiz yürütmek zorundadır; buna karşılık personel, enerji, malzeme, yatırım ve bakım maliyetleri yükselirken gelirlerin aynı hızda kendiliğinden artması beklenemez. Bu nedenle gelir artırıcı çalışmalar dönemsel çalışamlar olarak değil, belediyenin ödeme gücünü, yatırım kapasitesini ve hizmet devamlılığını koruyan sürekli bir yönetim faaliyeti olarak ele alınmalıdır.

Belediyeler, gelirlerini artırmak amacıyla kanunda yer almayan yeni bir vergi veya harç oluşturamaz. Yapılması gereken; mevcut gelirlerin doğru mükellef, doğru dönem ve doğru tarife üzerinden uygulanmasını sağlamak, eksik veya hatalı işlemleri düzeltmek ve yükümlülüğünü zamanında yerine getirenler ile getirmeyenler arasındaki adaletsizliği azaltmaktır.

2. Kurumsal Gelişime Giden Yapısal Değişiklikler

2.1 Yönetim Yapısı ve Liyakatli Kadrolar

Kurumsal yapı kurulmadan gelir artışı ve mali disiplin kalıcı hale getirilemez. Mükellefin, taşınmazın veya alacağın tespit edilmesi kadar, bilginin hangi birim tarafından işleneceği, kim tarafınan kontrol edileceği ve sonuçtan kimin sorumlu olacağı da önem taşır. İdari yapı doğru kurulmadan gelir artışı gerçekleşmez ve mali disiplin sağlanamaz. 

Belediye teşkilatı içinde Mali Hizmetler Müdürlüğü ile Gelirler Müdürlüğünün görev alanları açık biçimde tanımlanmalı; ruhsat, imar, emlak ve istimlak, zabıta, hukuk, bilgi işlem, fen işleri ve diğer hizmet birimlerinin gelir sürecine hangi aşamada veri veya belge aktaracağı yazılı hale getirilmelidir.

Mali Hizmetler ve Gelirler müdürlüklerinin bağlı olduğu başkan yardımcıları ile bu birimlerde görev yapacak müdür, şef, yönetici ve personel yalnız unvan ve kıdeme göre değil; mali mevzuat bilgisi, belediye uygulaması, veri okuma yeteneği, sorumluluk bilinci ve ekipler arası koordinasyon becerisi dikkate alınarak seçilmelidir.

2.2 Süreç Adımları ve Görev Dağılımı

Gelirler Müdürlüğü içindeki vergi, harç, ücret, yoklama, tahakkuk, tahsilat, tebligat ve takip görevleri şeflikler ve personel bazında ayrıştırılmalı; bir işlemin başlangıcından sonuçlandırılmasına kadar sorumluluk zinciri süreç adımlarıyla gösterilmelidir. Bu çalışma, kanunla belediye meclisine, encümene, belediye başkanına, harcama yetkilisine, muhasebe yetkilisine veya veznedarlara verilmiş görev ve yetkileri başka bir kurula devretmez; yalnız görev boşluğunu, tekrar eden işlemi ve dosyanın hangi aşamada beklediğini görünür hale getirir.

Her gelir için geliri doğuran olay, sorumlu birim, hesaplama yöntemi, tahakkuk zamanı, tebliğ, tahsilat ve kanuni takip aşamaları güncel mevzuat üzerinden yeniden incelenmeli; kurum içi genelge, uygulama rehberi ve kontrol listeleriyle uygulama birliği sağlanmalıdır. Alışkanlığa dayanan fakat hukuki karşılığı bulunmayan uygulamalar kaldırılmalı, gereksiz işlem üreten adımlar sadeleştirilmeli ve mevzuata uygun olmakla birlikte gecikmeye neden olan süreçler yeniden tasarlanmalıdır.

2.3 Mevzuat ve Teknoloji Eğitimi

Gelir modülü, muhasebe sistemi, elektronik belge yönetimi, coğrafi bilgi sistemi, mobil saha uygulamaları ve ödeme kanalları; mükellef, taşınmaz, işyeri, faaliyet ve dönem bazında karşılaştırma yapabilecek biçimde bütünleştirilmelidir. Güncel yazılım, yeterli donanım, güvenli ağ altyapısı, kullanıcı yetkileri, işlem kayıtları ve düzenli yedekleme imkânları birlikte kurulmalı; bilgi işlem personelinin teknik erişimi, bir borcu hukuken oluşturma, değiştirme veya silme yetkisine dönüşmemelidir.

Teknoloji yatırımı, mevzuatı bilen ve sistemi doğru kullanan personel bulunmadığında beklenen sonucu vermez; bu nedenle eğitimler genel sunumlar yerine gerçek dosyalar, Sayıştay bulguları ve belediyelerde sık tekrarlanan hatalar üzerinden uygulamalı biçimde yürütülmelidir. Emlak vergisi, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip, taşınmaz gelirleri, ecrimisil, encümen para cezaları, tebligat ve zamanaşımı gibi alanlarda örnek dosyalar hazırlanmalı; iş yedekleri belirlenmeli ve açık dosyalar standart devir listeleriyle aktarılmalıdır.

3. Gelir Yönetim Sisteminin Kurulması ve Envanteri

3.1 Gelir Koordinasyon Kurulu

Belediyelerde bir çok gelir kalemi Mali Hizmetler/Gelirler Müdürlüğünün dışında oluştuğu için, Gelirler Müdürlüğünün bağlı olduğu başkan yardımcısının başkanlığında mali hizmetler, gelirler, emlak, imar, ruhsat, zabıta, hukuk, bilgi işlem, fen işleri ile gelir getiren birimlerin yetkili temsilcilerinden oluşan Gelir Koordinasyon Kurulu oluşturulmalıdır. Belediyenin gelir politikasını belirleyen, gelir işlemlerine dair birimler arası koorodinasyonu sağlayan, tüm belediye gelirlerinin analiz edilme süreçlerinin takibini yapan, veri ve dosya akışını izleyen, gecikme nedenlerine çözümler bulan ve sonuçları üst yöneticiye sunan bir yapıda kurulmalıdır.

Kuruluş onayında üyeler, sekretarya, toplantı sıklığı, gündem yöntemi, kararların izlenme biçimi ve raporlama sorumluluğu açıkça gösterilmeli; her karar yapılacak iş, sorumlu birim, tamamlanma süresi ve belgesiyle kayda alınmalıdır.

Kurulun görevleri arasında; kentin gelir envanterinin hazırlanması başta olmak üzere, kayıp kaçağın azaltılması, yoklama ve kontrol yapılacak alanların önceliklendirilmesi, tüm birmlerin gelir işlemlerinin kontrol edilmesi, kira ve ecrimisil dosyaları, encümen kararları ve çözülemeyen birimler arası konular öncelikli olarak yer almalıdır.

3.2 Mevcut Durum Analizi Yapılması

Gelir artırıcı çalışmalara, doğrudan saha denetimiyle veya tahsilat baskısıyla başlanmamalı; ilk olarak belediyenin gelir yapısının adeta mali röntgeni çekilmelidir. Bütün vergi, harç, ücret, kira, ecrimisil, para cezası, katılma payı ve diğer gelirler müdürlük ve gelir türü bazında incelenerek mevcut tahakkuk, tahsilat, alacak stoku, mükellef sayısı, tahsilat oranı ve potansiyel gelirler ile birlikte değerlendirilmelidir. Belediye genelinde gelir süreçlerine dair mevzuata aykırılıklar, süreçlerde eksiklik ve aksaklıkların hangi safhalarda olduğuna dair analiz yapılmalıdır.

Mevzuatta veya yetkili organ kararlarında yer aldığı halde hiç uygulanmayan gelirler ile yanlış matrah, eksik bildirim, eski tarife ya da hatalı işlem nedeniyle düşük tahakkuk ettirilen gelirler ayrı listelerde gösterilmelidir. Bunun yanında gerçek olmayan, mükerrer veya hukuki dayanağı bulunmayan tahakkuklar da usulüne uygun şekilde terkin edilmelidir. Gelir artış süreçlerinde amaç; tahakkuk toplamını yapay biçimde büyütmek değil, belediyenin mali durumunu doğru gösteren ve hukuken tahsil edilebilir bir alacak yapısı kurmaktır.

3.3 Kentin Gelir Envanteri

Kent gelir envanteri yalnızca mükelleflerin listelendiği bir kayıt değildir. Belediye sınırları içindeki konutlar, işyerleri, ruhsatlı faaliyetler, yapı kullanma izinleri, reklam alanları, işgal edilen yerler, pazar alanları, otoparklar, belediye taşınmazları, kiraya verilen yerler ve diğer gelir doğuran unsurların belediyenin mali kayıtlarıyla ilişkilendirildiği bütüncül bir veri yapısıdır. Bu envanter, kentin ekonomik yapısını görmeyi, gelir kaybı riski bulunan alanları belirlemeyi ve gelir artırıcı çalışmaların hangi alanlara yöneltileceğini planlamayı sağlar.

Her gelir türü için hukuki dayanak, geliri doğuran işlem veya faaliyet, sorumlu birim, uygulanacak tarife veya hesaplama yöntemi, tahakkuk zamanı, tahsil şekli ve takip süreci açıkça tanımlanmalıdır. Kentteki ekonomik faaliyetler ile belediyenin mali kayıtları karşılaştırıldığında, kayıt dışı kalan veya eksik işlem yapılan gelir alanları daha kolay tespit edilebilir. Ancak veri kayıtları arasındaki her farklılık doğrudan borç olarak değerlendirilmemelidir. İstisna ve muafiyetler, kapanan faaliyetler, adres değişiklikleri, mükerrer siciller ve dönem farklılıkları kontrol edildikten sonra gerekli tahakkuk veya düzeltme işlemleri yetkili birimlerce yapılmalıdır.

3.4 Veri Rehabilitasyonu

Gelir envanteri oluşturulduktan sonra mevcut kayıtların doğruluğu ve güncelliği kontrol edilmelidir. Bu kapsamda mükellef, taşınmaz, beyan, ruhsat, faaliyet, adres ve dönem bilgileri belgeye dayalı olarak karşılaştırılmalı; eksik kimlik veya vergi numaraları tamamlanmalı, mükerrer siciller birleştirilmeli, kapanan faaliyetler ve mülkiyet değişiklikleri gerçek tarihleri esas alınarak güncellenmelidir. Yapılan her düzeltme, önceki kayıt ve dayanak belgesiyle birlikte sistemde izlenebilir şekilde saklanmalıdır.

Taşınmaz gelirlerinde tapu, numarataj, imar, yapı ruhsatı, yapı kullanma izni ve emlak beyanı parsel ve bağımsız bölüm bazında karşılaştırılmalıdır. Hisse oranı, intifa veya kuru mülkiyet, veraset, bina sınıfı, kullanım şekli, brüt alan, asansör ve benzeri değer unsurları kontrol edilmeli; çevre temizlik vergisinde malik, kiracı ve fiili kullanım bilgileri eşleştirilmelidir.

İlan ve reklam, eğlence vergisi, işgal harcı, kaynak suları harcı ve diğer saha gelirlerinde ise faaliyetin türü, ölçüsü, süresi ve konumu güncel beyan ve tarife kayıtlarıyla karşılaştırılarak eksik veya fazla tahakkuk ihtimali dosya bazında incelenmelidir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *