Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Az bulutlu
24°
Ara
Damga Eğitim Kamusal eğitim geriledi

Kamusal eğitim geriledi

Veli-Der, Kadıköy’de yaptığı basın açıklamasında 2025-2026 eğitim-öğretim yılında kamusal eğitimin geriletildiğini, çocuk yoksulluğunun derinleştiğini ve eğitimde fırsat eşitliğinin zayıfladığını vurguladı

Okunma Süresi: 3 dk

Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), 26 Haziran Cuma günü Kadıköy'de düzenlediği basın açıklamasında 2025-2026 eğitim-öğretim yılını değerlendirdi. Khalkedon Meydanı'nda yapılan açıklamada, kamusal eğitimin geriletildiği, çocuk yoksulluğunun derinleştiği ve eğitim hakkının piyasa ilişkilerine göre yeniden şekillendirildiği öne sürüldü. “Bu yıl öğrencilerin ve öğretmenlerin ağır bedeller ödediği bir yıl oldu” başlıklı açıklamada, eğitim sisteminde yıllardır biriken yapısal sorunların bu yıl daha görünür hale geldiği dile getirildi.

Eğitimde fırsat eşitliği zayıfladı 
Basın açıklamasını okuyan Öğrenci Veli Derneği Genel Başkanı Ömer Yılmaz, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının eğitim sistemindeki sorunların daha da ağırlaştığı bir dönem olarak sona erdiğini belirtti. Yılmaz “Çocukların eğitim hakkı giderek daha fazla piyasa koşullarına terk edilirken kamusal eğitim geriletilmiş ve eğitimde fırsat eşitliği daha da zayıflatılmıştır. Milyonlarca veli artan eğitim harcamaları altında ezilirken, yüz binlerce çocuk yoksulluk nedeniyle eğitimden uzaklaşmaktadır. Bu süreçte çocuk emeği sömürüsü yaygınlaşmış, öğretmen açığı büyümüş ve eğitim emekçileri güvencesiz çalışma koşullarına mahkûm edilmiştir. Okullardaki temizlik ve güvenlik sorunları kronikleşerek çözümsüz kalırken, laik ve bilimsel eğitim anlayışı da sistemli bir biçimde aşındırılmıştır.” dedi. Yılmaz, UNICEF'in 2026 verilerine göre Türkiye'de çocukların yüzde 38,9'unun yoksulluk, sosyal dışlanma ve temel haklara erişememe riski altında yaşadığını belirtti. Gelir eşitsizliğinin eğitim alanında da derinleştiğini söyleyen Yılmaz, eğitim politikalarının çocukların üstün yararı yerine bütçe kısıtları, piyasa ihtiyaçları ve ideolojik tercihler doğrultusunda şekillendirildiğini ifade etti.

Milyonlarca çocuk zarar gördü 
Çocuk emeği sömürüsü ve eğitimden kopuşun yılın en önemli sorunları arasında yer aldığını söyleyen Yılmaz, MESEM'lerin çocukları erken yaşta işgücü piyasasına yönlendirdiğini savundu. Ekonomik kriz ve yoksulluk nedeniyle çok sayıda öğrencinin örgün eğitimden koptuğunu belirten Yılmaz, "Bugün yaklaşık 1,5 milyon çocuk örgün eğitim dışında bulunuyor. Çocukların yeri işyerleri değil, okullardır. Hiçbir çocuk yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda bırakılmamalı, ucuz işgücü olarak görülmemelidir." dedi. Laik ve bilimsel eğitim anlayışını zayıflatan uygulamaların sürdüğünü belirten Yılmaz, okul öncesi eğitimin giderek daha maliyetli hale geldiğini söyledi. Millî Eğitim Bakanlığının cemaat ve tarikatlarla ilişkili vakıf ve derneklerle yürüttüğü faaliyetlerin kamusal eğitimi zayıflattığını öne süren Yılmaz, “Eğitim sistemi dini referanslara değil, bilimin evrensel ilkelerine dayanmalıdır. Çocukların eğitim hakkı hiçbir ideolojik yönlendirmeye, dini yapıya ya da siyasi tercihe teslim edilemez.” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *