Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
21°
Ara

Can Aksoy sorunu çözecek mi?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Can Aksoy sorunu çözecek mi?

İstanbul’un en kalabalık, en yoğun ve belki de en çalkantılı inşaat geçmişine sahip ilçesi Esenyurt, devasa konut projeleri ve gökdelenleriyle yükselirken arkasında Türkiye gayrimenkul tarihinin en büyük mağduriyet tablolarından birini bıraktı. Yıllar önce “uygun fiyata modern yaşam, güvenlikli site, yüksek prim” vaatleriyle maket üzerinden veya topraktan satılan binlerce konut, bugün betona gömülmüş yarım kalmış hayallerden ibaret.

Esenyurt’un dört bir yanına dağılan bu tamamlanmamış inşaat iskeletleri, sadece kentin mimari siluetini bozan birer çirkinlik değil; birikimini, ömrünü ve geleceğini o binaların temeline yatıran tensiyle binlerce ailenin bitmeyen çilesidir.

İmar Çıkmazı ve Maket Üzerinden Satılan Mağduriyetler

Esenyurt’ta yaşanan sorunun kökleri, geçmiş dönemlerde kontrolsüz biçimde verilen imar artışlarına, yasal sınırların üzerinde yapılan emsal aşımlarına ve inşaat şirketlerinin özkaynak yetersizliğine dayanıyor. İmar planlarının mahkemelerce iptal edilmesi, müteahhit firmanın finansal krize girmesi ya da doğrudan kötü niyetli projeler nedeniyle duran inşaatlarda on binlerce "makete zedelenmiş" aile var.
Mağduriyetin boyutu son derece ağır ve çok katmanlı:
•    Tasarrufların Erimesi: Birikimlerini bu projelere yatıran vatandaşlar, bir yandan yıllardır teslim edilmeyen evlerin taksitlerini veya borçlarını ödemeye devam ederken, diğer yandan yüksek kira bedelleri altında eziliyor.
•    Hukuk Labirenti: Şirketlerin iflas etmesi, mülkiyetlerin banka ipoteklerine geçmesi ya da birden fazla kişiye aynı dairesinin satılması (mükerrer satış) nedeniyle mahkeme koridorlarında yıllarca süren, ancak somut sonuç üretmeyen bir hukuk mücadelesi yürütülüyor.

Gözler Esenyurt Belediyesi’nde

Binlerce mağdur ailenin ve bölge halkının Esenyurt Belediyesi’nden ve merkezi yönetim organlarından (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) somut ve bağlayıcı adımlar atması yönündeki beklentisi her geçen gün artıyor. Kamuoyunun belediye yönetiminden beklediği temel adımlar şunlar:
1.    Özel Envanter ve Kriz Masası Kurulması: İlçedeki tüm yarım kalmış, durdurulmuş ve mahkemelik projelerin tek tek haritalandırılarak hukuki ve teknik durum tespitinin yapılması, mağdur dernekleriyle doğrudan iletişim kuracak şeffaf bir koordinasyon masasının oluşturulması isteniyor.
2.    Emsal ve İmar Revizyonlarında Çözüm Odaklılık: Geçmişte imar iptalleri nedeniyle duran projelerde, kamu yararı ve mağduriyetin giderilmesi gözetilerek yasal çerçevede yeni revizyon imar planlarının hazırlanması ve kilitlenen projelerin önünün açılması bekleniyor.
3.    Garantörlük: Belediyenin, mağdur hak sahipleri ile daha yakından ilgilenerek sorunun çözümüne dair daha somut adımlar atması; gerektiğinde TOKİ veya KİPTAŞ gibi kamusal aktörlerin sürece dahil edilerek projelerin tamamlanması için üst ölçekli protokoller geliştirilmesine öncülük etmesi talep ediliyor.

Esenyurt Belediyesi Ne Yapacak?

Esenyurt’un en çok mağdur barındıran projesi: Fiside. Yaklaşık 3.200 daire bulunan proje aileler için adeta bir kabusa döndü. Maliklerden oluşan site yönetimi sorunun çözümü için Esenyurt Belediyesi ile temas halinde. Ruhsatlarının haksız yere geçmişte iptal edildiğini mahkeme kararı ile ispatladılar. Mevcuttaki Belediye Başkanı Sayın Can Aksoy’un binlerce mağdur aileye karşı tutumunun ne olacağı merakla bekleniyor. Daire sahipleri zorlu hukuk sürecinden sonra artık kendi paralarıyla yarım kalan evlerini tamamlayacak noktaya geldi. Ancak belediyenin şu ana kadar inşaat ruhsatına dair kesin çözüm sinyali vermediği anlaşılıyor. Yıllarca bekleyen mağdur aileler “daha ne kadar bekleyeceğiz?” diye soruyor. Belediye Başkanı Sayın Aksoy’a inanan daire sahipleri en kısa sürede çözüm bekliyor.

Sonuç: Bir İlçe Masumiyetini ve Güvenini Arıyor

Esenyurt’ta yarım kalan her bir inşaat, sadece beton ve demir yığınından ibaret değildir; o binaların gölgesinde ertelenen düğünler, büyüyemeyen çocuklar ve yok olan emekler vardır.

Bu krizin çözülmesi, sadece mülkiyet hakkının teslim edilmesi anlamına gelmeyecek; aynı zamanda Esenyurt’un zedelenen şehir imajını, gayrimenkul piyasasındaki güven kaybını ve sosyal adalet duygusunu yeniden tesis edecektir. O nedenle Başkan Can Aksoy’a tarihi bir sorumluluk düşmektedir. Sayın Başkan’ın bu sorunu çözeceğine inanlarının sayısının çok olduğunu görüyorum. Sonucu zaman gösterecek.  Esenyurt Belediyesi ve ilgili kamu kurumlarının bu konuyla ilgili atacağı kararlı adımlar, kentin kanayan bu yarasını sarmak için tarihi bir sorumluluk olarak masada durmak yerine ‘çözülen dosyalar’ rafına kaldırılmalıdır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *