Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar
Ayaz'dan duygusal single
Türk müzik sahnesinin son yıllarda dikkat çeken isimlerinden Ayaz Erdoğan, yeni single çalışması “Ben Değildim” ile dinleyicileriyle yeniden buluştu. Mars Music etiketiyle 28 Ağustos’ta yayınlanan eser, özünürlüğünde hazırlanan video klibiyle de netd müzik kanalındaki yerini aldıyayınlandığı ilk günden itibaren dijital platformlarda yoğun ilgi gördü.
Söz, müzik ve düzenlemesi tamamen Ayaz Erdoğan imzası taşıyan “Ben Değildim”, ayrılık sonrasında yaşanan iç hesaplaşmaları, kırgınlıkları ve duygusal yüzleşmeleri merkezine alan güçlü bir çalışma olarak öne çıkıyor. Modern pop ve rap tınılarını duygusal bir anlatımla buluşturan eser, sanatçının kendine özgü müzikal çizgisini yansıtırken, dinleyiciye samimi ve etkileyici bir hikâye sunuyor. Şarkının mix ve mastering çalışması Can Paşa tarafından hazırlanırken, video klibin yönetmen koltuğunda Tural Khalilov oturuyor. Yönetmen yardımcılığını Shahmar Rustam’ın üstlendiği klibin kamera asistanlığını Emrah Merdanov, ışık şefliğini Feyyaz Alekberov, ışık ekibini ise Elkhan Kazimli gerçekleştirdi. Kurgu yine Tural Khalilov tarafından hazırlanırken, saç tasarımı İsmayil Khalidov imzası taşıyor. Sinematik atmosferi ve duygusal sahneleriyle dikkat çeken klip, şarkının hikâyesini görsel açıdan da tamamlayan bir yapıya sahip.
Müzikte güçlü bir yer edindi
17 Şubat 1994 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Ayaz Erdoğan, müziğe çocuk yaşlarda adım attı. Söz yazarı, besteci, prodüktör ve yorumcu kimliğiyle üretimlerini sürdüren başarılı sanatçı, özellikle 2020 yılında yayınladığı “Ederin Olsun” ile geniş kitlelerin dikkatini çekti. Ardından yayınladığı “Baba”, “Hep Mi Ben”, “Gülüm”, “Nasip” ve “Sen de Yan” gibi milyonlarca dinlenmeye ulaşan çalışmalarıyla Türk müzik sektöründe kendine güçlü bir yer edindi. 2025 yılında dinleyicileriyle buluşturduğu “1994” albümüyle kariyerinde yeni bir döneme giren Ayaz Erdoğan, üretimlerine 2026 yılında da hız kesmeden devam ediyor. “Ben Değildim”, sanatçının duygusal anlatımını ve müzikal üretim anlayışını sürdüren yeni çalışmalarından biri olarak dijital platformlardaki yerini almış durumda. Ayaz Erdoğan’ın yeni single’ı “Ben Değildim”, tüm dijital müzik platformlarında dinlenebilirken, video klibi de netd müzik üzerinden izleyicilerle buluşuyor.
Gözde İşbilir Türkiye'yi temsil etti
Türk moda dünyasının uluslararası alanda yükselen isimlerinden Gözde İşbilir, bu kez başarısını Kırgızistan’a taşıdı. Başarılı modacı, Kırgızistan’da düzenlenen Nomad Fest kapsamında Türkiye’yi temsil ederek gerçekleştirdiği özel defileyle büyük beğeni topladı ve festivalin en prestijli ödüllerinden biri olan Jüri Özel Ödülüne layık görüldü
Nomad Fest, Dünya Göçebe Oyunları kapsamında düzenlenen uluslararası kültür ve moda etkinliklerinden biri olarak çok sayıda ülkeden tasarımcıyı ve sanatçıyı bir araya getiriyor.
Geleneksel göçebe kültürünü modern sanat ve modayla buluşturan festivalde Türkiye’yi temsil eden Gözde İşbilir, hazırladığı koleksiyonla hem jüri üyelerinin hem de uluslararası moda çevrelerinin dikkatini çekti. Türk kültüründen ilham alan detayları çağdaş moda çizgileriyle buluşturan tasarımlar, izleyenlerden tam not aldı.
Türk modasını podyuma taşıdı
Nomad Fest podyumunda sergilenen koleksiyon, Gözde İşbilir’in özgün tasarım anlayışını bir kez daha ortaya koydu. Güçlü siluetler, zarif işlemeler, hacimli formlar ve modern dokularla hazırlanan tasarımlar, Anadolu’nun estetik mirasını evrensel moda diliyle buluşturdu. Festival sonunda açıklanan ödüllerde Jüri Özel Ödülünün sahibi olan Gözde İşbilir, Türkiye adına elde ettiği bu başarıyla uluslararası kariyerine yeni bir ödül daha ekledi. Başarılı tasarımcı, ödülün ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye’yi uluslararası bir organizasyonda temsil etmenin büyük bir gurur olduğunu belirterek kültürümüzü modayla dünyaya anlatmaya devam edeceğini ifade etti.
Başarılarına yenisini ekledi
Nevşehir’de kurduğu kendi markasıyla moda dünyasında dikkat çeken Gözde İşbilir, son yıllarda yurt dışındaki önemli organizasyonlarda sergilediği koleksiyonlarla adından söz ettiriyor. Daha önce Kazakistan’daki Samruq Fashion Week ve AFWEU Fashion Week Astana organizasyonlarında gerçekleştirdiği defilelerle büyük ilgi gören İşbilir; Dubai, Azerbaycan, İstanbul, Antalya ve Adana’daki moda etkinliklerinde de tasarımlarıyla beğeni topladı. Kırgızistan’daki Nomad Fest başarısı ise bu uluslararası yolculuğun en anlamlı duraklarından biri oldu. Festival, dünyanın farklı ülkelerinden sanatçı ve tasarımcıları bir araya getirerek göçebe kültürünü moda, sanat ve kültürel etkinliklerle buluşturan önemli organizasyonlar arasında yer alıyor.
Hulusi Kabataş'tan yeni şarkı
Müziğe lise yıllarında başlayan, gitarıyla kurduğu bağı zamanla söz ve bestelerine taşıyan Hulusi Kabataş, “Eski Bir Şarkı” adlı çalışmasıyla dinleyicilerle buluştu. Duygusal anlatımı ve samimi yorumu ön plana çıkaran eser, aşkın, özlemin ve geride kalan duyguların izlerini taşıyan hikâyesiyle dikkat çekiyor
Lise yıllarından bu yana müzikle iç içe bir yolculuk sürdüren Hulusi Kabataş, uzun yıllardır gitar çalıyor, kendi sözlerini yazıyor ve bestelerini üretiyor. Müzikal üretimlerinde özellikle aşk, ilişkiler ve özlem temalarını işleyen müzisyen, “Eski Bir Şarkı” ile dinleyicilerine içten ve duygusal bir hikâye sunuyor. Söz ve bestesi tamamen Hulusi Kabataş’a ait olan “Eski Bir Şarkı”, geçmişte kalan bir ilişkinin ardından yaşanan duygusal kırgınlığı ve unutulamayan anıları anlatıyor. Şarkının sözlerinde yer alan “Eski bir şarkı çalıyor şimdi radyolarda, değil dudaklarında...” dizeleri, dinleyiciyi ilk andan itibaren nostaljik bir hikâyenin içine davet ediyor. Duyguların sade ama etkileyici bir dille ifade edildiği eser, romantik anlatımıyla öne çıkıyor.
Üretmekten vazgeçmiyor
Şarkının vokal kayıtları, mix ve mastering çalışmaları ise Recordman Kayıt Stüdyosu’nda Utku Çılgın imzasıyla tamamlandı. Modern düzenleme anlayışıyla hazırlanan çalışma, Hulusi Kabataş’ın vokal performansını ön plana çıkarırken eserin duygusal atmosferini de güçlendiriyor.
Yayınlanmasının ardından dijital müzik platformlarında dinleyicilerle buluşan “Eski Bir Şarkı”, aynı zamanda YouTube’da klibiyle de müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Sosyal medya üzerinden de üretimlerini paylaşmayı sürdüren Hulusi Kabataş, yeni projeler üzerinde çalıştığını ve kendi müzikal kimliğini geliştirerek kalıcı bir sanatçı kariyeri oluşturmayı hedeflediğini ifade ediyor.
Duygusal pop çizgisinde ilerleyen “Eski Bir Şarkı”, içten sözleri ve melodik yapısıyla aşk temalı şarkıları seven dinleyicilerin playlistlerinde yerini almaya aday eserlerden biri olarak öne çıkıyor.
Hüseyin Sezer'den ‘zihnimdekiler…’
Edebiyatı yalnızca hikâye anlatmanın değil, insan ruhunu ve toplumsal vicdanı sorgulamanın bir alanı olarak gören yazar Hüseyin Sezer, uzun yıllara yayılan emeğinin ürünü olan Zihnimdekiler ile okurlarını psikolojik, toplumsal ve felsefi bir yolculuğa davet ediyor
Yazarlık serüveninin bir kitapla başladığını anlatan Hüseyin Sezer, Dostoyevski’nin yarım kalan “Timsah” öyküsüne yazdığı sonun hayatındaki dönüm noktası olduğunu söylüyor. Ardından şiirler ve öyküler kaleme almaya başlayan Sezer, ilk kitabı Özgür Kelebek ile edebiyat dünyasına adım attığını, ikinci kitabı Salih’in Bir Anda Biten Hikâyesi sonrasında ise asıl yazarlık kimliğini Zihnimdekiler ile hissettiğini ifade ediyor. Tam 12 yıllık bir emeğin ürünü olan roman, farklı dönemlerde yazılmış öykülerin ve yaşam deneyimlerinin tek bir anlatıda birleşmesiyle ortaya çıkmış. Sezer, kitabı için tek kelimeyle “emek” tanımını yaparken, zihninde biriken hikâyelerin yıllar içinde bu romanda hayat bulduğunu dile getiriyor.
Deliliğin sureti var mıdır?
Roman, İstanbul’dan Mersin’e uzanan olay örgüsüyle kadın cinayetleri, gazetecilik, insan psikolojisi ve toplumsal sessizlik gibi güncel meseleleri merkezine alıyor. Gazeteci Emel karakteri üzerinden hakikat arayışını işleyen Sezer, gazeteciliğin eserlerinde sıkça yer almasının kendi iç dünyasında taşıdığı ideal meslek özleminden kaynaklandığını belirtiyor. “Deliliğin sureti var mıdır?” sorusunun romanın temel meselesi olduğunu vurgulayan yazar, toplumun “deli” olarak yaftaladığı insanların çoğu zaman en vicdanlı kişiler olabileceğini, asıl tehlikenin görünürde akıllı olan fakat kötülüğü içinde taşıyan insanlar olduğunu söylüyor. Sezer’e göre bu soru, alayla geçiştirilemeyecek kadar ciddi bir toplumsal sorgulama içeriyor.
Müzik sektöründe dijital dönem
Müzik sektöründe sanatçıların ve bağımsız müzisyenlerin eserlerini radyo ve televizyon kanallarına ulaştırma süreçlerini kolaylaştırmayı hedefleyen Okyanus PR, geliştirdiği mobil uygulamayla müzik PR çalışmalarına dijital bir boyut kazandırıyor
2018 yılından bu yana sektörde edindiği deneyimi teknolojiyle buluşturan platform, sanatçıların radyo ve TV iletişim süreçlerini tek bir sistem üzerinden yönetebilmelerine olanak sağlıyor.
Okyanus PR’ın kurucusu Pelin Gümüş Yıldırım, “Pelo” olarak da tanınan ve müzik sektörünün hem mutfağından hem de sahnesinden gelen deneyimini teknolojiyle bir araya getirerek sanatçılara yeni nesil bir PR modeli sunuyor. Platform, özellikle bağımsız müzisyenlerin eserlerini daha kolay ve sistematik biçimde medya kanallarına ulaştırabilmesini amaçlıyor. Yıldırım’ın liderliğinde geliştirilen bu dijital yapı, müzik sektöründe sanatçıların karşılaştığı geleneksel PR süreçlerini daha pratik ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor. Okyanus PR, sanatçıların yalnızca eserlerini değil, aynı zamanda görsel ve basın içeriklerini de profesyonel bir süreç içerisinde değerlendirebilmelerine imkân sunuyor.
Pelo'dan güzel bir single
Müzik sektöründe uzun yıllardır iletişim ve PR alanındaki çalışmalarıyla tanınan Pelo (Pelin Gümüş Yıldırım), müzikal yolculuğunu yeni single çalışması “Bırakmadılar” ile sürdürüyor
2026 yılının Nisan ayında yayımladığı ilk profesyonel single çalışması “Bu Yaz Benim” ile dinleyicilerin karşısına çıkan Pelo, ardından gelen “Ah Be Dünya” ile üretimlerine devam etti. Şimdi ise “Bırakmadılar” ile hem müzikal çizgisini hem de anlatmak istediği duyguları daha derin bir şekilde dinleyicilere ulaştırıyor. “Bırakmadılar”, vefasızlık, ego, kırgınlık ve insan ilişkilerinde yaşanan hayal kırıklıkları üzerine kurulu bir hikâye anlatıyor. Günlük hayatın içinde karşılaşılan samimiyetsizliklere, bencilliğe ve güven duygusunun zedelenmesine karşı güçlü bir duruş sergileyen şarkı, birçok kişinin kendi hayatından izler bulabileceği duygusal bir anlatım sunuyor.
Çocukluk yıllarından bu yana müzikle iç içe olan Pelo, uzun yıllar boyunca biriktirdiği duygu ve hikâyeleri şarkılarında özgün bir dille anlatıyor. Kendi kaleminden çıkan sözleri ve besteleriyle üretim yapan müzisyen adayı, eserlerinde hayatın içinden gerçek olayları ve duyguları merkeze alıyor. Samimi anlatımı ve doğal yorumuyla dinleyicinin kalbine dokunmayı amaçlayan Pelo, müziğinde gösterişten çok içtenliği ön plana çıkarıyor.