Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
20°
Ara

Hakan Fidan

YAYINLAMA:
Hakan Fidan

Türkiye, son yıllarda dış politikada önemli ve başarılı gelişmelere imza atıyor. NATO toplantısının ardından gerçekleştirilen Mekke Protokolü, son iki ay içinde yaşanan birçok ciddi gelişmeden yalnızca ikisi.

Dış politikanın başarısındaki en önemli aktörlerden biri, hiç şüphesiz Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’dır. Sayın Fidan, ülkemizin son yıllarda yetiştirdiği kıymetli devlet adamlarından biridir. Sorunlar karşısındaki ciddi duruşu ve özellikle Filistin meselesinde İsrail’e karşı sergilediği cesur tavır takdire şayandır.

Hakan Fidan’ın adını önümüzdeki yıllarda daha çok duyacağımızı düşünüyorum. Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra cumhurbaşkanlığı makamına en yakın isimlerden birinin Hakan Fidan olacağı kanaatindeyim.

Dünyanın önümüzdeki on yıl içinde ciddi sorunlarla karşılaşacağı kesin. Bu sorunlarla mücadele edebilecek kişilerin sayısı ise oldukça az. Hakan Fidan, bu niteliklere sahip isimlerden biridir. Zaman, bu değerlendirmemin ne kadar doğru olduğunu hepimize gösterecektir.

Din Âlimlerinin İmtihanı

Günümüzde din âlimi kimliği taşıyan kişiler ciddi imtihanlardan geçiyor. Öylesine önemli olaylar yaşanıyor ki, genellikle sessiz kalmayı tercih eden din âlimleri artık sorgulanır hâle geliyor.

Spordan siyasete, ticaretten eğitime kadar birçok alanda, maalesef güçlüden yana tavır almayı ve yorum yapmamayı tercih eden din âlimlerinin sayısı oldukça fazla. Bu durum, onlar açısından hiç de olumlu görünmüyor.

Buradaki mesele yalnızca bu âlimlerin kişisel duruşları değildir. Asıl önemli olan, dine verilen zarar bakımından ortaya çıkan sonuçlardır. Bugün âlimine ve dindarına güvenmeyen bir toplum hâline geldik. Bu gidişat, gelecekteki dinî bakışı ve anlayışı değiştirecek kadar büyük ve ciddi bir sorun teşkil ediyor.

Rabbim bizleri bu gidişattan kurtarsın.

Silivri...

Çok iyi hatırlıyorum; Silivri eski Belediye Başkanı Selami Değirmenci döneminde, ilçeye bir kimlik kazandırmak için ciddi çaba sarf ediliyordu. Silivri’nin tarım, turizm ya da sanayi kenti olup olmayacağı tartışılıyordu.

Ancak Silivri, bugün geldiği nokta itibarıyla bu üç alanda da başarısız olma tehlikesiyle karşı karşıya. İlçenin adı artık çoğunlukla “cezaevi” ile anılıyor. Yıllar önce cezaevinin bugünkü konumunda yapılmasına karşı çıkanlar, bugün yaşananların ne kadar isabetli bir öngörü olduğunu ortaya koymuş oldular.

Eskisi gibi yoğurdunu dahi yeterince pazarlayamayan Silivri’de, yalnızca yapılmış olmak için düzenlenen festivaller ilçeyi tanıtmak için yetersiz kalıyor. Her gün onlarca kez gündeme getirilen Silivri Cezaevi, ilçenin maalesef kaderi hâline gelmiş durumda. Bu durum da Silivri’ye ekonomik ve sosyal açıdan ciddi zarar veriyor.

Gelinen noktada, son 25 yıl içinde nüfusu beş katından fazla artmış; ancak buna rağmen kendine özgü kimliğini oluşturamamış bir Silivri var. Bu tabloda, geçmişten bugüne ilçede yöneticilik yapan herkesin sorumluluğu bulunuyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *