Adı “Mürekkep’ti” ama konusu bu kırmızı halı üzerine dökülen mürekkepti. Bu sabah size işte 2 Eylül 2026 gününden başlayan, ama 56 yıl önce giden bir “thriller” anlatacağım.
Adı “Mürekkep Cinayeti: Arka Sayfa Güzelini kim öldürdü?”
Festivalin açılışı matbaa mürekkebi ile yapılıyor. Venedik Festivali geçen Çarşamba, bana göre İngiliz sinemasının en isyankar yönetmeni Danny Boyle’un yeni filminin gösterimi ile başladı.
Danny Boyle 1996’da bizleri hayran bırakan “Trainspotting” filminin yönetmeni. Londra Olimpiyatları'nda bir tür küratörlüğünü yaptığı açılış seremonisi tarihe geçmişti. O gün işte Danny Boyle’un yeni filminin ilk gösterimi vardı. Filmin adı ilginçti: “İnk…” Yani “Mürekkep…” Siz “Matbaa mürekkebi” olarak okuyun. Boyle bu defa dünya medya tarihinin en ilginç konularından birine girmişti. “Bir tabloid gazetenin doğuşu…”
1969: Müesses medya nizamını yıkmak için Londra’ya gelen bir Avustralyalı
Şimdi geçen Çarşamba’dan 1969 yılına dönüyoruz. Hikâyemiz o günlerde başlıyor. Avustralyalı bir medya patronu olan Ruppert Murdoch, Londra’ya geliyor ve o günlerde büyük zarar eden “The Sun” gazetesini satın alıyor. Kendisi Avustralyalı bir göçmendir.
Gazetenin başına taşralı bir işçi sınıfı çocuğu geliyor
Gazetenin başına Londra’nın “Müesses nizamını” temsil eden bir gazeteciyi değil, bir taşralıyı getiriyor. Larry Lamb, Yorkshire’lı bir işçi sınıfı çocuğuydu. Babası madenciydi. Murdoch’un ona verdiği görev şuydu: İngiliz yerleşik düzeni gazeteciliğini temsil eden Daily Mirror’u darmadağın ederek yerine geçmek. Gazete, bu taşralı devrimini, yeni sahibi birinci yılını doldururken yapacaktı. Bu devrimin adı da şuydu: “Üçüncü sayfa devrimi…”
1970: Üçüncü Sayfa Güzelinin doğuşu 17 Kasım 1970…
Bu tarih sadece İngiliz değil dünya basın tarihine “Oyunun kurallarının değiştiği gün” olarak geçecekti. O gün The Sun gazetesini alanlar, üçüncü sayfayı açtıklarında gözlerine inanamadılar. Sayfada koskocaman bir kadın fotoğrafı vardı. Ve göğüsleri tamamen açıktı… Ama asıl önemlisi fotoğraftaki kadın bir “pin up” çizgi değil, gerçek bir kadındı. Stephanie Rahn isimli, 20 yaşında tanınmış bir mankendi. Yani biraz “komşudaki kadın” gibi tanıdıktı. Peki gazete üstüne mürekkeple basılan çıplak kadını kim yaratmıştı?
Üçüncü Sayfa Güzelini kim yarattı: Patron mu, genel yayın yönetmeni mi?
İki ayrı hikâye var. The Sun’ın o dönemdeki sanat yönetmeni Vic Giles, yıllar sonra olayı anlatmıştı. Üçüncü sayfanın normal tasarımını yapmış, ardından eğlence olsun diye üstsüz bir alternatif hazırlamıştı. Giles’a göre, gazetenin genel yayın yönetmeni Larry Lamb buna karşı çıkmış, okuyucu kaybettireceğini söylemişti… Bunun üzerine sanat yönetmeni fotoğrafı Rupert Murdoch’a göstermiş, o da “Hemen basın” demişti. Tanıdığım Murdoch’a çok uygun bir davranış. Giles’ın anlattığına göre Murdoch ertesi gün de “üçüncü sayfa tarzının” sürdürülmesini istemişti. O fotoğraf yayınlandığında patronun haberi yoktu. Fakat The Sun’da o dönemde çalışan gazeteci Roy Greenslade farklı bir hikâye anlatıyor.
O'na göre fikir Larry Lamb’den çıkmıştı…
Genel yayın yönetmeni, birinci yıldönümüne dikkati çekmek istiyordu ve işte bu formülü bulmuştu. Üstelik, o fotoğraf kararı alınıp, basıldığı sırada Murdoch binada değilmiş. Hatta fotoğrafı gazetede görünce patronun şaşırdığı anlatılıyordu. Bana sorarsanız, bu kararı veren insanın bizzat Murdoch olması ihtimali daha kuvvetli. Nereden çıkarıyorsun derseniz şuradan; Üçüncü sayfa güzeli fotoğrafları yayınlanmaya başladıktan sonra genel yayın yönetmeni Lamb bir karar almış. Gazetenin kadın editörü Joyce Hopkirk’e her gün kullanılacak fotoğraf konusunda son söz hakkı vermiş. Çünkü fotoğrafların pornografik görünmemesini istiyormuş. Bence bu genel yayın yönetmeninin “Avustralyalı cüretkar bir patronun kararını kontrol altına alma girişimiydi.
Üçüncü Sayfa Güzeli, Murdoch İmparatorluğu’nun ilk günüydü
O gün belki çok az insan farkına vardı ama bu dünya tarihinde “Murdoch imparatorluğunun ilk günüydü…” Ondan 7-8 yıl önce bir filmde “Ve Tanrı Kadını yaratmıştı…” Şimdi aynı “Tanrı Üçüncü Sayfa güzelini” yaratıyordu.
Tıpkı Havva gibi…
Hayır aslında ikisini de yaratan insanlardı. Filmdeki kadını Roger Vadim yaratmıştı. Bunu da Londra’nın müesses nizam medyasını yıkmaya ant içmiş bir gazeteci patron yaratıyordu.
Bir yıl içinde gazetenin tirajı 2,5 milyona çıkmıştı
Murdoch, The Sun’ı aldığında gazete yaklaşık 650 bin civarında satıyordu. “Üçüncü Sayfa devriminden” 1 yıl sonra satışı 2.5 milyona ulaşmıştı. Tanrı kadını, gazete üçüncü sayfa güzelini yaratmış, ikisi birlikte gazetenin tirajını 5 kat arttırmıştı. Üçüncü Sayfa güzeli, bir iki yıl içinde The Sun gazetesinin kurumsal kimliğinin bir parçası haline gelmişti. 1970’de başlayan ve kesintisiz yayınlanan göğsü açık kadın fotoğrafları, İngiliz pop kültürünün de bir parçası oldu.
Üçüncü Sayfa Güzeli’nin zor yılları başlıyor
Böylece 2010 yılına kadar gelindi. Artık kültür ve ahlak köprülerinin altından başka sular akmaya başlamıştı. Bütün dünyada kadın hareketleri büyüyor, “MeToo hareketinin ilk işaretleri görülüyordu. İlk somut eylem 2012’de geldi. Her yerde “No More Page 3”(Üçüncü sayfaya hayır) kampanyası başladı. Gazetede çalışan kadın sayısı da artıyor, içerden de mırıltılar yükseliyordu.
Ve sonunda patron bir gün “Bu artık demode” diyor
Sonunda bu mırıltılar patrona kadar da ulaştı. 44 yıl önce üçüncü sayfaya o üstü tamamen açık kadın fotoğrafını koydurma ve devam ettirme talimatı veren Murdoch, 2014 yılında herkesi şaşırtan bir şey söyleyecekti: “Bu üçüncü sayfa güzeli artık demode bir şey…”
16 Ocak Cuma: Üçüncü Sayfa Güzeli’nin ölümü
16 Ocak 2015…Bir cuma günüydü. The Sun gazetesi o gün üçüncü sayfa güzelini son defa yayınladı. Fotoğrafı yayınlanan son manken Lissy Cunningham oldu. 1970 yılında Stephanie Rahn ile başlayan 45 yıllık yolculuk sona ermişti. Hikâye tam olarak orada bitmiyor. Gazete birkaç gün üstsüz model yayımlamayınca herkes “Üçüncü Sayfa güzelinin” kaldırıldığını ilan etti. Ancak The Sun, 22 Ocak 2015’te bir kez daha üstsüz bir model yayımlayarak, bunu yazanlarla alay etti. Hem de bunu “Açıklama ve düzeltme” olarak yayınladı. Ancak 15 Ocak 2015 dünya medya tarihine “Üçüncü Sayfa Güzelinin Ölümü” olarak geçti. Ancak o gün kimse bunan aslında gazetecilikte “Mürekkebin” ölüm günü de olduğunu farketmedi.
Son sahne: Üçüncü Sayfa Güzeli’nin katili kim?
Doğal bir ölüm değildi… Bir çok üçüncü sayfa tutkunu bunu “Bir cinayet” olarak niteledi. Öyleyse üçüncü sayfa güzelini kim öldürmüştü? Şu anlattığıma bakarsanız bu bir “Aile içi cinayetti…” O “Güzeli” yaratanlar, kendi elleriyle öldürmüştü. Ama gerçek katiller onlar değildi. Onlar sadece tetikçiydi. Arkada azmettirenler vardı. O'nu “zamanın ruhu” öldürmüştü… Yükselen kadın hareketleri… Bir de Instagram…. Artık oralarda öyle fotoğraflar paylaşılıyordu ki, “Mürekkeple” basılmış, çoğu kez de kötü bir baskının, dijital canlılık ve cüretle yarışması artık mümkün değildi.
Geçen çarşamba film bittiğinde Lido’daki salonda ne oldu?
2 Eylül Çarşamba günü, “Mürekkep” filminin gösterimi bittiğinde, bütün salon ayakta alkışlıyordu. Alkışlar 5 dakika sürdü. Film, James Graham’ın çok başarılı aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanmıştı. Rupert Murdoch’u Guy Pearce; genel yayın yönetmeni Larry Lamb’ı ise Jack O’Connell oynuyordu. Senaryoda fim için yaratılmış bir de kadın gazeteci vardı: Netflix’in “Crown” dizisinde Kraliçe Elizabeth’i oynayan Claire Foy… 1969’da dünyayı kim değiştirdi: Ay’a giden Armstrong mu, Üçüncü Sayfa Güzeli mi? Filmin yönetmeni Danny Boyle, Venedik’te şunu söylüyordu: “1969, aslında insanoğlunun aya ilk bastığı yıldı. Ama Murdoch ile Lamb’in aynı yıl yarattıkları yeni The Sun’ın “dünyayı çok daha fazla değiştirdi…” Üçüncü sayfa güzeli bizim medyamıza 10 yıl gecikmeyle girdi. 12 Eylül darbesinden sonra siyasetten kaçış ikliminde Rahmi Turan ünlü Tan gazetesi ile bunu bizim medyamıza soktu.
Ama bizdeki adı “Arka Sayfa Güzeli” oldu…
Gazeteciler “mürekkep” kelimesini çok sever, bense hüzünlü bulurum. Gazeteciler “Mürekkep” kelimesini çok severler. Benimse mürekkep kelimesi ile hiç duygusal bağım olmadı. Kariyerimi kağıt gazete ve onun üzerine mürekkeple basılan bir mecra ile yaptım, ama o kağıt benim gözüme hep “Modası geçmiş bir hüznün” ifadesi gibi kaldı. Ben de İstanbul’a “Müesses nizamı” yıkmak düşüncesiyle geldim. Mürekkep kokusu ve makinaların içinde dolaşırken kendimi hep Charlie Chaplin’in “Modern Zamanlar “ filmindeki gibi, makina dişlileri arasına sıkışmış bir Kafka kahramanı olarak hissettim. Dünya medyasını hep sistemin dışından gelenler değiştirdi. Dünya medyasındaki büyük değişimi hep sisteme dışardan gelenler yaptı. O nedenle Murdoch’tan esinlenerek böyle insanlara hep “Avustralyalılar” dedim. 1969 yılında The Sun gazetesinin üçüncü sayfasında çıplak fotoğrafı yayınlanan Stephanie Rahn’ın gerçek soyadı Khan’dı. Editör yanlış yazdığı için adı öyle kalmıştı. Stephanie Kahn veya kullandığı asıl ismi ile Stephanie Marrian bugün 78 yaşında… Murdoch dünya medyasını en köklü biçimde değiştiren insandır. Mürekkeple işimiz hala tam olarak bitmedi. Ama “mürekkebi kim öldürdü?” hikâyesini yazacağımız günler de çok yakın. mürekkep Venedik Film Festivali