Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
21°
Ara
Damga Politika Erkan Baş: AK Parti'ye güvenmiyorum ama silahlar sussun diye 'evet' dedim

Erkan Baş: AK Parti'ye güvenmiyorum ama silahlar sussun diye 'evet' dedim

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, çerçeve yasa teklifine verdikleri “evet” oyunun AK Parti’ye duyulan güvenle ilgisi olmadığını söyledi. Baş, “Bu kanun teklifi bizim kanun teklifimiz değil. Türkiye’nin demokratikleşeceğine inanmıyorum ama bu kanun teklifi sayesinde silahlar bırakılıyorsa buna tamam demek lazım” dedi.

Okunma Süresi: 4 dk

HABER: SUDENAZ UĞUR - Youtube'da Onlar Tv programına konuk olan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Gazeteci Şule Aydın'ın sorularını yanıtladı. Çerçeve yasaya neden destek verdiklerine ilişkin eleştirilere yanıt veren Baş, TİP’in süreç boyunca tutarlı bir çizgide hareket ettiğini savundu. Komisyona katılmalarının da süreci Meclis’e ve kamuoyuna taşımak amacı taşıdığını belirten Baş, kapalı kapılar ardında yürütülen bir sürecin kabul edilemeyeceğini söyledi. Önlerine gelen komisyon raporuna ise içeriğindeki sorunlar nedeniyle “hayır” oyu verdiklerini aktaran Baş, kanun teklifinin maddelerine de tek tek itiraz ettiklerini ifade etti.

Baş, buna karşın teklifin son aşamasında ortaya çıkan durumun farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Silahların bırakılması ve çatışmaların sona ermesi yönünde bir irade ortaya çıktığını söyleyen Baş, “İnsanların ölmesi, kan dökülmesi, silahın devreden çıkması konusunda esas iki özne kendi arasında ortaklaşmışsa ‘hayır, siz illa savaşacaksınız’ denilemez” dedi. Baş, kendisine AK Parti’ye güvenip güvenmediğinin sorulmasını ise “Kendime hakaret sayıyorum. 25 yıldır yaptıkları ortada” sözleriyle değerlendirdi.

“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE EVET DEMİYORUZ”

Baş, TİP’in çerçeve yasaya destek vermesinin iktidarın olası anayasa değişikliği girişimlerine destek anlamına gelmediğinin de altını çizdi. Parti olarak AK Parti ile bir anayasa değişikliği tartışmasına girmeyeceklerini daha önce açıkladıklarını hatırlatan Baş, söz konusu düzenlemenin bir anayasa değişikliği değil, çatışma ortamını sona erdirmeye yönelik bir kanun düzenlemesi olduğunu savundu.

Baş, “Silahlar sussun, bu insanlar demokratik siyasete katılsın” diyerek oylarının temel gerekçesini açıkladı. Cezaevlerinde bulunan, sürgünde ya da yurt dışında yaşamak zorunda kalan insanların demokratik siyasete katılmasının önünü açacak adımlara karşı çıkmayacaklarını belirten Baş, bunun Türkiye’nin tüm demokratikleşme sorunlarını çözdüğü anlamına gelmediğini de vurguladı.

“MUHALEFETE MUHALEFET ETMEMEK LAZIM”

Türkiye’de iktidarın her adımda muhalefeti bölmeye ve birbirine düşürmeye çalıştığını öne süren Baş, muhalefet partilerinin kendi aralarındaki farklılıklara rağmen ortak mücadele zemini oluşturması gerektiğini söyledi. “Muhalefete muhalefet etmemek lazım” diyen Baş, farklı siyasi çizgilerin birbirleriyle kavga etmek yerine enerjilerini iktidara karşı mücadeleye yöneltmeleri gerektiğini ifade etti.

Baş, olası ittifaklara ilişkin değerlendirmesinde ise seçim hesabından ziyade mücadele zeminine vurgu yaptı. TİP, DEM Parti ve Yeni Parti’den milletvekillerinin aynı gün maden işçilerinin eyleminde bir araya gelmesini örnek gösteren Baş, “Gerçek ittifak mücadelenin içinde kuruluyor” dedi. Türkiye’nin ilerici, sol ve sosyalizan güçlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini savunan Baş, seçim ittifakından çok ortak mücadele anlayışını öne çıkardı.

“TÜRK VE KÜRT EMEKÇİLERİ BİRLEŞMEDEN AK PARTİ YENİLEMEZ”

Baş, Kürt sorunu ve Türkiye’deki siyasal mücadeleye ilişkin değerlendirmesinde de emek vurgusu yaptı. Türk ve Kürt emekçilerinin ortak bir mücadele yürütmesi gerektiğini belirten Baş, farklı toplumsal kesimlerin birbirinden kopuk hareket etmesinin iktidarın gücünü korumasına katkı sunduğunu savundu.

Baş, “Türk ve Kürt emekçileri birleşmediğinde AK Parti’yi yenemedik” diyerek, laik, özgür ve demokratik bir Türkiye isteyenlerin ülkenin farklı bölgelerinde yaşayan insanların aynı taleplerini savunması gerektiğini söyledi. TİP lideri, mevcut iktidarın seçim dönemleri dışında da toplumsal kesimler arasındaki ayrışmaları kullandığını ileri sürerek, buna karşı ortak bir siyasal ve toplumsal mücadele gerektiğini ifade etti.

“BİR SONRAKİ KUŞAK DAHA YOKSUL”

Türkiye’de ekonomik tabloya da değinen Baş, gelir ve servet dağılımında ciddi bir bozulma yaşandığını savundu. Emekçi sınıfların giderek yoksullaştığını belirten Baş, “Yüz yıllık bir cumhuriyetten bahsediyoruz; ilk defa bir sonraki kuşak bir önceki kuşaktan daha yoksul yaşamak zorunda” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de bir “sınıf kırımı” yaşandığını söyleyen Baş, buna muhalefet tarafından daha güçlü bir yanıt verilmesi gerektiğini belirtti. TİP’in etkisini artırması konusunda da özeleştiri yapan Baş, işçi sınıfının ve sendikaların daha güçlü biçimde örgütlenmesi gerektiğini savundu. İşçi mücadelelerinin iktidarı zorlayabildiğini belirten Baş, siyasetin yalnızca seçim ittifakları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

“SEÇİMLERDEN ÇOK ÖRGÜTLENMEYE ODAKLANMALIYIZ”

Baş, muhalefetin önündeki en önemli sorunlardan birinin seçim hesaplarına fazla odaklanmak olduğunu söyledi. Türkiye’de güçlü bir işçi, kadın ve öğrenci hareketinin yeniden ortaya çıkması gerektiğini belirten Baş, son dönemde kurulan öğrenci sendikasının kendisini heyecanlandırdığını ifade etti.

TİP lideri, siyasi partilerin oy oranları üzerinden yürütülen tartışmaların günlük siyasetin bir parçası olduğunu belirterek asıl meselenin toplumsal örgütlenmeyi güçlendirmek olduğunu savundu. Baş, 19 Mart sonrasında ortaya çıkan gençlik ve liseli hareketinin önemli bir toplumsal enerji yarattığını, ancak bu enerjinin doğru biçimde örgütlenemediğini de dile getirdi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *