Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
24°
Ara

Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

YAYINLAMA:
Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

Aynur Ayaz'dan yeni kitap 

Edebiyat dünyası, kalbin en derin dehlizlerine dokunan, coğrafyaları aşan ama imkânsızlıkların duvarına çarpan sarsıcı bir aşk romanıyla tanışıyor. İletişimci, sunucu, yazar Aynur Ayaz, yeni romanı "Damla Sakızı" okurunu Ege’nin serin sularında filizlenen, kökleri kadim topraklara uzanan epik bir sevdaya davet ediyor ve çağımızın en önemli edebi keşiflerinden biri olma yolculuğuna çıkarıyor

Romanın kalbinde, Çeşme’nin bereketli topraklarında "Safiye" olarak bilinen ama aslında Sakız Adası’nın ruhunu taşıyan Sofia ile kalbi fırtınalarla dolu Tayfun’un hikâyesi yer alıyor. Bu aşk, sadece iki insanın birbirine duyduğu tutku değil; geçmişin, kimliğin ve aidiyetin birbirine karıştığı bir varoluş mücadelesi. Bir yanda sakız bahçelerinin huzuru, diğer yanda nesiller boyu aktarılan sırların ağırlığı…

Aşk, karanlığı aydınlatabilir mi?

Sofia ve Tayfun’un yolları kesiştiğinde, sadece kendi duygularıyla değil, ailelerinin gömülü kalmış gerçekleriyle de yüzleşmek zorunda kalırlar. Aynur Ayaz, "Aşk her şeyi affeder mi?" sorusunu sormak yerine, "Aşk, yıllanmış bir suskunluğu bozmaya yeter mi?" sorusunun peşinden gidiyor. Roman, okuru şu can alıcı soruyla baş başa bırakıyor: Sevda, toprağa düşen bir damla sakızı gibi süzülüp iyileştirebilir mi kanayan yaraları?

Edebiyatta yeni soluk

Roman okuru; toplumsal meselelerle, kadına yönelik şiddetle ve insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşmeye davet ediyor. "Damla Sakızı - Sakız Ağacının Gözyaşları", sadece bir ürünün hikâyesi değil; toprağa sızan her damla sakızının aslında bir gözyaşı, her kokusunun bir hatıra olduğunu hatırlatan edebi bir yolculuk. Aynur Ayaz’ın zarif ve şiirsel üslubuyla hayat bulan bu eser, aşkın en saf halini toplumsal bir fonla birleştiriyor. "Damla Sakızı - Sakız Ağacının Gözyaşları", sevmenin sadece bir duygu değil, aynı zamanda bir cesaret işi olduğunu kanıtlıyor. Medya dünyasının tanınmış ismi Aynur Ayaz, uzun yıllardır gözlem yeteneğini ve insan hikâyelerine olan tutkusunu bu kez çarpıcı bir romanla taçlandırıyor. Ege’nin iki yakasını birleştiren bu tutkulu hikâye, Telos Yayıncılık etiketiyle tüm kitapçılarda yerini aldı.

Bülent Nargaz'dan ilk tekli 

Türk pop müziğinin dikkat çeken yorumcularından Bülent Nargaz, 2025 yılında yayımladığı ilk teklisi “Yokluk Bile Hoş” ile müzik dünyasına güçlü bir giriş yaptı. Şarkı, DoReMinT Music & Record Company etiketiyle tüm dijital platformlarda yer almayı sürdürüyor

2025 yılında yayınlanan eser, sözleri Orhan Erol Müezzinoğlu’na, bestesi ise Aydın Sarman ve Orhan Erol Müezzinoğlu’na ait güçlü bir ortak çalışmanın ürünü olarak dikkat çekiyor. Aranjörlüğünü Aydın Sarman’ın üstlendiği şarkı, profesyonel stüdyo ekibi ve zengin enstrümantasyonuyla öne çıkıyor.Kayıt süreci Doremint Stüdyoları’nda gerçekleştirilirken, projede bass gitarda Serkan Aşanel, gitarda Çağatay Özkaya, neyzede Eyüpcan Açıkpazu ve yaylılarda İstanbul Strings yer aldı. Tonmaister olarak Özer Yener, mix ve mastering aşamasında ise Levent Demirbaş imzası bulunuyor. Projenin yönetmenliğini Baran Karaoğlan, halkla ilişkiler çalışmalarını ise Esra Doğan Küçükkayış yürüttü.

İlk Resmi Çıkış: Bir Günah Gibi”

Sanatçının müzik yolculuğunda “Yokluk Bile Hoş” öncesinde yer alan ve ilk resmi çıkış çalışması olarak kabul edilen eser “Bir Günah Gibi” (2010) olarak öne çıkıyor. Bu çalışma, Bülent Nargaz’ın profesyonel müzik kariyerinin başlangıç noktası olarak değerlendiriliyor.

Pop Müzik ve TSM Etkisi

Bülent Nargaz’ın müzikal çizgisi ağırlıklı olarak pop müzik temelli olup, aynı zamanda güçlü bir Türk sanat müziği (TSM) yorumculuğu altyapısına dayanıyor. Sanatçı, geçmiş dönemlerde İzmir Fuar Gazinosu sahnesinde Emel Sayın ve Gönül Yazar gibi usta isimlerle aynı sahneyi paylaşarak sahne deneyimi kazanmıştır. Yeşim Salkım'da yine sanatçının birlikte çalıştığı önemli isimlerdendir. Bülent Nargaz, pop müzik ve Türk sanat müziği çizgisinde şekillenen yorumu, sahne tecrübesi ve duygusal anlatımıyla müzik yolculuğunu sürdürmektedir. Sanatçı 2026 yılında yepyeni bir proje ile söz ve müziği Orhan Erol Müezzinoğlu imzalı Sessiz Giderim Severek Seni şarkısı ile dinleyenlere ulaşacaktır.

Cemil Yiğit: Eyvah Diyorum!

Müzik yolculuğunu uzun yıllardır kendi üretimleriyle sürdüren Cemil Yiğit, yeni teklisi "Eyvah Diyorum" ile dinleyicilerinin karşısına çıktı. 3 Adım Müzik etiketiyle yayımlanan eser, güçlü sözleri, hareketli altyapısı ve yüksek enerjili yorumu kadar, 4K çözünürlüğünde hazırlanan video klibiyle de dikkat çekiyor. Klibin yönetmen koltuğunda ise İsmail Çağlar oturuyor

Çocukluk yıllarından bu yana müziğin hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Cemil Yiğit, yalnızca yorumculuğuyla değil, aynı zamanda besteci ve söz yazarı kimliğiyle de üretmeye devam ediyor. Sanatçının yeni çalışması "Eyvah Diyorum"un söz ve müziği tamamen kendisine ait olurken, düzenlemesini Mehmet Taşpınarlı üstlendi. "Eyvah Diyorum", aşkın karmaşık duygularını samimi ve akılda kalıcı bir dille anlatıyor. "Yaralandım sol yanımdan kalkamıyorum", "Aşka düştüm her yanımdan vuruluyorum" ve nakaratta yer alan "Seninleyken ah diyorum, vah diyorum, eyvah diyorum" sözleriyle dinleyicinin duygularına hitap eden eser, modern düzenlemesiyle hareketli müzik severlere de keyifli bir dinleme deneyimi sunuyor. Kendini bildi bileli müzikle iç içe olduğunu ifade eden Cemil Yiğit, eserlerini yaşanmış duygulardan beslenerek kaleme aldığını söylüyor. "Hem söylüyorum hem yazıyorum. Bu şarkının da söz ve müziği bana ait. Sesime, sahneme ve sanatıma güveniyorum." diyen sanatçı, müzik kariyerindeki en büyük hedefini ise şu sözlerle özetliyor: "Dünyanın her yerinde büyük sahnelerde, binlerce kişiye konser vermek ve müziğimle insanların sevgisini kazanmak istiyorum." Yayınlandığı ilk günden itibaren dijital platformlarda dinleyicilerden olumlu yorumlar alan "Eyvah Diyorum", enerjik ritmi ve kolay ezberlenen nakaratıyla geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. Cemil Yiğit, üretmeye ve yeni projeler hazırlamaya devam ederken, özgün müziğiyle adından daha sık söz ettirmeyi amaçlıyor.

Susan Koni fark yaratıyor

Yaklaşık 10 yıllık eğitim deneyimiyle dikkat çeken eğitimci ve aile danışmanı Susan Koni, mesleki birikimini şimdi medya dünyasına taşıyarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. İnsan odaklı yaklaşımı, güçlü iletişim becerileri ve toplumsal farkındalık oluşturma vizyonuyla öne çıkan Koni, kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor

Eğitim ve danışmanlık alanlarında edindiği deneyim boyunca bireylerin gelişimine katkı sunmayı ilke edinen Susan Koni, özellikle aile yapısı, çocuk gelişimi ve psikolojik farkındalık konularında önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Bu süreçte yalnızca bireysel gelişime değil, aynı zamanda toplumsal bilinçlenmeye de katkı sağlamayı amaçladı. İletişim alanındaki yetkinliğini profesyonel bir seviyeye taşımak isteyen Koni, Başkent İletişim Akademisi’nde aldığı sunuculuk ve spikerlik eğitimiyle kendini geliştirdi. Diksiyon, etkili konuşma, beden dili, kamera önü performansı ve sunum teknikleri üzerine aldığı eğitimler sayesinde medya sektörüne güçlü bir giriş yapmaya hazırlanıyor.

Özgünlük ve kalite 

Özellikle eğitim, aile, çocuk gelişimi, psikoloji ve sosyal yaşam konularında programlar hazırlayıp sunmayı hedefleyen Susan Koni, bu alanlarda fark yaratan projelere imza atmayı planlıyor. Sahip olduğu bilgi birikimi ve deneyimi ekranlara taşıyarak toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı amaçlayan Koni, içerik üretiminde özgünlük ve kaliteyi ön planda tutuyor. Yetenekleri, kendine özgü çalışma tarzı ve çok yönlü birikimiyle dikkat çeken Susan Koni; vizyonu, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve ışıltısıyla da bulunduğu her ortamda fark yaratıyor. Güzelliği ve zarafetiyle de ekranlara ayrı bir değer katması beklenen Koni, medya dünyasında adından sıkça söz ettirecek isimler arasında gösteriliyor. Eğitimden medyaya uzanan bu ilham verici yolculuk, Susan Koni’nin sadece bir kariyer değişimi değil; aynı zamanda topluma daha geniş bir pencereden dokunma isteğinin güçlü bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Umut Kerim: Yanıyor geceler 

Avusturya'da doğup büyüyen, Tokat kökenli genç sanatçı Umut Kerim, dört yıl aranın ardından yeni teklisi "Yanıyor Geceler" ile müzikseverlerin karşısına çıktı. 1997 doğumlu ve 28 yaşındaki sanatçı, güçlü duyguların ön plana çıktığı yeni çalışmasıyla müzikal kariyerinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor

Müzik yolculuğuna dört yıl önce yayımladığı "Benim Olsana" adlı şarkısıyla başlayan Umut Kerim, aradan geçen sürede üretimlerine devam ederek kendine özgü müzikal çizgisini geliştirdi. Sanatçı, "Yanıyor Geceler" ile hem duygusal anlatımını hem de modern müzik anlayışını dinleyicilerle buluşturuyor. Şarkının sözlerinde; özlem, kabulleniş, aşkın bıraktığı izler ve içsel mücadele ön plana çıkıyor. "Uslanmıyor kalbim bence", "Yaralandım ben ama bu kez farklı" ve "Yanıyor geceler, atıyorum içime" dizeleri, dinleyiciyi derin bir duygusal yolculuğa çıkarırken, güçlü melodik yapısıyla da dikkat çekiyor. Umut Kerim'in samimi yorumu ve içten vokali, parçanın etkisini artıran en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Sanatçı, "Yanıyor Geceler" ile yalnızca yeni bir şarkı yayımlamakla kalmıyor; aynı zamanda müzik kariyerinde yeni bir başlangıç yapmayı hedefliyor. Önümüzdeki süreçte benzer tarzda üretimlerini sürdürmeyi planlayan Umut Kerim, dijital platformlarda daha geniş kitlelere ulaşmayı amaçlıyor.

Çok değerli bir proje 

Kısa sürede ilgi görmeye başlayan "Yanıyor Geceler", özellikle duygusal pop müziği seven dinleyiciler tarafından beğeniyle karşılanırken, sanatçının sosyal medya hesaplarında da olumlu geri dönüşler almaya devam ediyor. Avrupa'da yaşayan genç sanatçı, Türkiye ile bağlarını müziği aracılığıyla güçlü bir şekilde korurken, hem yurt içinde hem de yurt dışında dinleyici kitlesini büyütmeyi hedefliyor.Yeni dönemin habercisi olarak görülen "Yanıyor Geceler", Umut Kerim'in müzikal kimliğini daha geniş kitlelere tanıtacak önemli projelerden biri olarak öne çıkıyor. Duyguların yalın bir dille anlatıldığı eser, modern düzenlemesi ve akılda kalan nakaratıyla dinleyicilerin çalma listelerinde kendine sağlam bir yer edinmeye aday görünüyor.

SANATIN ÇOK YÖNLÜ YÜZÜ: YELİZ TOZAN 

Türk tiyatrosu ve ekran dünyasının deneyimli isimlerinden Yeliz Tozan Ökmengil, sanat yolculuğuna yıllar içinde eklediği birikim ve güncel projeleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. 13 Kasım 1977 tarihinde İstanbul’da doğan sanatçı, küçük yaşlardan itibaren sanatın farklı disiplinleriyle iç içe büyüdü

Sanat hayatına çocuk oyuncu olarak İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde başlayan oyuncu, burada hem koro çalışmalarında yer aldı hem de çeşitli müzikal ve opera prodüksiyonlarında sahne deneyimi kazandı. “Nabucco”, “Maskeli Balo” ve “Neşeli Günler" gibi önemli eserlerde rol alarak sahne performansını güçlendirdi. Konservatuvardan mezun olduktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda uzun yıllar görev yapan sanatçı, “Yaprak Dökümü” ve “Kiralık Konak” gibi dikkat çeken oyunlarla tiyatroseverlerle buluştu. Televizyon ve sinema kariyerinde de "Üzgünüm Leyla" Ve "Geçmiş Bahar Mimozaları" Gibi önemli projelere imza atan Tozan, özellikle Süper Baba dizisinde canlandırdığı Zeynep karakteriyle geniş kitlelerce tanındı. Dizinin yaratıcı kadrosunda yer alan Yavuz Turgul ve Kartal Tibet gibi önemli isimlerle çalışma fırsatı buldu. Ayrıca Ferzan Özpetek imzalı “Harem Suare” ve Ömer Kavur yönetmenliğindeki “Melekler Evi” gibi sinema filmlerinde rol aldı. En son Antalya Film Festivali ve birçok yurtdışı festivalde ödül alan "Yağmurlarda Yıkansam" filmi ile kadına şiddete farkındalık yaratan projeye destek oldu.

Çok değerli bir isim oldu

Sanatçı, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde reklam projelerinde de yer alarak farklı alanlarda görünürlüğünü artırdı. “Renault”, “Rinso” ve son olarak “Opel” reklam filmiyle ekranlara gelen Tozan, çok yönlü sanat anlayışını sürdürdü. Günümüzde ise Lions Tiyatro Komitesi bünyesinde eğitmen ve yönetmen olarak görev yapan Yeliz Tozan Ökmengil, sahne projelerinin hayata geçirilmesinde aktif rol üstleniyor. Komite ile birlikte yeni tiyatro oyunları sahneleyen sanatçı, aynı zamanda çocuklara yönelik atölye çalışmalarıyla da sanat eğitimine katkı sağlıyor. Özgün projeleri, güçlü iletişimi ve sahnedeki enerjisiyle öne çıkan Tozan, sanat dünyasında üretmeye ve ilham vermeye kararlılıkla devam ediyor.


 


 


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *