Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
10°
Ara
Damga Manşet Haber Deprem bitti yıkım bitmedi!

Deprem bitti yıkım bitmedi!

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve Türkiye tarihinin en büyük yıkımlarından biri olarak kayıtlara geçen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden bugün tam 3 yıl geçti. Aradan geçen 36 aya rağmen deprem bölgesinde barınmadan sağlığa, eğitimden psikolojik iyileşmeye kadar pek çok alanda sorunlar devam ediyor

Okunma Süresi: 6 dk

TÜRKİYE'Yİ SARSAN ASRIN FELAKETİNİN ÜZERİNDEN 3 YIL GEÇSE DE DEPREMİN YOL AÇTIĞI YIKIM HALA ONARILABİLMİŞ DEĞİL!

Asrın felaketinin üzerinden bugün 3 yıl geçti. On binlerce canın yitirildiği depremde yaralar hâlâ tam olarak sarılabilmiş değil. Yüz binlerce insan konteynerlerde yaşamını sürdürürken, deprem bölgesinde “geçici” çözümlerin ne zaman kalıcı ve insanca koşullara dönüşeceği sorusu yanıt bekliyor.

DEPREMDE 53 BİNDEN FAZLA İNSANIMIZ HAYATINI KAYBETTİ

6 Şubat 2023 günü saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7.7 büyüklüğündeki ilk deprem, yaklaşık 65 saniye sürdü. Yerin 8,6 kilometre derinliğinde meydana gelen sarsıntı, geniş bir coğrafyada ağır yıkıma yol açtı. Aynı gün saat 13.24’te Elbistan merkezli Mw 7.6 büyüklüğündeki ikinci deprem, ilk sarsıntıyla ayakta kalabilen binlerce yapının tamamen çökmesine neden oldu. Depremler; Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Malatya, Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır başta olmak üzere 11 ili, yaklaşık 14 milyon kişiyi doğrudan etkiledi. Resmî verilere göre 53 binden fazla kişi hayatını kaybetti, yüz binlerce bina yıkıldı ya da ağır hasar aldı.

3 YIL GEÇTİ DEPREMZEDE HALA KONTEYNERDE YAŞIYOR!

Depremin üçüncü yılında barınma krizi hâlâ en yakıcı sorunların başında geliyor. Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın “Kahramanmaraş ve Hatay Depremleri Yeniden İmar ve Gelişme Raporu”na göre, depremden etkilenen 11 ilde kurulan 242 konteyner kentte toplam 126 bin 583 konteyner bulunuyor. Bu konteynerlerde 360 bin 455 kişi, hâlâ “acil durum” koşullarında yaşamını sürdürüyor. Bu nüfusun 223 bin 72’si kent merkezlerindeki, 137 bin 383’ü ise kırsaldaki konteynerlerde barınıyor.  Konteynerde yaşayan depremzedelerin yüzde 43,5’i Hatay’da bulunuyor. Hatay’da 153 konteyner kentte 156 bin 953 kişi yaşam mücadelesi veriyor. 9

632 BİN BİNA HALA HASARLI

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 26 Ocak 2026 tarihli Hasar Tespit Raporu’na göre, acil yıkılacak, yıkık, ağır hasarlı veya orta hasarlı kategorilerinde yer alan toplam bağımsız bölüm sayısı 632 bin 667 olarak belirlendi. Aynı raporda; 108 bin 383 ticarethane, 22 bin 792 ahır ve samanlık hasarlı kategoride yer aldı. Yetkililer, hasarlı bağımsız bölüm sayılarındaki değişimlerin hasar derecesi ve kullanım amacı güncellemelerinden kaynaklandığını belirtiyor.

SAĞLIK HİZMETLERİ ÇOK KÖTÜ

Barınma krizinin yanı sıra, deprem bölgesinde birinci basamak sağlık hizmetleri de büyük ölçüde konteynerlerde sürdürülüyor. Sendika raporlarına göre özellikle Hatay, Kahramanmaraş ve Adıyaman’da aile sağlığı merkezleri fiziki yetersizlikler, personel eksikliği ve idari baskılarla hizmet vermeye çalışıyor. Uzmanlar, konteyner yaşamının uzamasıyla birlikte sağlık, hijyen ve ruh sağlığı sorunlarının derinleştiğine dikkat çekiyor.

ÇOCUKLARIN GİDECEK OKULU YOK

Eğitim-İş'in 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılına ilişkin raporunda da, deprem bölgesinde eğitimin hâlâ geçici uygulamalarla sürdüğü, okul binalarının büyük bölümünün tamamlanmadığı, öğrencilerde travmanın devam ettiği ve akademik kayıpların derinleştiği vurgulandı. Raporda konteyner ve prefabrik okulların sürdüğü, devamsızlığın arttığı ve MESEM uygulamalarıyla çocukların örgün eğitimden koptuğu belirtildi.

HALA CESEDİ BULUNAMAYANLAR VAR

Adıyaman Barosu Başkan Yardımcısı Ömer Faruk Şan, 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen kentte 3’ü çocuk 8 kişinin hâlâ cenazesine ulaşılamadığını, deprem davalarında ise henüz somut bir sonuca varılamadığını söyledi. Şan, deprem sonrası suça sürüklenen çocuklar ile kadına yönelik şiddette ciddi artış yaşandığını vurgulayarak, geç gelen adaletin adalet olmadığını ifade etti.

Umutsuzluk var

Asrın felaketinin 3. yılında Birlik ve Dayanışma Sendikası ile Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), depremden en ağır etkilenen illerde birinci basamak sağlık hizmetlerinin durumuna ilişkin çarpıcı raporlar yayımladı. Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay’da yapılan incelemeler, sağlık hizmetlerinin hâlâ olağanüstü koşullarda sürdürüldüğünü ortaya koydu.

Doktorlar kayıp hastaların peşinde

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimlerinden bir yıldır başvurmayan hastaları bulmalarını istediğini belirterek, ulaşılamayan her hasta için maaş kesintisi yapıldığını söyledi. Yurt dışına taşınmış, vefat etmiş ya da adres ve telefon bilgileri olmayan hastalar nedeniyle bile kesinti uygulandığını ifade eden Mehlepçi, “Bir birimde 50-60 kişiye ulaşılamıyor. Çalışanların dayanma gücü tükenmiş durumda. Neredeyse tamamı kaderine terk edilmiş hissiyle çalışıyor.” dedi.

Tavan akıyor taban su alıyor

Deprem bölgesinde hâlâ çok sayıda ASM’nin konteynerlerde hizmet verdiğini vurgulayan Mehlepçi, sağlık çalışanlarının tavanı akan, tabanı su alan, hijyen koşulları olmayan alanlarda görev yaptığını belirtti. Birçok konteyner ASM’de tuvalet dahi bulunmadığını söyleyen Mehlepçi,
“Çoğu yerde yalnızca branda ya da şemsiye ile geçici çözümler üretiliyor. Ellerini yıkayacak lavabo bile yok.” ifadelerini kullandı.

Bitmiş ASM’ler boş

Rapora göre Adıyaman’da 12 aile sağlığı merkezinin büyük bölümü fiziki olarak tamamlanmış olmasına rağmen aylarca hizmete açılmadan bekliyor. Buna karşın ebe, hemşire ve hekimler çamur ve su içindeki konteynerlerde çalışmaya devam ediyor.

21 metrekarede 8 kişi

Kahramanmaraş’ta bazı ASM’lerde iki hekim, iki hemşire, hasta ve hasta yakınlarının 21 metrekarelik tek bir konteynerde hizmet almak zorunda kaldığı bildirildi. Bu durumun hasta mahremiyetini tamamen ortadan kaldırdığına dikkat çekildi. Sendika, konteynerlerde elektrik çarpması ve yangın riskinin yüksek olduğunu, bu yapıların yoğun hasta sirkülasyonu için uygun olmadığını vurguladı.

En vahim tablo Hatay 

Hem Birlik ve Dayanışma Sendikası hem de AHESEN raporlarına göre Hatay, deprem bölgesinde birinci basamak sağlık hizmetleri açısından en ağır durumda olan il. Hatay’da yaklaşık 100 ASM konteynerde hizmet veriyor, 280’e yakın aile hekimliği birimi geçici yapılarda çalışıyor. Bazı bölgelerde TOKİ konut alanlarında ASM için yer ayrılmadığı, yeni merkezlerin planlanmadığı belirtiliyor. AHESEN Genel Başkanı Dr. Ahmet Kandemir, Hatay’da hukuksuz denetimler ve keyfi cezalarla sağlık çalışanlarının psikolojik olarak yıpratıldığını söyledi. Kandemir,
“Teşekkür edilmesi gereken hekimlere kınama cezaları veriliyor. Bu tablo kabul edilemez.” dedi. Hatay’ın Keskincik bölgesinde ise yaklaşık 3 yıldır çocukların aşılarının yapılamadığı yönünde ciddi iddialar bulunuyor.

Psikolojik bir yıkım da getiriyor

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz da, 6 Şubat depreminin yalnızca doğrudan etkilenenlerde değil, tüm toplumda kolektif bir travmaya yol açtığını belirtti. Beyaz, felaketin yıldönümlerinin travmatik anıları yeniden canlandırdığını vurgulayarak,
“Bu dönemlerde kaygı, güvensizlik ve depresyon belirtileri artabilir. Yoğun medya içerikleri bu süreci daha da zorlaştırabilir.” uyarısında bulundu. Uzmanlara göre, bu süreçte duyguları bastırmak yerine ifade etmek, sosyal destek almak ve gerekirse profesyonel yardım başvurmak büyük önem taşıyor.

3 YILIN ARDINDAN

Bugün, 6 Şubat depremlerinin 3. yılında; yıkımın büyüklüğü kadar geciken çözümler, tükenen sağlık çalışanları ve hâlâ sarılamayan yaralar yeniden gündemde. Uzmanlar ve sendikalar, afet sonrası sürecin yalnızca binalarla değil; insan, sağlık ve ruh sağlığı merkezli bir anlayışla ele alınması gerektiği konusunda uyarıyor. Asrın felaketinin üzerinden 3 yıl geçti. Acı hâlâ taze, sorular hâlâ yanıt bekliyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *