DAMGA / ÖZEL HABER
3 Haziran 2025’te tutuklanan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ile ilgili soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada Hasan Akgün’ün “çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme”, “rüşvet alma”, “icbar suretiyle irtikap” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından cezalandırılması istendi. Dosya, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Yöneltilen suçlamalarla Akgün hakkında 68 yıldan 183 yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca Akgün’ün 13 adet taşınmazına el konulması talep edildi. Savcılık, suçtan elde edildiği değerlendirilen çok sayıda taşınmaz için de müsadere (devlete geçirilme) talebinde bulundu.
Çok sayıda isim için ağır ceza talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamenin sonuç bölümünde, Büyükçekmece Belediyesi’ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında çok sayıda şüpheli hakkında cezalandırma talebi yer aldı. Savcılık, Hasan Akgün’ün; suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet alma, irtikap ve suçtan elde edilen mal varlığını aklama suçlarından cezalandırılmasını talep etti. İddianamede “Eylem 1”den “Eylem 8”e kadar uzanan süreçte; rüşvet verme, rüşvet alma, irtikap ve kara para aklama suçlarının ayrı ayrı işlendiği öne sürüldü. Savcılık, her eylem için farklı şüphelilerin sorumluluğunu tek tek belirledi. Savcılık, dosyanın genelinde; eylemlerin tekil değil sistematik olduğunu, şüphelilerin örgütlü şekilde hareket ettiğini, kamu gücünün maddi menfaat için kullanıldığını ileri sürdü.
Büyükçekmece'de rüşvet sistemi
Büyükçekmece’nin 11 aydır tutuklu bulunan belediye başkanı Hasan Akgün hakkında hazırlanan iddianamede, inşaat ruhsatı süreçlerinde iş insanlarının “bağış” ve “sponsorluk” adı altında basketbol kulübüne para yatırmaya yönlendirildiği öne sürüldü. Dosyada milyonluk para transferleri yer aldı. Savcılık iddianamesine göre Büyükçekmece’de yıllara yayılan bir sistem kuruldu. İddiaya göre müteahhitlerden daire, villa veya nakit para talep edildi. Tanık ifadelerinde, bazı projelerde ruhsat ve iskân işlemleri karşılığında “3 daire + villa”, “yüksek tutarlı ödemeler” istendiği öne sürüldü. Savcılık, bu taleplerin bir kısmının doğrudan, bir kısmının ise dolaylı yollarla alındığını belirtti. Bazı projelerde ruhsat verilmemesi tehdidi ve sürecin bilinçli şekilde geciktirilmesi yoluyla iş insanlarının talepleri kabul etmek zorunda kaldığı ileri sürüldü.
Daireler kimden gitti?
İddianameye göre rüşvetin izi, taşınmaz devirlerinde saklandı. Savcılık, bazı taşınmazların önce farklı kişiler üzerine alındığını, ardından yakın çevrelere devredildiğini tespit etti. Bu kişiler arasında Hasan Akgün’ün çocukları Emre, Gülin ve Merve Akgün’ün de isimleri geçiyor. Savcılık iddianamesine göre yöntem şu şekilde ilerledi; Müteahhitten daire alındı. Başka kişi üzerine geçirildi. Daha sonra aile bireylerine devredildi. Bu işlemlerin “kaynağı gizleme” ve “yasal gösterme” amacı taşıdığı öne sürüldü. Dosyada bazı tarihlerde aynı gün birden fazla taşınmaz devri yapıldığına dikkat çekildi. Savcılık bunu “hayatın olağan akışına aykırı” olarak değerlendirdi.
Basketbol kulübü bahane edildi!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Büyükçekmece’de yürütüldüğü iddia edilen sistemin en dikkat çeken ayağı olarak spor kulübü üzerinden para akışı gösterildi. Savcılığa göre bazı iş insanları, belediye işlemlerinin ilerlemesi için bağış ve sponsorluk adı altında para ödemek zorunda kaldı.
Milyonluk para trafiği dosyada
İddianamede yer alan banka kayıtlarına göre: 18 milyon TL’yi aşan sponsorluk ödemeleri, 15 milyon TL’ye ulaşan tek proje ödemeleri, Yüz binlerce liralık “bağış” transferleri tek tek listelendi.
Bu ödemelerin tamamının Büyükçekmece Basketbol Spor Kulübü hesaplarına yapıldığı belirtildi.
Savcılık: Paravan olarak kullanıldı
İddianamede, spor kulüplerinin mali denetim yapısına dikkat çekilerek, bu tür yapıların para transferlerini gizlemek için uygun zemin oluşturduğu; “bağış” ve “sponsorluk” adı altında yapılan ödemelerin rüşvet/irtikap geliri olabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Tanıklar: Parayı vermek zorunda kaldık
Dosyada yer alan bazı müşteki ve tanık ifadelerinde: Ruhsat almak için para istendiği, Ödemelerin kulüp hesabına yönlendirildiği, Bazı durumlarda işlemlerin yapılmadığı iddia edildi. Bir müşteki ifadesinde, 1 milyon TL’ye kadar ödeme talep edildiği ve paranın bir kısmının elden, bir kısmının ise kulübe yatırıldığı öne sürüldü.
Sponsorluk değil rüşvet!
Savcılık, yapılan ödemelerle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: Ödemelerin iş hacmine göre orantısız olduğu, Küçük projeler için yüksek meblağlar istendiği, Bazı firmaların reklam dahi alamadığı.
Bu nedenle söz konusu paraların gerçek sponsorluk değil, rüşvet niteliğinde olduğu iddia edildi.
İddianamenin sonuç bölümünde, Hasan Akgün’ün önderliğinde belediyedeki bazı isimlerle birlikte imar ve ruhsat süreçlerinin kullanılarak sistematik şekilde maddi menfaat sağlandığı öne sürüldü. Savcılık, bu yapının “çıkar amaçlı suç örgütü” niteliği taşıdığını iddia etti.