DAMGA ÖZEL HABER
İddialara göre, hakkında yargı süreci devam eden ve Türkiye dışında bulunduğu belirtilen Ali Gül’e sağlanan bu yüksek tutarlı kredi, bankacılık mevzuatı ve risk yönetimi açısından soru işaretleri doğurdu. Uzmanlar, bu tür durumlarda bankaların müşteri risk analizini derinleştirmesi ve şüpheli işlem bildirim yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Söz konusu kredinin, Albaraka Türk Katılım Bankası yönetiminde görevli isimlerden Turgut Simitcioğlu’nun da içinde bulunduğu süreçte onaylandığı ileri sürüldü. Turgut Simitcioğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan Yönetim Kurulu Başkanı olduğu İlim Yayma Vakfı’nın Başkan Vekili olduğu da bilinmekte.
Denetim ve şeffaflık soruları
330 milyon TL’lik kredi işlemiyle ilgili olarak şu sorular gündeme geldi:
Kredi hangi teminatlarla verildi?
Kredi sürecinde risk değerlendirmesi nasıl yapıldı?
İlgili işlem, denetim kurumlarına bildirildi mi?
Taraflardan açıklama bekleniyor
Konuyla ilgili olarak ne Ali Gül’den ne de Albaraka Türk yönetiminden resmi bir açıklama yapılmadı. İddiaların doğruluğu ve detayları, yapılacak açıklamalar ve olası denetim süreçleriyle netlik kazanacak.
Tutuksuz yargılama için girişimler
Öte yandan, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan yeni bir ihbar dilekçesi, dosyadaki iddiaları daha da genişlettti. İhbarcı kişi tarafından savcılığa sunulan dilekçede, firari iş insanı Ali Gül’ün yakın çevresine yönelik ağır suçlamalar yer aldı. İhbar dilekçesine göre şüphelilerin, Ali Gül’ün tutuksuz yargılanmasını sağlamak amacıyla; yargı çevreleriyle temas kurduğu, aracılar üzerinden görüşmeler yürüttüğü, maddi menfaat teklifinde bulunduğu öne sürüldü.
Şüpheli işlem sayılabilir
Bankalar, bilindiği üzere Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve MASAK kurallarına tabi. MASAK açısından: Şüpheli işlem bildirimi zorunludur. Firari bir kişiye kredi vermek otomatik olarak “şüpheli işlem” sayılabiliyor. Bu nedenle pratikte bankalar bu tür durumlarda kredi kullandırmaktan kaçınıyor.
