Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Kapalı
12°
Ara

Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

YAYINLAMA:
Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

CANKAT TETİK, KEMANI VE SESİYLE KENDİ MÜZİK DÜNYASINI KURUYOR

Kütahyalı müzisyen Cankat Tetik, konservatuvar eğitimiyle şekillenen müzik birikimini kendine özgü yorumuyla buluşturuyor. Kemanı ve sesiyle arabesk ve fantezi müziğe farklı bir yaklaşım getiren Tetik, “Kur masayı geliyorum” konseptiyle kendi müzik markasını büyütmeyi ve daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor.

Cankat Tetik’in müzik yolculuğu, ortaokul yıllarında müzik öğretmeni Birsen Erdinç’in desteğiyle başladı. Öğretmeninin kendisine duyduğu güven ve teşvik, sanat hayatının şekillenmesinde önemli bir dönüm noktası oldu. Kütahya Güzel Sanatlar Lisesinde aldığı eğitimin ardından Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yaylı Çalgılar Bölümünden mezun olan Tetik, akademik birikimini sahne deneyimiyle geliştirdi. Farklı sanatçılarla çalışma fırsatı bulan, konser ve programlarda yer alan müzisyen, çeşitli mekânlarda edindiği deneyimlerle kendi tarzını oluşturma yolunda ilerledi.

Yaklaşık bir yıldır kendi müzik markasına yoğunlaşan Tetik, sosyal medya üzerinden dinleyicileriyle güçlü bir bağ kurmaya çalışıyor. Özellikle kemanıyla çalıp söylediği arabesk eserlerle dikkat çeken müzisyen, yorumlarında şarkıların duygusunu ön plana çıkarıyor. Onun için müzik, yalnızca notaları doğru çalmak ya da sözleri seslendirmekten ibaret değil; dinleyiciye eserin hissettirdiklerini aktarabilmek anlamına geliyor.

Tetik’in üzerinde düşünerek hayata geçirdiği “Kur masayı geliyorum” konsepti de bu yaklaşımın önemli bir parçası. Dinleyicilerin benimsediği ve kendilerinden bir şeyler bulduğu bu ifade, zamanla müzisyenin kişisel markasını temsil eden bir simgeye dönüştü. Samimi iletişimi, pozitif enerjisi, karizması ve kendine has çalışma tarzıyla öne çıkan Tetik, müziği ortak bir buluşma noktası hâline getirmek istiyor.

Hayatında derin iz bırakan annesinin vefatının ardından hayallerine daha sıkı sarılan Cankat Tetik, yaşadığı kaybı müzik yolculuğundaki kararlılığını güçlendiren bir dönemeç olarak görüyor. Özgün projeleri ve çok yönlü müzik birikimiyle kendi markasını geliştirmeyi amaçlayan sanatçının en büyük hedefleri arasında Türkiye’nin tanınmış mekânlarında sahne almak, konserler vermek ve daha geniş dinleyici kitleleriyle buluşmak yer alıyor. Cankat Tetik, kemanı ve sesiyle şekillendirdiği bu yolculukta, kendi müzik dünyasını kurmak için çalışmalarını sürdürüyor.

EDA ÖZDEMİR GENÇDAL’IN RADYO VE TELEVİZYON ÇALIŞMALARI

Radyo ve televizyon dünyasının deneyimli ve sayısız ödül sahibi sunucularından Eda Özdemir Gençdal, farklı içeriklerde hazırlayıp sunduğu programlarla yayıncılık alanındaki çalışmalarını sürdürüyor.

Ülke TV ekranlarında yayınlanan “Eda Özdemir’le Dünden Bugüne” programında Türk müziğinin, Yeşilçam’ın ve sanat dünyasının birbirinden değerli isimlerini ağırladı.

Kamuran Akkor, Nur Sesi Güzel, Osman Sınav, Mahmut Cevher, Zekai Tunca, Ahmet Özhan, Mustafa Keser, Bedia Akartürk ve Göksel Arsoy gibi sanat dünyasına damga vurmuş isimlerin yanı sıra önemli senarist ve yapımcılarla da özel röportajlar gerçekleştirdi.

Sanatçıların yalnızca meslek hayatlarını değil, bilinmeyen yönlerini, unutulmaz anılarını ve sanat dünyasında bıraktıkları izleri de izleyiciyle buluşturdu.

Ödüllü “Başkanlar Konuşuyor” programında ise Türkiye’nin önde gelen il ve ilçe belediye başkanlarını konuk etti. Yerel yönetimlerin çalışmalarından şehirlerin geleceğine, yatırımlardan siyasi gündeme kadar pek çok konu programda ele alındı. Siyaset ve yerel yönetimlerin iç içe geçtiği yayınlarda belediye başkanlarıyla kapsamlı söyleşiler gerçekleştirdi.

Bir diğer ödüllü yapım olan “Dünya Değiştikçe” programında ise iş dünyasına odaklandı. Ekonomi, ticaret, sanayi, enerji, yenilenebilir enerji, gayrimenkul ve farklı sektörlerde yaşanan gelişmeleri, iş insanları ve alanında uzman konuklarla değerlendirdi.

Farklı içeriklere sahip bu üç program, Eda Özdemir’in kültür sanat, siyaset, yerel yönetimler ve ekonomi alanlarındaki televizyon yayıncılığı deneyimini ortaya koydu. Meslek hayatı boyunca hazırlayıp sunduğu programlarla sayısız ödüle layık görülen deneyimli sunucu, televizyon yayıncılığındaki çalışmalarını geniş bir yelpazeye taşıdı.

Radyo 7’de Eda’lı Saatler

Televizyon çalışmalarının yanı sıra radyo yayıncılığını da aralıksız sürdüren Eda Özdemir, halen Türkiye’nin Alışkanlığı Radyo 7’de, hafta içi her gün saat 11.00–14.00 arasında “Eda’lı Saatler” programıyla dinleyicileriyle buluşuyor.

Müziğin, sohbetin ve hayatın içinden konuların yer aldığı programında dinleyicileriyle güçlü bir iletişim kurmayı sürdüren deneyimli sunucunun Radyo 7’deki programları cumartesi ve pazar günleri de devam ediyor.

Türkiye’nin dört bir yanında ve dünyanın farklı noktalarında dinlenen Radyo 7 aracılığıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Eda Özdemir, televizyon ekranlarındaki mesleki birikimini radyo mikrofonundaki deneyimiyle buluşturmaya devam ediyor.

Yeni projeler gündemde

Radyo yayınlarını aralıksız sürdüren Eda Özdemir, televizyon dünyasından da uzaklaşmış değil. Yeni dönem için farklı program formatları ve projeler üzerine görüşmelerini sürdüren deneyimli sunucu, henüz kesinleşmiş bir çalışma bulunmadığını ancak önümüzdeki dönemde yeni projelerle yeniden ekranlarda olabileceğini ifade ediyor.

GAMZE KURT: GAZETECİLİKTEN SANATA UZANAN ÇOK YÖNLÜ BİR KARİYER

Gazeteci, televizyoncu ve ressam Gamze Kurt, yaklaşık 20 yıllık meslek hayatında yazılı basından televizyon haberciliğine, haber yönetiminden sanat çalışmalarına uzanan çok yönlü bir kariyer inşa ediyor. Mesleki deneyimi, özgün projeleri, güçlü iletişimi ve kendine özgü çalışma anlayışıyla dikkat çeken Kurt, farklı alanlardaki üretimlerini aynı kararlılıkla sürdürüyor.

Gazetecilik kariyerine 2006 yılında Sabah gazetesinde başlayan Gamze Kurt, ardından Habertürk gazetesinde görev alarak yazılı basındaki deneyimini geliştirdi. Televizyon haberciliğine geçişiyle birlikte Yeni Asır TV’de haber spikerliği, program yapımcılığı ve sunuculuk yaptı. Daha sonra Ben TV’de Haber Müdürü olarak görev alan Kurt, ekran önündeki çalışmalarının yanı sıra haber yönetimi alanında da sorumluluk üstlendi.

Halen Egemax TV’de Yurt Haberler Müdürü olarak görev yapan Gamze Kurt, aynı zamanda “Gamze Kurt ile Gündem Ege” programının yapımcılığını ve sunuculuğunu yürütüyor. Siyaset, ekonomi, yerel yönetimler ve toplumsal meseleleri gündemine alan programında siyasilerden akademisyenlere, gazetecilerden sivil toplum temsilcilerine kadar farklı alanlardan konukları ağırlıyor. Farklı görüşlere yer veren, sorgulayan ve gündemin öne çıkan konularını değerlendiren habercilik yaklaşımıyla kamuoyunun bilgilendirilmesine katkı sunuyor.

Kurt’un mesleki kimliğini tamamlayan bir diğer alan ise resim sanatı. Özellikle duvar resimleri ve özgün çalışmalarıyla sanatsal üretimlerini sürdüren Kurt, insan hikâyelerini ve toplumsal yaşamı farklı bir anlatım diliyle ifade etmeye önem veriyor. Gazetecilikte gözlemlediği yaşamın içinden kesitler, sanat alanındaki üretimlerine de farklı bir bakış açısı kazandırıyor.

Etkili konuşma, diksiyon ve iletişim alanlarındaki bilgi ve deneyimini seminerler aracılığıyla gençlerle paylaşan Kurt, mesleki birikimini yeni kuşaklara aktarmayı da önemsiyor.

Özgün projeleri, vizyonu, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve kendine özgü çalışma tarzıyla öne çıkan Gamze Kurt, gazetecilik ve sanatı bir araya getiren üretken kimliğiyle dikkat çekiyor. Mesleki donanımını estetik duyarlılığıyla buluşturan Kurt, deneyimi, enerjisi ve kendine has ışıltısıyla hem ekranlarda hem de sanat alanında çalışmalarına devam ediyor.

BİR SESİN PEŞİNDEN BAŞLAYAN OYUNCULUK YOLCULUĞU: SALİHA YAŞAR

Çorum’da dünyaya gelen, 12 yaşından itibaren İstanbul’da büyüyen Saliha Yaşar’ın oyunculuk serüveni, izlediği bir dizide duyduğu sesin peşine düşmesiyle başladı. Muhasebe mesleğini sürdürürken karşılaştığı bu ses, zamanla hayatının yönünü değiştiren bir tutkuya dönüştü. Bugün yaklaşık 150 projede yer alan Yaşar, altı yıldır yalnızca oyunculuk yaparak kariyerini bu alanda ilerletiyor.

Yaşar’ın sanat yolculuğundaki ilk kıvılcım, La Casa de Papel dizisinde Profesör karakterini seslendiren dublaj sanatçısı Murat Şen’in sesini duymasıyla ortaya çıktı. Bu sesi araştırırken Şen’e ulaşan Yaşar, eğitim alabileceğini öğrenince oyunculuk ve seslendirme dünyasına adım atma fikrini değerlendirmeye başladı. Başlangıçta çekingen davransa da kendisini geliştirmek ve farklı insanlarla tanışmak amacıyla Başkent İletişim Akademisi’ne kaydoldu.

Burada önce diksiyon, ardından dublaj eğitimi aldı. Eğitim sürecinde tanıştığı Murat Sarı’nın yönlendirmesiyle oyunculuk alanında da ilerlemeye karar verdi. Dublajda daha başarılı olabilmesi için oyunculuk eğitiminin önemini vurgulayan Sarı’nın tavsiyesi üzerine temel oyunculuk eğitimine başlayan Yaşar, daha sonra profesyonel sinema, sahne ve kamera önü eğitimleri aldı. Başkent İletişim Akademisi, onun için yalnızca bir eğitim kurumu değil, kendisini keşfettiği ve mesleki hedeflerini şekillendirdiği ikinci bir yuva oldu. Mesleğinde Usta isimlerden eğitimler aldı. 

Eğitimine devam ederken tiyatro sahnesinde deneyim kazanan Yaşar, ardından dizi setlerinde yer almaya başladı. Başlangıçta kısa sahnelerle ilerleyen oyunculuk kariyeri, zamanla daha kapsamlı rollerle gelişti. Adım Farah, Gaddar, Kızılcık Şerbeti, Fetihler Sultanı, Aziz Mahmut Hüdayi, Sevdiğim Sensin ve Gassal gibi yapımlarda rol alan Yaşar, sinema alanında da Gen 2, Assaf 3 ve Öldür Beni projelerinde yer aldı. Trendyol, Coca-Cola, Migros ve Turkcell gibi markaların reklam çalışmalarında da kamera karşısına geçti.

Oyunculuk uğruna muhasebe mesleğinden istifa eden Yaşar, bugün hayatını tamamen sanatına adıyor. Eğitim sürecinde hayal olarak gördüğü birçok hedefini gerçekleştiren oyuncunun en büyük arzusu ise dünyaca tanınan bir isim olmak. Başarıya giden yolda yaşadığı zorlukları unutmayan Yaşar, ileride kendi gibi oyunculuğa gönül verenlere destek olmayı da hedefleri arasında tutuyor.

Kendine özgü çalışma anlayışı, iletişim becerisi ve pozitif enerjisiyle mesleki yolculuğunu sürdüren Saliha Yaşar için oyunculuk, yalnızca bir iş değil, uğruna konfor alanından vazgeçtiği bir yaşam tercihi. Şimdi bütün çabasını, hayallerini daha ileriye taşımak ve adından uluslararası ölçekte söz ettirmek için harcıyor.

SEDA KARASU, ULUSLARARASI TİCARETTEKİ DENEYİMİNİ İNSAN ODAKLI YENİ BİR YOLCULUĞA TAŞIYOR

Seda Karasu, yaklaşık 19 yıllık kurumsal iş deneyimi, çok yönlü mesleki birikimi ve insanı anlamaya yönelik ilgisiyle kariyerinde yeni bir döneme adım atıyor. Uluslararası ticaret, dış ticaret, lojistik, üretim ve yatırım projelerinde edindiği deneyimleri bugün sosyoloji eğitimi ve yaşam koçluğu çalışmalarıyla birleştiren Karasu, kendine özgü yaklaşımı ve güçlü iletişimiyle dikkat çekiyor.

12 Aralık 1981'de Sivas'ta dünyaya gelen Seda Karasu, üniversite eğitimine Bilkent Üniversitesinde muhasebe alanında başladı. Bir süre sigorta sektöründe çalıştıktan sonra Sivas'ta eksantrik kam milleri üreten ihracatçı bir şirkette görev aldı. Pazarlama asistanı olarak başladığı kariyerinde satıştan ithalat ve ihracata, gümrük işlemlerinden uluslararası lojistiğe kadar geniş bir sorumluluk alanında deneyim kazandı.

Caterpillar, Cummins-Scania, Woodward, Peugeot Citroën, Dacia ve Nissan gibi uluslararası markalarla bağlantılı operasyonlarda görev alan Karasu, farklı ülkelerden sanayi makinelerinin, üretim hatlarının ve ham maddelerin Türkiye'ye getirilmesi süreçlerinde aktif rol üstlendi. İsveç'ten döküm pres hattı, Macaristan'daki Mercedes ve Audi tesislerinden üretim makineleri ve Çin'den nitril eldiven üretim tesisi ekipmanlarının ithalatı, kariyerinin öne çıkan projeleri arasında yer aldı. Karmaşık nakliye organizasyonları, gümrük mevzuatı ve tedarik süreçlerinde edindiği deneyim, problem çözme ve kriz yönetimi becerilerini geliştirdi.

Çalıştığı şirketin Sivas'ta Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) belgesi alan ilk firma olması sürecinde de görev alan Karasu, fuar organizasyonları, stok yönetimi ve ihracat destekleri gibi farklı alanlarda sorumluluk üstlendi.

Bugün İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde öğrenimini sürdüren Karasu, Aret Vartanyan'dan aldığı yaşam koçluğu ve master eğitimleriyle kendisini farklı bir alanda geliştirmeye devam ediyor. Üniversite onaylı sertifikalara sahip olan Karasu, insanların kendilerini tanımalarına, potansiyellerini fark etmelerine ve yaşamlarına farklı açılardan bakabilmelerine katkı sunmayı amaçlıyor.

Çok yönlü birikimi, özgün yaklaşımı, vizyonu, pozitif enerjisi ve kendine özgü çalışma tarzıyla öne çıkan Seda Karasu, geçmişin profesyonel deneyimini bugünün insan odaklı hedefleriyle buluşturuyor. Onun yeni kariyer yolculuğunun merkezinde, görünenin ötesini anlamaya ve bireylerin kendi içsel güçlerini keşfetmelerine eşlik etmeye yönelik bir anlayış bulunuyor.

SEDAT TAPŞIK, FARKLI MUTFAK KÜLTÜRLERİNİ ÖZGÜN LEZZETLERLE BULUŞTURUYOR

Mutfak sektörüne 14 yaşında adım atan Sedat Tapşık, yaklaşık dokuz yıllık mesleki deneyimiyle Türk mutfağından dünya mutfağına, Uzak Doğu lezzetlerinden modern gastronomi uygulamalarına uzanan çok yönlü bir birikime sahip. Farklı mutfak kültürlerini yaratıcı bir bakış açısıyla ele alan Tapşık, geleneksel lezzetleri modern dokunuşlarla bir araya getirerek kendine özgü bir mutfak anlayışı geliştiriyor.

Mesleki yolculuğuna genç yaşlarda başlayan Sedat Tapşık, mutfağı yalnızca yemek hazırlanan bir alan olarak değil, aynı zamanda yaratıcılığın, disiplinin ve estetik anlayışın buluştuğu bir çalışma alanı olarak değerlendiriyor. Türk mutfağının köklü mirasını dünya mutfaklarının farklı teknikleriyle birleştirmeye önem veren Tapşık, özellikle özgün lezzet tasarımı ve dengeli tabak sunumları üzerine yoğunlaşıyor.

Menü geliştirme, ürün seçimi, mutfak organizasyonu ve gastronomik sunum konularındaki yetkinlikleri, mesleki yaklaşımının temel unsurları arasında yer alıyor. Malzemelerin doğru kullanımı, lezzetlerin birbiriyle uyumu ve sunumun görsel bütünlüğü, çalışmalarında öne çıkan başlıkları oluşturuyor. Geleneksel pişirme tekniklerini çağdaş uygulamalarla harmanlayan Tapşık, her tabağın kendine özgü bir karakter taşımasına önem veriyor.

Farklı mutfak kültürlerine duyduğu ilgi, onun çalışma alanını genişletirken yeni tatlar ve farklı sunum biçimleri üzerine düşünmesini de sağlıyor. Uzak Doğu mutfağının kendine has teknikleriyle dünya mutfağının çeşitliliğini Türk mutfağının zenginliğiyle buluşturmak, bu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturuyor.

Mesleki bilgi birikiminin yanı sıra iletişim gücü, pozitif enerjisi ve kendine özgü çalışma tarzıyla da dikkat çeken Sedat Tapşık, mutfaktaki üretim sürecini ekip çalışması ve organizasyon becerileriyle destekliyor. Özgün projelere açık vizyonu ve yenilikçi düşünce yapısı, gastronomi alanındaki yaklaşımını şekillendiren özellikler arasında bulunuyor.

Sedat Tapşık, edindiği deneyimi yeni fikirlerle birleştirerek gastronomi alanında kendine özgü bir çizgi oluşturmayı hedefliyor. Farklı kültürlerden beslenen, lezzet kadar sunuma da önem veren mutfak anlayışıyla çalışmalarını sürdüren Tapşık, mesleki birikimini özgün tatlara ve yaratıcı gastronomi uygulamalarına dönüştürmeye odaklanıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *