Imamoğlu’nun konuşması
“Ben öyle saray köşklerde doğmadım. Doğduğu yeri utananlardan da değilim yani. Ben aynı anda hem Kasımpaşalıyım, hem Rizeliyim, hem Trabzonluyum, hem Diyarbakırlıyım, hem Edirneliyim, her yerliyim. Çünkü biliyorum, benim gibi bu yurdun her tarafında aynı insanlar var.
Siyaset için ona saldır, buna saldır… Beni ben yapan ailem. Onlar bana terbiye ve değerleri aktardılar.
Tabii ki okula gittim. Ana gibi bir öğretmenim vardı benim, ana gibi. Allah rahmet eylesin, öldüğünü Büyükşehir Belediye Başkanı olduğumda öğrendim. Yıllarca aradım, bulamamıştım. Gümüşhane’de. Köyüne gittim Gümüşhane’de. Dua ettim mezarında.
Annem ne gibiydi? Evet, öğretmenlerimden öğrendim. Atatürk’ü, cumhuriyeti, devleti, milleti, sevgiyi, şefkati öğretmenlerimden de öğrendim.
Çünkü benim babam, tek başına iktidar ANAP döneminde Trabzon başkanıydı. Ama devletin önünde ben o insanın hep önünü ilikleyip takip ettiğini gördüm. Böyle saygıyla valisinin karşısında, kaymakamının karşısında, devlete saygılı bir siyasetçi… Siyaseti 40 yaşında bıraktı, 1980 yılında. Ben öyle öğrendim, öyle gördüm yani.
Böyle valiyi karşılayıp valinin önüne geçen il başkanı görmedim yani. Valiyi tanımayan, ‘Buranın kralı benim’ falan diyen partili, partizan tipler görmedim ben. Babam öyle büyüttü beni. O tür tipleri de iyi tanırım yani. Onlara da karşıyım. Partizanlığın düşmanıyım ben. Ben bunları öğrendim.
Çocuklarımdan ise her gün bir şey öğreniyorum. Her gün. Dirençlerini, dayanma güçlerini… Aile bu ya!
Ne Aile Yılı ya? Böyle mi Aile Yılı olur?
Yabancılar… Bütün aileleri çok seviyorum. Tabii ki kendi ailemi sevdiğim için bütün aileleri çok seviyorum. Bütün ailelere saygı duymayı çok seviyorum.
Girdiğim hiçbir evde farklı bir gözle bana bakan olmadı. Her türlü eve girdim. Her türlü sokağa, her türlü mahalleye girdim. Van’dan Edirne’ye, İzmir’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Hatay’a, Gaziantep’ten Maraş’a, Kayseri’den Yozgat’a gitmediğim şehir yok. Kastamonu’dan Sinop’a…
Büyük bir sevgiyle, şefkatle karşılaştım. Anaların duası bana yeter yani.
Böyle bir şey olur mu ya? Birbirine ‘Yala’ dese koridorları yalayacak. Böyle bir anlayış olur mu ya? Bunun için her şey yapılır mı ya? Aile yakılır mı ya?
Benim ağzımdan 17 yıldır siyaset yapıyorum, 17 yıldır… Bir tek kayıt bulsunlar, her şeyden vazgeçeceğim. Birinin ailesine, birinin haysiyetine, birinin hakkında bir iftirayı…”