Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar
Fotoroman tadında 'Enkaz'
Gazetecilikten şiire, şiirden müziğe uzanan yolculuğunu sürdüren Selhan Özdemir, “Enkaz” ile nostaljik fotoroman kültürünü yapay zekâ teknolojisiyle buluşturuyor
Sözü ve müziği ünlü sanatçı, şair, programcı ve FISILTI Haberleri İstanbul Temsilcisi Selhan Özdemir’e ait “Enkaz”, fotoroman tadındaki klibiyle çok konuşulmaya hazırlanıyor. Senelerce Hürriyet Gazetesi’nde yazılar yazan, haberlere ve manşetlere imza atan Özdemir, şu sıralar Türkiye’nin önde gelen gazetelerinden FISILTI Haberleri’nde özel haberleriyle okurlarıyla buluşuyor. Gazeteciliğinin yanı sıra şiirlerini bestelemeye başlayan Özdemir, üç şiirini ünlü aranjör Mustafa Budan’ın yönetiminde müzikseverlerle buluşturuyor. Sanatçı şimdi de şiir kitabında yer alan “Enkaz” şiirine yapay zekâ destekli bir klip hazırlıyor. Projede TİGAD Sakarya Temsilcisi ve duayen gazeteci ağabeyi Sabahattin Birinci’nin senaryosu üzerinden fikir birliği içinde çalışılıyor. “Modaya ben de uydum” diyen Özdemir, klibin senaristliğini de kendisinin üstlendiğini ifade ediyor.
Gazete sayfalarından ekranlara
Türkiye’de 1950’li yıllarda gazetelerde fotoğrafların üzerine film tadında konuşmalar eklenmesiyle hayatımıza giren fotoromanlar, 1960 ve 1970’li yıllarda kadın dergileri ve gazete eklerinin sevilen içerikleri arasında yer aldı. 1985 yılında Hürriyet Gazetesi’nin fotoroman eki bile okuyucularla buluştu. Türkiye’nin ilk fotoroman yıldızlarından biri Öztürk Serengil olurken, Ediz Hun ve Türkan Şoray gibi dönemin önemli yıldızları da fotoromanlarda yer aldı. Dünyada ise fotoroman, özellikle 1940’lı yıllarda İtalya ve Fransa’da büyük ilgi gördü. Selhan Özdemir, işte bu nostaljik kültürü “Enkaz” klibine taşıyor. Gazete sayfalarını andıran kareler, film tadındaki konuşmalar ve fotoğraf üzerinden ilerleyen hikâyeyle klip, adeta geçmişin fotoromanlarını günümüz teknolojisiyle yeniden yaşatacak. Klipte aldatılan ve yaşadığı büyük hayal kırıklığının ardından önce adeta bir enkaza dönüşen köy güzeli karakterinin, yaşadığı olaydan güçlenerek çıkması anlatılıyor. Her klibinde izleyiciye bir mesaj vermeyi amaçlayan Özdemir, bu kez “Acılar güçlendirir” diyor.
Güzelliğe dokunan bir hikaye
Güzellik ve bakım sektöründe kendine özgü tarzı, enerjisi ve profesyonelliğiyle öne çıkan Emine Açıcıer, yıllar içinde edindiği tecrübe ve birikimiyle adından söz ettiren isimler arasında yer alıyor. Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı Yenipınar Mahallesi’nde başlayan hayat yolculuğu, İstanbul’da şekillenen bir başarı hikâyesine dönüşüyor
1994 yılında dünyaya gelen Açıcıer, henüz küçük yaşlarda İstanbul’a taşınarak hayatında yeni bir sayfa açtı. Bu değişim, onun karakterinin oluşmasında ve hayallerinin büyümesinde önemli bir rol oynadı. Ailesinin desteğiyle her zaman güçlü adımlar atan Açıcıer, meslek seçiminde de bu desteği arkasında hissederek ilerledi. Güzellik sektörüne olan ilgisi genç yaşlarda kendini gösterdi. 2011 yılında katıldığı kuaförlük kursu, onun hayatındaki dönüm noktalarından biri oldu. Öğretmeni Reyhan Şanlı’nın yeteneğini fark edip yönlendirmesiyle mesleğe bakışı derinleşti ve bu alanda ilerlemeye karar verdi. Bu motivasyonla eğitimlerine hız kesmeden devam eden Açıcıer, Bağcılar Yüzyıl MASSİT Meslek Edindirme Merkezi’nde kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgelerini alarak mesleki donanımını güçlendirdi. 2012 yılından itibaren aktif olarak sektörde yer almaya başlayan Açıcıer, farklı kuaförlerde çalışarak deneyim kazandı. 2014 yılında İstanbul Medya Akademisi’nde saç ve makyaj alanında yayın öncesi hazırlık süreçlerinde görev alması ise kariyerinde önemli bir sıçrama yarattı. Burada tanıştığı Gülnur Yılmaz’ın katkılarıyla mesleki vizyonunu daha da geliştirdi. Yaklaşık 10 yıldır Kanal 7 bünyesinde profesyonel olarak hizmet veren Açıcıer, televizyon dünyasında edindiği deneyimi sahaya da taşıyor. Özellikle gelin saçı ve makyajı alanında yaptığı çalışmalarla, insanların en özel günlerine dokunarak onların mutluluğuna ortak oluyor. Açıcıer’in mesleki yaklaşımının merkezinde ise insan odaklı bir anlayış yer alıyor. Ona göre her yüz, kendine özgü bir hikâye taşıyor ve önemli olan bu hikâyeye en uygun dokunuşu yapabilmek. Danışanlarının aynaya baktıklarında kendilerini mutlu hissetmesi, onun için en büyük başarı ölçütü. Neşeli, enerjik ve samimi kişiliğini işine de yansıtan Açıcıer, yenilikleri yakından takip ederek kendini sürekli geliştirmeye özen gösteriyor.
Vazgeçilmezler arasında
Yeni ürünler denemek, farklı tarzlar keşfetmek ve mesleki sınırlarını genişletmek onun vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sanata olan ilgisi de dikkat çeken Açıcıer, boş zamanlarında kitap okuyup resim yaparak ve müzik dinleyerek kendini besliyor. Bu yönü, onun mesleğine kattığı estetik bakış açısında da kendini gösteriyor. 2024 yılında kurduğu “eminecek.makeup” platformu ile çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştıran Açıcıer, dijital dünyada da güçlü bir varlık oluşturmayı sürdürüyor. Kendi tarzını yansıttığı bu platform, onun yaratıcılığının ve vizyonunun bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Emine Açıcıer için bu meslek sadece bir iş değil; tutkuyla bağlı olduğu, insanlara dokunduğu ve kendini en iyi ifade ettiği bir yaşam biçimi. Yetenekleri, özgün projeleri, güçlü iletişimi ve pozitif enerjisiyle sektörde fark yaratan Açıcıer, yükselişini sürdürmeye devam ediyor.
Sanatın kalbinden yükseliyor
1987 yılında Elazığ’da dünyaya gelen Emrah Güllü, müziğe olan tutkusunu küçük yaşlarda keşfederek hayatının merkezine yerleştiren isimlerden biri
Sanatçının geniş kitleler tarafından tanınması ise 2014-2015 sezonunda katıldığı O Ses Türkiye ile oldu. Yarışmada finale kadar yükselerek dikkatleri üzerine çeken Güllü, bu başarının ardından müzik kariyerine daha güçlü bir şekilde devam etme kararı aldı. Akademik kimliğiyle de öne çıkan Emrah Güllü, Fırat Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda akademisyen olarak görev alırken, sanatın eğitici yönünü de aktif biçimde sürdürdü. 30 Ekim 2015 tarihinde kurduğu “Emrah Güllü Müzik ve Sanat Evi” ile birçok öğrenci yetiştiren sanatçı, genç yeteneklerin konservatuvarlara kazandırılmasında önemli bir rol üstlendi. Türkiye’nin farklı şehirlerinde verdiği konserlerle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Güllü, sahne performansları ve organizasyon çalışmalarıyla da adından söz ettirdi. Sanat yolculuğunu ekranlara da taşıyan başarılı isim, Kanal 23 ekranlarında uzun yıllar “Kaleden Kalbe” programının yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendi. Günümüzde ise “Emrah Güllü ile Akustik Şarkılar” programıyla izleyiciyle buluşmaya devam ediyor.
Müzik hayatımın kendisi
Müzik öğretmenliği ve danışmanlık gibi pek çok alanda aktif rol alan Emrah Güllü, çok yönlü sanatçı kimliğiyle dikkat çekiyor. Kendine özgü çalışma tarzı, üretkenliği ve sahnedeki güçlü enerjisiyle öne çıkan Güllü, müziğe olan bağlılığını şu sözlerle ifade ediyor: “Müzik, hayatımın ta kendisi.” Evli ve üç çocuk babası olan sanatçı, hem aile hayatını hem de sanat yolculuğunu dengeli bir şekilde sürdürerek, üretmeye ve ilham vermeye devam ediyor. Güçlü iletişimi, vizyonu ve pozitif enerjisiyle Emrah Güllü, Türk müzik dünyasında iz bırakmaya kararlı bir isim olarak yoluna emin adımlarla ilerliyor.
Ekranların yükselen yıldızı
Televizyon dünyasının yükselen isimlerinden Hasret Deniz Öztop, çok yönlü kariyeri ve enerjik ekran duruşuyla dikkat çekmeye devam ediyor. İzleyicilerle buluştuğu Ondan Sonra programında, usta isim Yalçın Dümer ile birlikte her sabah gündemin ritmini belirleyen Öztop; sağlıktan astrolojiye, mutfaktan modaya uzanan geniş içerik yelpazesiyle izleyiciye dopdolu bir yayın sunuyor
Medya yolculuğuna Türkmeneli TV ekranlarında başlayan Öztop, sabah kuşağı programlarında sergilediği doğallık ve samimi sunumuyla kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. Kamera karşısındaki bu güçlü başlangıç, onun sektörde sağlam adımlarla ilerlemesinin kapısını araladı. Geçmişte İzmir Son Dakika TV bünyesinde muhabirlik, editörlük ve içerik üreticiliği görevlerini üstlenen Öztop, bugün kariyerini Egemax TV ekranlarında başarıyla sürdürüyor. Güncel gelişmeleri izleyiciye ulaştırırken, dijital platformlara uygun dinamik içerikler üretmesiyle de çağın gerekliliklerine uyum sağlıyor. Ekran öncesinde sahne deneyimleri ve çeşitli projelerde yer alarak kendini geliştiren Öztop, kısa film ve reklam çalışmalarıyla da kamera önü tecrübesini pekiştirdi. Farklı alanlarda edindiği bu birikim, onun anlatım gücünü ve ekran hâkimiyetini daha da güçlendirdi.
Emin adımlarla ilerliyor
Sadece medya ile sınırlı kalmayan kariyerinde girişimcilik yönüyle de öne çıkan Hasret Deniz Öztop, geçmişte tekstil sektöründe kurduğu marka ile üretim ve tasarım süreçlerinde aktif rol üstlendi. Moda vizyonunu ekranla birleştiren bu yaklaşım, onu klasik bir ekran yüzünden öteye taşıyarak ilham veren bir kadın figürü haline getiriyor. Eğitim hayatında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olan ve Bakırçay Üniversitesi bünyesinde yüksek lisans eğitimine devam eden Öztop; spikerlik, sunuculuk ve oyunculuk eğitimleriyle de kendini sürekli geliştirmeyi sürdürüyor.
Güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve çok yönlü üretim gücüyle Hasret Deniz Öztop, yalnızca bugünün değil, geleceğin de dikkat çeken medya yüzlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Başarılı muhabir Vuslat Ay
1993 doğumlu Vuslat Ay, 22 Mart 2024 itibarıyla Kanal D Haber bünyesinde görev alarak mesleğinde ikinci yılını doldurdu. Asayiş haberlerine ağırlık veren başarılı gazeteci, özellikle Ankara’nın karanlık yüzünü ortaya çıkaran dosyalarıyla öne çıkıyor
Mesleğe spor muhabiri olarak Sabah Gazetesi’nde adım atan Ay, sahadaki reflekslerini ve hızlı karar alma yetisini bu dönemde geliştirdi. TRT Spor’da yaptığı staj ise televizyon haberciliğinin dinamiklerini yakından tanımasına olanak sağladı. Spor kökenli bir isim olan Ay, Besyo mezunu ve aynı zamanda antrenörlük geçmişine sahip. 10 yıl boyunca futbol hakemliği yapması, ona disiplin, dikkat ve kriz anlarında soğukkanlı kalabilme becerisi kazandırdı. Üniversite eğitimini Çorum’da tamamlayan Vuslat Ay, burada yalnızca akademik değil, sosyal anlamda da aktif bir profil çizdi. Üniversite organizasyonlarında ve özellikle bahar şenliklerinde sunuculuk yaparak sahne deneyimi kazandı. Bu süreç, onun kamera karşısındaki güçlü duruşunun temel taşlarından biri oldu.
Bugün Ankara’da cinayet dosyalarından çete operasyonlarına, şiddet vakalarından toplumsal olaylara kadar geniş bir yelpazede haberler hazırlayan Ay, yalnızca olayları aktarmakla kalmıyor; aynı zamanda etik sınırları da sorgulayan bir habercilik anlayışı benimsiyor. “Her görüntü paylaşılmalı mı?” sorusunu kendine sormaktan çekinmeyen Ay, vicdanı ve meslek etiğini ön planda tutan yaklaşımıyla farklılaşıyor. Kendine özgü çalışma tarzı, güçlü iletişimi ve sahadaki enerjisiyle dikkat çeken Vuslat Ay; çok yönlü birikimi, vizyonu ve doğal ışıltısıyla habercilik dünyasında adından söz ettirmeye devam ediyor. Başkent’in nabzını tutarken, izleyiciye yalnızca haber değil, aynı zamanda bir bakış açısı sunuyor.