Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
24°
Ara

İnsanlık tarihinden sanayi devrimine uzanan stratejik güç 

YAYINLAMA:
İnsanlık tarihinden sanayi devrimine uzanan stratejik güç 

Çok kıymetli Damga Gazetesi okuyucuları, Stratejik Madenlere yönelik yazdığım yazılarımda altın, gümüş ve bakırı ele aldım. Bu yazımızda ise insanlık tarihinin gelişiminde en büyük paya sahip madenlerden biri olan demiri değerlendirmek istiyorum. İnsan yaşamının gelişim evleri incelendiğinde medeni yaşama ilişkin ilerlemenin  yaşamın ilk binlerce yıl evrelerinde çok yavaş sonrasında ise insanoğlunun keşiflere imza attıkça ilerlemenin hızla kaydedildiği görülmektedir. Yazılarıma konu olan : Eğer altın zenginliği, gümüş ticareti, bakır ise teknolojik gelişimi temsil ediyorsa; demir de medeniyetlerin inşasını temsil etmektedir. Bugün yaşadığımız şehirlerden kullandığımız araçlara, köprülerden fabrikalara, limanlardan demiryollarına kadar modern dünyanın neredeyse tamamı demir ve çelik üzerine kurulmuştur. Bu nedenle demir yalnızca bir maden değil; uygarlığın temel yapı taşıdır.

Demirin keşfi ve demir çağı
Demir, insanlık tarafından binlerce yıldır bilinmesine rağmen yaygın olarak kullanılmaya başlanması yaklaşık MÖ 1200 yıllarına dayanmaktadır. Tarihçiler bu dönemi “Demir Çağı” olarak adlandırmaktadır. İnsanlık demiri işlemeyi öğrendiğinde daha dayanıklı tarım aletleri, silahlar ve yapı malzemeleri üretmeye başlamıştır. Bu gelişme yalnızca teknolojik ilerlemeyi değil, ekonomik ve sosyal dönüşümü de beraberinde getirmiştir. Demir sayesinde tarımsal üretim artmış, şehirler büyümüş, ticaret gelişmiş ve devletler güçlenmiştir. Birçok tarihçi Demir Çağı’nı insanlık tarihinin en önemli kırılma noktalarından biri olarak değerlendirmektedir.


İmparatorlukların yükselişinde demirin rolü
Hititlerden Romalılara, Selçuklulardan Osmanlı Devleti’ne kadar birçok büyük medeniyet demirin gücünden yararlanmıştır. Anadolu’da yaşayan Hititler demiri işleyen ilk uygarlıklar arasında gösterilmektedir. Demirden üretilen silahlar ve ekipmanlar, dönemin güç dengelerini değiştirmiştir.
Tarih boyunca askeri üstünlük sağlayan devletlerin önemli bir kısmı demir üretiminde ve işlenmesinde öne çıkan devletler olmuştur. Bu nedenle demir yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve askeri bir güç unsuru olarak değerlendirilmiştir.

Sanayi Devriminin temel taşı
18. ve 19. yüzyıllarda gerçekleşen Sanayi Devrimi’nin arkasındaki en önemli güçlerden biri demirdir. Buharlı makineler, demiryolları, fabrikalar, köprüler ve gemiler büyük ölçüde demir kullanılarak üretilmiştir. Daha sonra çelik üretim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte demirin önemi daha da artmıştır. Bugün dünyanın ekonomik gelişmişlik seviyesi ile kişi başına çelik tüketimi arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Bir ülkenin sanayisi geliştikçe demir ve çelik ihtiyacı da artmaktadır.

Modern dünyanın görünmeyen omurgası
Demir günümüzde; İnşaat sektöründe, Çelik üretiminde,
Otomotiv sanayiinde,
Savunma sanayiinde,
Demiryolu sistemlerinde,
Gemi sanayiinde,
Makine üretiminde,
Enerji tesislerinde,
Altyapı projelerinde,
ve Uzay ve havacılık sanayiinde
yaygın olarak kullanılmaktadır.

Dünyada üretilen metaller içerisinde miktar olarak en fazla kullanılan metal demirdir. Bugün kullandığımız otomobillerden gökdelenlere, köprülerden fabrikalara kadar modern yaşamın temelinde demir ve çelik bulunmaktadır.

Dünyada demir rezervleri ve üretimi
Dünya demir cevheri üretiminde öne çıkan ülkeler; Avustralya, Brezilya, Çin, Hindistan, Rusya, Güney Afrika, Kanada olarak sıralanmaktadır. Özellikle Avustralya ve Brezilya dünya demir cevheri ihracatında lider konumdadır. Çin ise dünyanın en büyük çelik üreticisi ve tüketicisidir. Bu nedenle demir, küresel ekonominin temel hammaddelerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Türkiye’nin demir potansiyeli
Türkiye önemli demir cevheri kaynaklarına sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Başlıca demir yataklarımız; Sivas, Malatya, Kayseri, Bingöl, Balıkesir, Adana ve Hatay bölgelerinde bulunmaktadır. Ülkemiz aynı zamanda güçlü bir demir-çelik sanayi altyapısına sahiptir. Karabük Demir Çelik Fabrikası, Ereğli Demir Çelik ve İskenderun Demir Çelik tesisleri Türkiye sanayisinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Ancak gelecekte hedef yalnızca demir cevheri üretmek olmamalıdır. Asıl hedef; Yüksek kaliteli çelik üretmek, Savunma sanayiini desteklemek, Makine sanayiini geliştirmek, Otomotiv sektörünü güçlendirmek, Katma değeri yüksek ürünler üretmek ve İhracat kapasitesini artırmak
olmalıdır.

Yapısal reform, sanayi ve üretim
Gelişmiş ülkeler doğal kaynakları sayesinde değil, bu kaynakları teknolojiye dönüştürebildikleri için güçlüdür. Demir cevherine sahip olmak önemlidir ancak asıl değer; bu cevheri yüksek teknolojili ürünlere dönüştürebilmektedir. Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için eğitim, bilim, teknoloji, sanayi ve üretim odaklı politikaları kararlılıkla sürdürmesi gerekmektedir. Ulusal güvenlik, enerji, teknoloji ve sanayi alanlarında 100 yıllık planlamalar yapabilecek güçlü strateji kurumlarının oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Bilgi, tecrübe, ehliyet ve liyakat esaslı kadro yapılanması ile desteklenen üretim ekonomisi anlayışı ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacaktır.

Sonuç; Demir yalnızca bir maden değildir. O; şehirleri ayakta tutan, sanayiyi besleyen, ekonomileri büyüten ve medeniyetleri şekillendiren stratejik bir kaynaktır. İnsanlık tarihinin gelişiminde oynadığı rol düşünüldüğünde demir, geçmişte olduğu gibi gelecekte de önemini koruyacaktır. 21. yüzyılın güçlü devletleri yalnızca doğal kaynak sahibi olanlar değil; sahip oldukları kaynakları teknolojiye, sanayiye ve yüksek katma değerli üretime dönüştürebilen devletler olacaktır. Demir geçmişin olduğu kadar geleceğin de kalkınma hikâyesinde önemli bir yer tutmaya devam edecektir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *