Yardım teknesine savaş gemisi
Dün gece son dakika olarak gelen haber, sadece Gazze’yi değil, insanlığın vicdanını da bir kez daha gündeme taşıdı. Gazze’ye yardım götüren Global Sumud Filosu’nun Girit açıklarında, İsrail’e ait olduğu belirtilen savaş gemileri ve dronlar tarafından abluka altına alındığı aktarıldı. Anadolu Ajansı, İsrail basınına dayandırdığı haberinde müdahalenin uluslararası sularda başladığını duyurdu.
Hatırlayın… Gazze’de açlık o kadar derinleşmişti ki çocukların küçücük elleriyle yerden un toplamaya çalıştığı görüntüler dünya ajanslarına yansımıştı. İşte o çocuklara yardım götürmek için yola çıkan filo, savaş gemileriyle karşılandı.
Gazeteci Ersin Çelik’in bir televizyon kanalında aktardığı bilgilere göre filo, İtalya’dan Girit’e doğru ilerliyordu. Yunanistan kara sularına yaklaşık 54 mil kala abluka altına alındı. Çelik, 39 farklı ülkeden 345 katılımcının yer aldığı filonun tamamının 5 Mayıs’ta toplu halde hareket etmeye hazırlandığını söyledi. İsrail ise bu filonun büyümesini istemedi. Bu kez müdahaleyi daha erken yaptı.
Çünkü mesele sadece birkaç tekne meselesi değildi. Bu filo büyüdükçe Gazze’ye uzanan yardım eli de büyüyecekti. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen insanların aynı amaçla denize açılması, İsrail’in yıllardır sürdürdüğü ablukayı sadece denizde değil, kamuoyu önünde de tartışmaya açacaktı.
Gazze’ye giden teknelerde belki biraz un, biraz ilaç, biraz çocuk maması vardı. Ama asıl yükleri insanlığın hâlâ yaşayıp yaşamadığına dair son kırıntılardı. Girit açıklarında yardım filosunun karşısına savaş gemileri çıktı. Dronlar, lazerler, işaret fişekleri… Bir tarafta yardım taşıyan siviller, diğer tarafta askerî güç. Fotoğraf aslında bu kadar net: Güç, vicdanın önünü kesiyor.
İnsanlığın vicdanına abluka
Ben bu yazıyı yazdığım saatlerde İsrail basını bir geminin ele geçirildiğini ileri sürdü. Bu bilgi teyide muhtaçtı. Ama teyide muhtaç olmayan bir gerçek var: Gazze’ye yardım götüren siviller, savaş düzeniyle durdurulmak isteniyor.
Üstelik açık denizde yardım filosunun önüne savaş gemisi çıkarmakla da yetinilmedi. Greenpeace’in aktardığına göre İsrail Donanması’ndan geldiği belirtilen telsiz uyarısının ardından filonun iletişim kanallarında karartma ve sinyal bozma yaşandı. VHF acil deniz iletişimi, filo içi koordinasyon kanalları, GNSS ve Iridium bağlantılarının da hedef alındığı belirtildi.
Yani sadece gemilerin yolu kesilmedi, sesi de kesilmek istendi.
İletişimin hedef alınması, sadece bir filoyu durdurma çabası değil; dünyaya ulaşacak tanıklığı da karartma girişimidir. Çünkü açık denizde bir yardım filosunun sesini kısmaya çalışmak, aslında orada ne yaşandığının duyulmasından korkmaktır.
Bir yardım teknesinin karşısına savaş gemisi çıkarmak, askerî bir hamle değil; insanlığın iflas fotoğrafıdır. Ve dünya hâlâ bunu seyrediyorsa, Akdeniz’de sadece bir filo değil; insanlığın vicdanı da abluka altındadır.