Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
7°
Ara

Bir bilgenin ardından; İlber Ortaylı...

YAYINLAMA:
Bir bilgenin ardından; İlber Ortaylı...

Bazı insanların ardından yazmak zordur. Çünkü kelimeler, onların bıraktığı boşluğu anlatmaya yetmez. İlber Ortaylı’nın ardından kaleme alınan her cümle de biraz böyle bir eksiklik duygusuyla başlar.
O yalnızca bir tarihçi değildi. O, geçmiş ile bugün arasında kurulan canlı bir köprüydü. Onu dinleyen herkes, bir anda yüzyıllar öncesinin sokaklarında yürüyormuş gibi hissederdi. Bir imparatorluğun sarayında, bir kütüphanenin tozlu raflarında ya da eski bir şehrin dar sokaklarında dolaşır gibi…
Sertti, evet. Bazen sabırsız, bazen keskin. Ama bu sertliğin arkasında tarihe duyulan büyük bir sevgi ve bilgiye duyulan derin bir saygı vardı. Cehalete tahammülü yoktu çünkü bilginin insanı özgürleştirdiğine inanıyordu.
Birçok insan için İlber Ortaylı, ilk kez tarihi merak etmeye başladıkları andı. Bir televizyon programında duyulan bir cümle, bir konferansta yapılan bir uyarı ya da bir kitap sayfasında karşılaşılan o tanıdık üslup… Birçok gencin zihninde yeni bir kapı açtı.
Şimdi o ses yok.
O tok, kendinden emin ve biraz da sabırsız ses… Bir şehir anlatırken gözlerinin parladığı anlar, bir yanlış duyduğunda yüzünde beliren o meşhur ifade… Hepsi artık hatıralarda.
Ama bazı insanlar gerçekten gitmez. Çünkü onların bıraktığı şey sadece eser değildir. Onların bıraktığı şey bir meraktır, bir düşünme biçimidir.
Belki yıllar sonra bir kütüphanede eski bir tarih kitabını karıştıran bir genç, bir şehrin hikâyesini merak eden biri ya da “Bu imparatorluk nasıl kuruldu?” diye soran bir öğrenci… Farkında olmadan onun açtığı yoldan yürümeye devam edecek.
İşte o zaman İlber Ortaylı’nın sesi yine duyulacak. Belki bir cümlenin içinde, belki bir sorunun başlangıcında.
Bazı insanlar ölmez.
Onlar, merak eden zihinlerde yaşamaya devam eder.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *