Silivri’de görülen Aziz İhsan Aktaş davasında, tutuklu belediye başkanlarının avukatları savunmalarını sürdürdü. Duruşmada söz alan Utku Caner Çaykara’nın avukatı Tuğçe Duygu Köksal, hem usule hem de esasa ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Köksal, müvekkilinin daha önce verdiği tüm savunmalara katıldıklarını belirterek, özellikle iddianamede yer alan hatalara dikkat çekmek amacıyla ek beyanda bulunduklarını söyledi.
Makul şüphe yok
Köksal, müvekkilinin tutukluluğunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak,
“Müvekkilimiz kuvvetli suç şüphesiyle değil, sezgiye dayalı olarak tutuklandı” dedi.
Avukat Köksal, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının da dosyaya sunulduğunu ancak buna rağmen tutukluluğun devam ettiğini belirtti.
Tek bir beyan var
Savunmada en dikkat çeken başlıklardan biri, dosyanın temel dayanağına yönelik eleştiriler oldu. Köksal, davanın büyük ölçüde Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlık beyanına dayandığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ortada birden fazla sanık beyanı varmış gibi gösteriliyor ancak gerçekte tek bir kişinin iddiası söz konusu. Bu beyanın somut delille desteklenmediği açık.”
Rüşvet iddialarına yanıt
Köksal, müvekkiline yöneltilen rüşvet ve irtikap suçlamalarının unsurlarının oluşmadığını savundu.
Rüşvet suçunda tarafların hiçbirinin böyle bir ilişkiyi kabul etmediğini, irtikap için ise “icbar” yani zorlamaya dair somut bir delil bulunmadığını ifade etti. “Bir kamu görevlisinin görevi kapsamında hak ediş ödemesi yapılması, tek başına rüşvet suçunu oluşturmaz” diyen Köksal, suçun maddi ve manevi unsurlarının ortaya konulamadığını söyledi.
İddialar gerçeği yansıtmıyor
Savunmada, müvekkilin seçim kampanyasına yönelik menfaat sağlandığı iddiası da reddedildi.
Köksal, özellikle araç temini üzerinden kurulan suçlamaların teknik verilerle çürütüldüğünü belirterek, “Bu iddia yanlışın ötesinde yalandır” dedi.
Fahiş hata eleştirisi
Köksal, iddianamede çok sayıda hukuki hata bulunduğunu savunarak bunları başlıklar halinde sıraladı:
- Henüz gerçekleşmemiş bir ihale üzerinden suç isnadı yapılması
- Rüşvet suçunun unsurlarının ortaya konulmaması
- Zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulanması
- Etkin pişmanlık hükümlerinin yanlış değerlendirilmesi
Bu hataların, yargılamayı doğrudan etkilediğini vurguladı.
Tahliye talebi
Savunmasının sonunda müvekkilinin yaklaşık 12 aydır tutuklu bulunduğunu hatırlatarak tahliye talebinde bulunan Köksal, “Artık müvekkilim işlemediği bir suçun cezasını çekmektedir” diyen Köksal, mahkemenin somut delillere dayalı karar vermesi gerektiğini ifade etti.