Bayramı bayram tadında yaşamak
Bayramlar, dini ve milli açıdan önemi olan, toplumca neşe ve mutluluk içinde kutlanan özel günlerdir. Birlik, beraberlik, dayanışma ve paylaşmanın en yoğun yaşandığı, dargınlıkların bittiği, ziyaretlerin ve geleneklerin sürdürüldüğü zaman dilimleridir. Bazılarımız için sevinç, mutluluk, birlik ve beraberlik anlamı taşısa da bazılarımız için hüzündür, hasretliktir ve kaybettiklerimize vuslattır.
Yine bir bayram sabahı ve tan yeri aydınlanmaya başlarken bayram sessiz çığlıklarla geliyor. Burnumun direği sızlarcasına her yer hasret kokuyor. Ah yüreğim! Bayram sabahlarında üşüyen yüreğim. Her bayram sabahına bir yanımız eksik bir yanımız yarım uyanıyoruz. Her geçen gün biraz daha eksiliyoruz sofradan. Yarım kalmışlıklarımıza rağmen, yaralarımızı sarmamız ve mutlu bayram geçirmemiz gerek biliyorum.
Bayramlar, bende hep geçmişe dalıp gittiğim günlerdir. Özlüyorum! Odun ateşiyle harlanan kuzinenin yanında yer yatağını. Ocak başında saç üstünde pişen tereyağlı ekmeği. Yayıkta ayranı, bakraçta sütün kaymağını. Kara demlikte demlenen çayı. Radyoda çalan Neşet Ertaş türkülerini. Bayramın olmazsa olmazı akide şekerinin tadını. Arıyorum, ceplerimize sığmayan kuruşların bereketini. Ve dilimde tek bir cümle: “nerede o eski bayramlar”
Annemin bayram sabahı baş ucumda beni uyandırışı kalmış anılarımın arasında bir yerlerde. Her bayram sabahı gözlerimi onun naif sesiyle açışım. Telaşla toparlanıp, bayramlık elbiselerimi giyip, babamla bayram namazı için yola koyuluşum. Sisli puslu bir hava ve patika yolda ilerleyişimiz. Yarım saatlik camii yolu boyunca bize katılan komşularımız. Yürüdükçe kalabalıklaşan bir topluluk ve bunun bendeki diğer adı mutluluk.
Ne vakit bayramın kokusunu alsam burnumun direği sızlar. İçimdeki derinliğin duvarları yıkılır. Anılarım; en ağır olanlarını ahşap sandıklardan çıkarmak için birbiriyle yarışır. Çabuk geçmesi için dua ederim. Hüzün için mi vardır bu bayramlar? Yaş kemale erince, yıllar birbiri ardına bitince bir de sevdiklerini kaybedince hüzünlü bayramları kutlarız yüreğimizde.
Bayramlar artık eski bayramlar değil
Çok zor artık eski bayramları yaşamak, bunu görüyorum ve idrakindeyim. Bizlere sadece bayramlarda alınan ve bayram boyu üzerimizden çıkarmadığımız elbiselerimize şimdiki nesil dönüp bakmıyor bile. Zaman değişiyor, nesil değişiyor, yaşam tarzı ve değerler değişiyor. İki satırlık mesajlarla bayram kutlanıyor. “Bayramınız kutlu olsun” cümlesine sığdırıyoruz bayramları. Asırlar boyu neşe, huzur ve birlik beraberlik içerisinde tüm aile bireyleriyle bir arada kutladığımız bayramlarımızı sıradanlaştırıyoruz.
Anılarımızda yer alan bayramları bugün var etmek, yaşamak çok zor olsa da olabildiği kadar bayramlarımızı kutlamak, çocuklarımıza aktarmak, gelecek nesillerin gelenek ve göreneklerimizi bilmesi açısından çok önemsiyorum. Gün gelip bizler de bu dünyadan göçüp gittiğimizde onların da anılarına katacağı bayramlar olsun istiyorum.
Yine bu bayram sabahında da gözlerimiz yollarda “kapı çalsa sevdiklerimiz gelse” diye yollara bakacağız. Gurup halinde çocuklar kapıya dayansa çikolata ve şekerlerle doldursak ceplerini. Bayram boyunca ardına kadar kapılarımız açık kalsa. Ocakta çay kahve, tepside börek çörek eksik olmasa. Herkes bayramı bayram gibi yaşasa. Biliyorum! Masanın üzerine dizilen şekerler, kurabiyeler ve kuruyemişler yerli yerinde yine kalacak. Gelen yeni bayram eski bayramları her geçen gün biraz daha arattıracak...
Bayramı bayram tadında yaşayacağımız günler temennisiyle tüm okurlarımın bayramını kutluyorum.
Sağlıcakla…