Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
11°
Ara

Boş ofisler, pahalı konutlar

YAYINLAMA:
Boş ofisler, pahalı konutlar

Konut fiyatları uçarken boş plaza ofislerinin kalması kulağa bir çelişki gibi geliyor ama aslında tam da bu çelişkinin içinden yeni bir şehircilik fırsatı çıkabilir: adaptif yeniden kullanım. Yani ofisi konuta (veya karma kullanıma) dönüştürmek.

Peki bu iki dünya neden birbirine bağlanamıyor? Çünkü ofisi konuta çevirmek, “içeriye yatak koymak” değil. Başlı başına bir tasarım, mevzuat ve altyapı meselesi.
Özetle “Dönüştürelim” demek kolay, “Hangi binalar gerçekten dönüşür?” sorusu ise zor.
Çünkü bir ofisin iyi ofis olmasını sağlayan şeyler, çoğu zaman iyi konut olmasını da zorlaştırır. 

Öncelikle şunu söyleyeyim, İstanbul ofis pazarı şu an “çöktü” denecek bir yerde değil. A sınıfı, iyi lokasyonlu, iyi yönetilen binalarda talep hâlâ çok güçlü ve kira artışları da ciddi seviyede. Örneğin 2025’in ilk yarısında İstanbul ofis stokunun 7,18 milyon m² civarında olduğu, boşluk oranının ise %9,9 seviyesinde seyrettiği raporlanıyor. Bu ne demek? Şehir genelinde her 10 metrekarenin kabaca 1’i boş aslında ama bu boşluk eşit dağılmıyor. “Uçan” binalar var, bir de “elde kalan” binalar var…

Pandemiyle birlikte iyiden iyiye alıştığımız hibrit çalışma modeli ofis ihtiyacını tamamen bitirmedi. Ama kaliteye verilen önemi arttırdı. İyi binalar dolarken, niteliksiz binalar daha zor kiralanıyor. Bu da İstanbul’un bazı akslarında (ör. Maslak, Levent gibi merkezlerde bile) A sınıfı–B sınıfı farkını büyütüyor. İyi binada kira artarken, zayıf binada boşluk kronikleşebiliyor. Adaptif yeniden kullanım, işte bu “kronik boşluk” tarafında çok daha mantıklı bir araç.

Konut cephesinde ise -özellikle İstanbul’da- fiyatlar hâlâ yüksek seyrediyor. TCMB’nin Konut Fiyat Endeksi verilerine göre, 2025 Aralık itibarıyla İstanbul’da konut fiyatlarının yıllık artışı %28,5 olarak veriliyor. Yani “konut pahalı” tespiti, sadece hissettiğimiz bir şey değil, veriyle de sabit.

Bu yüzden bu adaptif yeniden kullanım modelinin İstanbul için tek çözüm değil ama akıllı bir tamamlayıcı çözüm olabileceğine inanıyorum. Şunlar yapılırsa gerçekten işe yarayabilir:

Belediyeler ve kamu kuruluşlarınca dönüşebilir ofis stoku tipolojiye göre sınıflanabilir. “Her ofisten konut olmaz.”

Ofisi tamamen konuta çevirmek yerine, alt katlarda sosyal donatı + üstte küçük konut-öğrenci-yaşlı yaşamı gibi karma modeller hem finansal hem kentsel açıdan daha sürdürülebilir olabilir.

Dönüşüm teşvik edilecekse, bir kısmının orta gelir/çalışan kesim için erişilebilir olması şart koşulabilir. Aksi halde ofisten konuta dönüşüm sadece yeni bir yatırım ürününe dönüşür ve barınma krizine ilaç olmaz.

Tabii ki İstanbul’un konut sıkışmasını tek başına çözebilecek sihirli bir hamle yok. Ama şehir, aynı anda hem “boşalan” hem “aşırı değerlenen” mekânları bir şekilde yönetmek zorunda.
Adaptif yeniden kullanım modeli ile yeni arsa tüketmeden -doğru binalarda ve doğru sosyal hedeflerle uygulanırsa- mevcut altyapı omurgasını kullanarak, merkezde yaşamı yeniden kurgulayabiliriz.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *