Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Ara

Konutların ikinci kirası; aidatlar

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Konutların ikinci kirası; aidatlar

İstanbul’da konut konuşurken artık sadece kira ya da kredi taksitinden söz etmek yeterli olmuyor. Bugün birçok hane için aidat, neredeyse konut giderlerinin ikinci ana kalemi hâline gelmiş durumda. Eskiden “apartman masrafı” diye geçiştirilen bu ödeme, özellikle siteleşmenin yaygınlaştığı büyükşehirlerde ciddi bir ekonomik yüke dönüştü. Son aylarda TBMM gündemine gelen aidat düzenlemeleri de aslında bu sessiz krizin artık görmezden gelinemediğini gösteriyor.

Profesyonel Tesis Yöneticileri Derneği’nin (PTYD) çalışmasına göre İstanbul’da ortalama aidatın en yüksek olduğu ilk beş ilçe şöyle: Beşiktaş, Beykoz, Sarıyer, Zeytinburnu ve Şişli. Bu bölgelerdeki ortalama aidat tutarları ise 9.000 ila 13.000 TL arasında değişiyor.

Elbette sunulan hizmetle orantılı olan aidat ücretleri birer zorunluluk. İstanbul’un çeperlerine gittiğimizde 50 TL aidatı olan apartmanlar da var; ancak bu tür yapılarda malikler ayda belki bir kez bina temizliği yaptırıyor, çöplerini çoğu zaman kendileri çıkarıyor.

Öte yandan sosyal donatıların yanı sıra 7/24 güvenlik, gün içinde çöp toplama, teknik servis gibi hizmetlerin sunulduğu konut projeleri de mevcut. Doğal olarak bu hizmet kalemleri aidatlara doğrudan yansıyor.

Aidatlar; binanın mimari yapısı, maliklerin beklentileri, sunulan sosyal tesislerin çeşitliliği, ortak kullanım alanlarının büyüklüğü ve niteliği gibi unsurlara göre değişse de, aidatların şeffaf olmaması, keyfi şekilde artırılması ve kimi zaman kira ile yarışır hâle gelmesi milyonlarca apartman sakininin ortak şikâyeti olmuş durumda.

Fahiş aidat uygulamalarına düzenleme getiren yeni yasa teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’nda kabul edildi. Bu adım, sadece bürokratik bir düzenleme değil; konut maliyetlerinin hane bütçelerini nasıl zorladığına dair ülke çapında süren tartışmanın da resmî bir yansıması.

Şu anda yürürlükte olan uygulamada site aidatları genellikle yönetici ya da yönetim kurulları tarafından belirleniyor ve çoğu zaman site sakinlerinin görüşü alınmadan artırılabiliyordu. Bu durumun sonucunda aidatlar, kimi zaman asgari ihtiyaçların çok ötesine geçerek “kiranın ikinci kirası” gibi algılanmaya başlandı. Birçok hane için kira, taksit ve faturaların ardından gelen aidat yükü, sürdürmesi zor ve ciddi bir finansal baskı unsuru hâline geldi.

Yeni düzenleme bu noktada şeffaflık ve denetimi artırmayı hedefliyor. Artık aidatlara zam yapılabilmesi için detaylı gider dökümünün site sakinlerine sunulması ve onların onayının alınması zorunlu hâle gelecek. Ayrıca belirlenen aidatlara karşı bir ay içinde dava açılabilecek. Kanun teklifi henüz yasalaşmadı; komisyon aşamasından sonra TBMM Genel Kurulu’ndan geçmesi gerekiyor.

Elbette sadece şeffaflık anlayışıyla aidatların otomatik olarak düşmesi beklenemez. Büyük sitelerde enerji giderleri, personel ücretleri ve bakım masrafları gerçekten de yüksektir. Asıl mesele, bu giderlerin makul, denetlenebilir ve katılımcı bir şekilde belirlenmesidir. Çünkü bugün geldiğimiz noktada mesele artık yalnızca bir evde yaşamak değil, orada kalabilmeyi sürdürebilmekle de ilgili…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *