Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Kapalı
16°
Ara

Yeni dengeler

YAYINLAMA:
Yeni dengeler

Sanırım sizler de farkındasınız veya hissediyorsunuz. Dünya iyice karmaşık bir hale geldi. Dönemin Sovyetler Birliği ile ABD arasında geçen soğuk savaş veya iki kutuplu dünya veya ardından tek başına ABD hegemonyası çoktan sona erdi. Yeni dünya düzeninin hangi özelliklere sahip olacağını doğru dürüst kestirmek de zor.

Önceki dönemlerin etkilerini veya yansımalarını halen kısmen yaşasak da/hissetsek de bugün artık iki kutuplu bir dünyaya doğru ilerliyoruz. Buna Yapay Zekâ yol açıyor. Dünya Yapay Zekâ alanında epey yol almış iki ülke ABD ile Çin arasında kalmış durumda. Teknolojik, askeri veya toplumsal gelişmeleri ve çalışmaları bu iki ülke yönlendiriyor.

ABD‘de, Yapay Zekâ çalışmalarını özel sektör yürütüyor. OpenAI, Google, Meta, Amazon veya Tesla gibi şirketler, küresel teknoloji için oyun kurucu durumundalar. Çin’de ise bu çalışmalar daha fazla devlet merkezli ilerliyor. Çin‘de devlet, hemen her konuda olduğu gibi yapay zekâ çalışmalarının da merkezinde yer alıyor.
 

Yapay Zekâ ile ilgilenenler, merak edenler bilir. Yapay Zekâ deyince akla çip (hesaplama gücü/computing power), yazılım, veri merkezleri ve muazzam enerji gereksinimi gelir. Tabii bu işleri yapabilmek için de inanılmaz gerekli sermaye gücü. Sadece Google (Alphabet) 2026 sonuna kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık devasa bir yapay zeka harcaması yapıyor.

Avrupa’nın bu konuda kapatması gereken epey mesafe olduğu açık. 2025-2026 döneminde Avrupa’da en fazla Yapay Zekâ yatırımı yapan ülkelerin başında Fransa (4.1 milyar Avro) geliyor. Ardından Almanya (3.4 milyar Avro) ve İngiltere (2.5 milyar Avro) gelmekte. Dev ABDli şirketlere yaklaşabilen Fransız şirketi Mistral AI’nin yatırımı ise 2.8 milyar Avro.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Köni’nin bir konuşmasını dinledim. Milli Savunma Üniversitesi bünyesindeki Harp Enstitülerinde Dış Politika ve Strateji dersleri de veren Prof. Dr. Köni de bu konuya dikkat çekiyor, iki kutuplu bir dünyaya doğru gidildiğine işaret ediyordu. Katılır mısınız bilmiyorum.

Konuşmasında ortaboy ülkelerin Yapay Zekâ’yı üretici, geliştirici olamayacağına göre iki kutuptan birine bağımlı olmak yerine kendi aralarında ittifaklar kurmalarının kaçınılmaz olacağını işaret ediyordu. Avrupa’nın da Rusya’nın dahil olduğu bir Avrasya Birliği ittifakına dahil olmasının geleceği açısından faydalı olacağını söylüyordu.

Gelişmeler gösteriyor ki orta ölçekli ülkeler (buna Avrupa da komple dahil edilebilir) şu an bu iki kutbun geliştirdiği teknolojiye bağımlılık riskiyle karşı karşıya. Bu iki Yapay Zekâ ekosistemine bağlanan bir ülke/Avrupa, sadece teknolojik açıdan değil, siyasi olarak da güvenlik boyutuyla da hemen her alanda o merkeze bağımlı hale gelebilir.

Alman Şansölye hafta içinde Almanya’ya göre dünyanın öbür ucundaydı. En az 13 saatlik uçuş mesafesinde uzakta Asya gezisinde dört gün geçirdi. Singapur, Japonya ve Güney Kore’yi ziyaret etti. Üç ülke, iki zaman dilimi. Şansölye Merz, "Singapur Konferansları"nda bir konuşma yaptı. Konuşmasında hem kasvetli hem de gerçekçi bir tablo çizdi.

‘Uluslararası düzen ortadan kayboluyor ve orta ölçekli ülkeler her yönden büyük baskı altında‘ dedi. Mesaj açık: güçlerimizi birleştirelim. Johann Wolfgang von Goethe’ye atfedilen bir söz var. "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.‘ İttifak/lar kurarken Goethe’nin bu sözünü akıldan çıkarmamak gerek sanırım.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. Yılı kutlu olsun.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *