Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar
Aygül Yürür'den yeni tekli
Şair, şarkı sözü yazarı, bestekâr ve solist kimliğiyle sanat hayatını sürdüren Aygül Yürür, yeni teklisi “Kime Ne” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Es Müzik etiketiyle yayınlanan eser, 4K çözünürlüğündeki video klibiyle netd müzik ekranlarında yerini aldı
Sözleri Aygül Yürür’e ait olan “Kime Ne”nin müziğini Hüseyin Taşçeşme, aranjesini ise Bahtiyar Arıca üstlendi. Duygusal anlatımı ve güçlü yorumu bir araya getiren çalışma, sanatçının şiirsel dünyasını müzikle buluşturan yeni eserlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Yıllardır hem edebiyat hem de müzik alanında üretimlerini sürdüren Aygül Yürür, kaleme aldığı şiir ve şarkı sözleriyle kendine özgü bir sanat yolculuğu inşa etti. İlk kitabı “Deniz ve Gül” ile edebiyat dünyasına adım atan sanatçı, ardından sözleri tamamen kendisine ait 17 eserden oluşan “Aygül’ün Şarkıları” albümünü Aygül Müzik etiketiyle dinleyicilerle buluşturdu. Albüm, sanatçının eserlerini Türkiye’nin değerli bestekârlarından Turhan Taşan, Hasan Kaplani, Erdoğan Özer, Ufuk Doğan, Ruhi Birkalır , Cemal Ayyıldız besteleri ve MESAM Başkanı Recep Ergül’ün yorumuyla bir araya getiren özel bir proje olarak müzik dünyasında yerini aldı.
Dinleyicilerle buluşacak
Sanatçı, son olarak yayımlanan “Ömür Çizgim” adlı kitabında ise yaşamından ve duygu dünyasından izleri okurlarıyla paylaştı. Şiir ve müziği aynı çizgide buluşturan Aygül Yürür, üretimlerine hem edebiyat hem de müzik alanında devam ediyor. “Kime Ne”, Aygül Yürür’ün üretken sanat kimliğini yansıtan, samimi sözleri ve etkileyici yorumuyla öne çıkan yeni çalışması olarak dijital müzik platformlarında dinleyicilerle buluşmaya devam ediyor.
4 ülkeden gelen bir hikaye
Almanya'nın Offenbach am Main kentinde dünyaya gelen 28 yaşındaki Aylin Melisa Kocauludağ, farklı ülkelerde edindiği yaşam deneyimini eğitim, kültür ve güzellik platformlarında bir araya getiren isimlerden biri olarak dikkat çekiyor
Eğitim hayatına uluslararası geçerliliğe sahip International Baccalaureate programıyla Ankara'da başlayan Aylin Melisa Kocauludağ, üniversite eğitimini Avrupa'nın önde gelen ekonomi okullarından Wirtschaftsuniversität Wien ile Londra'daki City University arasında tamamlayarak Ekonomi ve Sosyal Bilimler alanında mezun oldu. Akademik birikimini yalnızca eğitimle sınırlamayan genç isim, Türkçe, Almanca ve İngilizceyi ana dil seviyesinde konuşurken Fransızca ve İspanyolcayı da B1 seviyesinde biliyor. Toplam beş dil konuşabilmesi, uluslararası projelerde güçlü bir iletişim kurmasını sağlayan önemli özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Çocukluk yıllarından beri en büyük hayalinin yaşadığı ülkeleri uluslararası güzellik yarışmalarında temsil etmek olduğunu söyleyen Kocauludağ, bu hedef doğrultusunda önemli başarılara imza attı. Miss Universe Türkiye 2025 ve Miss Universe Türkiye 2026 yarışmalarında yarı finalist olmayı başaran Aylin Melisa, şimdi ise Miss Charm Germany 2026 finaline hazırlanıyor.
Değişime ilham veriyor
Miss Charm Germany sürecinde dikkat çeken performansı sayesinde defilenin favori yarışmacısı seçilen Kocauludağ, mülakat aşamasına geçmeden bir gün önce ilk finalist ilan edildi. Ekim ayında gerçekleştirilecek büyük finalde birinciliğe ulaşması halinde Almanya'yı Vietnam'da düzenlenecek Miss Charm uluslararası yarışmasında temsil etme hakkı kazanacak. Hayatındaki değişimlerle de ilham veren Aylin Melisa Kocauludağ, bugüne kadar tam 10 kez taşındığını ve farklı şehirler ile ülkelerde yeniden hayat kurduğunu anlatıyor. Bu süreçlerin kendisine uyum sağlamayı, farklı kültürleri anlamayı ve güçlü kalmayı öğrettiğini ifade ediyor. Kendi yaşamındaki en büyük dönüşümlerden biri ise tam 31 kilo vererek gerçekleştirdiği fiziksel ve zihinsel değişim oldu. Kocauludağ, disiplinli çalışma anlayışı, çok yönlü birikimi ve üretken bakış açısıyla yalnızca bir yarışmacı olmanın ötesinde, genç kadınlara ilham vermeyi amaçlıyor. Ekonomi eğitimi, uluslararası deneyimi ve sosyal projelere duyduğu ilgiyle güzellik kavramını yalnızca dış görünüşle değil; eğitim, özgüven ve temsil gücüyle birlikte ele alıyor. Güçlü iletişim becerisi, pozitif enerjisi, sahnedeki ışıltısı ve kendine özgü duruşuyla dikkat çeken Aylin Melisa Kocauludağ, farklı kültürlerden beslenen hikâyesini uluslararası platformlara taşımaya hazırlanırken, hayallerinin peşinden vazgeçmeden ilerlemenin mümkün olduğunu gösteren genç isimlerden biri olarak öne çıkıyor.
Cansel Kudret çok yönlü
Oyunculuk, tiyatro, dans, modellik ve yaratıcı içerik alanlarında gerçekleştirdiği çalışmalarla dikkat çeken Cansel Kudret, sanat dünyasındaki çok yönlü birikimi ve kendine özgü çalışma tarzıyla öne çıkıyor
Kamera önü deneyimlerinden tiyatro sahnesine, tanıtım filmlerinden belgesel ve müzik kliplerine uzanan geniş çalışma alanı, Kudret’in farklı disiplinlerde kendisini geliştirmeye verdiği önemi ortaya koyuyor. Sanat yolculuğuna tiyatro eğitimiyle başlayan Cansel Kudret, Tiyatro Terminal’de aldığı eğitimin ardından Folkart Akademi Tiyatro Workshop, Akıl Fikir Kumpanyası Tiyatro ve Dramatik Yazarlık Eğitimi gibi farklı çalışmalarda yer aldı. Kamera önü oyunculuk alanındaki eğitimini ise Ayhan Işık Oyunculuk Okulu’nda sürdüren Kudret, 2025 yılında İrem Erdöl Audition Atölyesi’ne katılarak oyunculuk alanındaki çalışmalarını geliştirmeye devam etti.
Tanıtım için kamera karşısında
Kamera önü deneyimleri arasında “En Uzun Gece Fırtına” filminde Komiser karakteri, “Gecenin Gündüzü” ve “Ziyaretçi 2” projelerinde üstlendiği roller bulunuyor. 2026 yılında “Şebeke Sinyal Yok” dizisinde Demet karakteriyle izleyici karşısına çıkan Kudret, aynı yıl TRT Sokak Sanatları Belgeseli’nde de yer aldı. Tiyatro sahnesinde de farklı karakterlerle izleyici karşısına çıkan Cansel Kudret; “Mikropsuz Bir Hayat”, “Savaşın Anatomisi”, “Neden”, “Cumhuriyet”, “Türk Destanı” ve “Sıcakkan Çocuk Tiyatrosu” gibi çeşitli projelerde rol aldı. Bunun yanı sıra sokak sanatları ve canlı heykel çalışmalarında da görev alarak performans sanatlarının farklı alanlarında deneyim kazandı.
Latin danslarına olan ilgisini salsa ve bachata gibi danslarla sürdüren Kudret, modern dans alanındaki yetkinliğiyle de sahne çalışmalarına farklı bir boyut katıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme eğitiminin yanı sıra Anadolu Üniversitesi Sosyoloji eğitimine devam eden sanatçı; yaşam koçluğu ve NLP eğitimleriyle kişisel gelişim alanında da kendisini destekleyen birikimler edindi.
Modellik eğitimi de alan Cansel Kudret, reklam ve tanıtım filmlerinde gerçekleştirdiği çalışmalarla profesyonel deneyimini farklı mecralara taşıdı. Ütaksis, Seyirtepe, Ball Beverage ve Karesi Polyester gibi çeşitli projelerde yer alan Kudret, farklı sektörlerden markaların tanıtım çalışmalarında kamera karşısına geçti.
Cansu Özen dikkat çekiyor
İletişim gücü, yayıncılık deneyimi ve farklı disiplinlerdeki birikimiyle dikkat çeken Cansu Özen, kariyer yolculuğunda finans dünyasından medya sektörüne uzanan başarılı bir çizgi oluşturuyor. 1995 yılında İzmir’de dünyaya gelen Özen, 2018 yılında Uşak Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra profesyonel kariyerine ALB Holding bünyesinde başladı
Kripto para ve Forex piyasalarına yönelik satış departmanında iş hayatına adım atan Cansu Özen, güçlü iletişim yeteneği, ses kullanımı ve hitabet kabiliyetiyle kısa sürede farklı bir alana yöneldi. Kurumsal iletişim ve moderatörlük alanındaki yetkinliklerini geliştirmek isteyen Özen, Tecrübe Eğitim Kurumları’nda Ece Üner ve Zafer Kiraz gibi deneyimli isimlerden spikerlik ve etkili konuşma eğitimleri aldı. Finans dünyasındaki deneyimini yayıncılık becerileriyle birleştiren Özen, kariyeri boyunca Türkiye’nin önde gelen ekonomistleri ve finans uzmanlarıyla çeşitli yayınlar gerçekleştirdi. Ekonomi ve finans alanlarında özgün içerikler hazırlayan başarılı isim, üniversitelerde gençlere yönelik gerçekleştirdiği seminerlerle finansal okuryazarlığın gelişmesine de katkı sundu.
Dünya'da editör
Bugün Dünya Gazetesi bünyesinde içerik editörü ve moderatör olarak görev yapan Cansu Özen, yalnızca ekonomi ve finansla sınırlı kalmayarak eğitim, gastronomi, bilim ve finansal okuryazarlık gibi farklı alanlarda da içerikler üretiyor. İçerik planlamadan konuk koordinasyonuna, röportajlardan moderasyona kadar yayıncılığın farklı aşamalarında aktif rol üstleniyor. Kendine özgü çalışma tarzı, çok yönlü birikimi ve özgün projelere yaklaşımıyla fark yaratan Özen; güçlü iletişimi, pozitif enerjisi, ışıltısı ve zarafetiyle de ekran önünde dikkat çeken isimler arasında yer alıyor. Farklı alanları bir araya getiren vizyonuyla güvenilir, anlaşılır ve nitelikli içerikler üretmeyi hedefleyen Cansu Özen, yayıncılık kariyerini her geçen gün daha ileriye taşımaya devam ediyor.
Dilek Soykök'den güzel bir kitap
Eğitimcilikten seslendirmeye, tiyatrodan yazarlığa uzanan çok yönlü kariyeriyle dikkat çeken Dilek Soykök, “Bir Tutam Kadın Bir Tutam Eylül” adlı kitabıyla kadınların hayatlarına, mücadelelerine ve birbirlerine bıraktıkları izlere odaklanıyor
Uzun yıllar İngilizce öğretmenliği yapan Soykök, MEB ve özel okullarda, farklı şehirlerde ve okul türlerinde görev yaptı. Bir süre yurt dışında da yaşayan Soykök, yıllar boyunca farklı insanları ve özellikle kadınları tanıma, gözlemleme fırsatı buldu. Öğretmenliğin ardından seslendirme ve dublaj eğitimi alan Soykök, görme engelli bireyler için gönüllü olarak sesli kitaplar okudu. Oyunculuk eğitimi alarak amatör tiyatro yapan Soykök, sahne ve hikâye anlatıcılığı deneyimini de hayatına kattı. Yıllar içinde biriktirdiği gözlemler ve hikâyeler, onu uzun zamandır hayalini kurduğu yazarlığa yöneltti. “Bir Tutam Kadın Bir Tutam Eylül” böyle bir birikimin sonucu olarak ortaya çıktı. Kitabın merkezinde orta yaşlarda bir kadın olan Eylül bulunuyor. Bir yolculuğa çıkan Eylül, aslında kendi geçmişine ve iç dünyasına doğru bir yolculuğa başlıyor. Çocukluğundan yetişkinliğine, evliliğinden anneliğine kadar hayatını yeniden sorgulayan Eylül’e, yaşamına dokunan farklı kadınların hikâyeleri eşlik ediyor.
Hiçbir kadın tek bir hikaye değildir
Soykök, eserinde “Hiçbir kadın tek bir hikâyeden ibaret değildir” düşüncesinden yola çıkıyor. Kadınların birbirlerinin hayatlarında bıraktıkları izleri ve kadın dayanışmasının iyileştirici gücünü anlatan yazar, başka bir kadının hikâyesinde kendinden bir parça bulmanın ve “Ben yalnız değilmişim” diyebilmenin önemine dikkat çekiyor. Farklı kadınların hikâyelerini hayatın mevsimleriyle özdeşleştiren Soykök, ana karakter Eylül’ü sonbaharla ilişkilendiriyor. Ancak onun sonbaharı bir bitiş değil; değişimin, umudun, kendini yeniden keşfetmenin ve yeniden çiçeklenmenin başlangıcı. Eylül karakterinin kendisiyle de özel bir bağı olduğunu belirten Soykök, 9 Eylül doğumlu bir Başak burcu kadını. Kitabın ilk satış tarihinin 1 Eylül olması ise onun için anlamlı bir tesadüf. Çok yönlü birikimiyle dikkat çeken Dilek Soykök, özgün çalışma tarzı, vizyonu, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve ışıltısıyla da öne çıkıyor. “Bir Tutam Kadın Bir Tutam Eylül” ile okurlarına kadınların birbirine dokunan hikâyelerini sunan Soykök’ün en büyük dileği ise her kadının kendi hikâyesinden bir parça bulması ve içindeki umudu yeniden hatırlaması.