Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
22°
Ara

Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

YAYINLAMA:
Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

Duygu'nun kariyeri doğru yolda

1989 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Duygu Kendirci, televizyonculuk alanındaki kariyerine henüz lise yıllarında adım atarak, yıllar içerisinde sektörün farklı alanlarında edindiği deneyimlerle dikkat çeken başarılı isimlerden biri oldu

Televizyon yayıncılığının teknik süreçlerinden haber prodüksiyonuna kadar uzanan kariyer yolculuğu, Kendirci’nin çok yönlü bir mesleki birikim oluşturmasını sağladı. Televizyonculuk serüvenine Aydın Doğan Anadolu İletişim Meslek Lisesi’nde eğitim gördüğü dönemde başlayan Kendirci, lise son sınıfta, 2006 yılında planlanan dokuz aylık staj programına bir ay erken başlayarak Doğan Medya Center bünyesinde toplam 10 ay görev yaptı. Haber merkezi, yapım ve teknik departmanlarda çalışarak yayıncılığın farklı aşamalarını yakından tanıyan Kendirci, bu deneyimin ardından profesyonel kariyerine hızlı bir geçiş yaptı. Liseden mezuniyetinden yalnızca bir ay sonra Kanal D’de reji bünyesinde Playout Operatörü olarak görev almaya başlayan Kendirci, dört yıl boyunca televizyon yayıncılığının teknik süreçlerinde önemli deneyimler kazandı. Aynı dönemde üniversite eğitimini açık öğretim yoluyla tamamladı. Ardından Doğuş Yayın Grubu bünyesindeki Star TV’ye geçen Kendirci, Ana Kumanda Departmanı’nda Yayın Şefi olarak üç yıl görev yaptı. Bu süreçte yayın operasyonlarının koordinasyonu ve yönetimi konusunda önemli bir deneyim kazandı.

Haber üretiminde başarılı

Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde beIN SPORTS ve H24 kanallarında farklı görevler üstlenen Kendirci, yayıncılık alanındaki deneyimini daha da genişletti. 2022 yılının sonlarında Sözcü Televizyonu’nun kuruluş hazırlıkları kapsamında ekibe Prodüktör olarak katılarak kanalın kuruluş sürecinde de aktif rol aldı. Sözcü TV’nin yayın hayatına başlamasının ardından Ana Haber Prodüktörü ve Şef Prodüktör olarak görev yapan Kendirci; Serdar Cebe, Ekrem Açıkel ve Fatih Portak gibi deneyimli gazetecilerle birebir çalışma fırsatı buldu. Bu dönem, haber üretim süreçlerine ilişkin bakış açısının gelişmesinde önemli bir rol oynadı.

Birçok yetkinliği var

Temmuz 2026 itibarıyla meslek hayatına kısa bir ara veren Duygu Kendirci, televizyonculukta geçen uzun yılların ardından teknik yayıncılık, ana kumanda, yayın yönetimi ve haber prodüksiyonu gibi farklı disiplinlerde güçlü bir deneyim biriktirdi. Kendine özgü çalışma tarzı, özgün projelere yaklaşımı, vizyonu, güçlü iletişimi, pozitif enerjisi ve ışıltılı kişiliğiyle dikkat çeken Kendirci, bundan sonraki dönemde sahip olduğu birikimi yeni projelere taşımayı hedefliyor.
Kendirci’nin kariyer hikâyesi, televizyonculuğun yalnızca ekran önünde görünen yüzlerden ibaret olmadığını; güçlü bir yayıncılığın arkasında teknik bilgi, ekip çalışması, hızlı karar alma, kriz yönetimi ve etkili koordinasyon gibi pek çok yetkinliğin bulunduğunu da ortaya koyuyor

Banu Karaca bomba gibi

Türk pop müziğinin güçlü sesi, soprano, söz yazarı ve besteci Banu Karaca, yeni single çalışması “BOMBA” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Eğlenceli sözleri, hareketli ritmi ve canlı enstrümanların ön planda olduğu yapısıyla dikkat çeken şarkı, tüm dijital müzik platformlarında dinleyicilerle buluştu

Banu Karaca’nın hem sözünü yazdığı hem de yorumladığı “BOMBA”, modern pop sound’unu canlı enstrüman performanslarıyla harmanlayarak dinamik bir müzik deneyimi sunuyor. Enerjisi yüksek yapısıyla öne çıkan eser, ritmik altyapısı ve güçlü vokal yorumuyla dinleyicilere keyifli bir atmosfer vadediyor. Şarkının müzikal altyapısı ise deneyimli müzisyen ve aranjör Ali Akaçça imzası taşıyor. Akaçça, “BOMBA”nın aranje, mix ve mastering çalışmalarını üstlenerek projeye modern ve güçlü bir sound kazandırdı. Single’da birbirinden başarılı müzisyenler de performanslarıyla yer aldı. Sakiler grubunun solisti Hasan Gözetlik, klarnet ve trombonuyla şarkıya farklı bir renk katarken, Atakan Gözetlik trompet performansıyla ritmi güçlendirdi. Ali Emre Algır perküsyon, darbuka, ud ve hand drums ile eserin zengin enstrümantal dokusunu oluştururken, Serkan Geçin ise akustik, klasik ve elektro gitar performanslarıyla şarkının enerjisini tamamladı.

Dinleyiciyle bağ kuruyor

Canlı enstrümanların yoğun olarak kullanıldığı “BOMBA”, pop müziğin eğlenceli ve hareketli yüzünü yansıtan bir çalışma olarak öne çıkıyor. Banu Karaca’nın güçlü vokaliyle birleşen zengin düzenleme, şarkıya hem sahne enerjisi hem de dinleyiciyle kolay bağ kuran bir dinamizm kazandırıyor. Müzik kariyerinde üretmeye devam eden Banu Karaca, “BOMBA” ile repertuvarına yeni bir eser daha eklerken, şarkı kısa sürede dijital platformlarda dinleyicilerin beğenisine sunuldu. Yeni single, enerjik yapısı ve dikkat çekici müzikal kadrosuyla pop müzikseverlerin dinleme listelerinde yerini almaya hazırlanıyor.

2026'ya damga vurdular

İstanbul’da sanat, iş ve siyaset dünyasını buluşturan gecenin en çok konuşulan iki ismi Erol Aydemir ve İnanç Karaduman oldu

İstanbul, 29 Ağustos’ta Elite World İstanbul Hotel’de düzenlenen Impact Innovation Excellence Awards 2026 ile iş, sanat ve siyaset dünyasının seçkin isimlerini aynı çatı altında buluşturdu. Başarı hikâyelerinin ödüllendirildiği, geleceğe dair güçlü mesajların verildiği geceye ise başarılı sanatçı İnanç Karaduman ile organizasyonun onur konuğu Erol Aydemir damga vurdu. Gecenin en dikkat çeken anlarından biri, Erol Aydemir ile İnanç Karaduman’ın birlikte sahneye çıkarak ödül takdim etmesi oldu. Büyük alkış alan ikili, samimi görüntüleri ve sahnedeki uyumlarıyla davetlilerin beğenisini topladı. Organizasyona verdiği destekle öne çıkan Aydemir, gecenin en güçlü destekçilerinden biri olarak dikkat çekti.

Ödül sahibi oldu 

Türk müziğinin başarılı isimlerinden İnanç Karaduman, Impact Innovation Excellence Awards 2026 kapsamında “En İyi Erkek Şarkıcı” ödülüne layık görüldü. Sahnedeki enerjisi, müzik kariyerindeki başarılı çıkışı ve dinleyicileriyle kurduğu güçlü bağ sayesinde gecenin en çok ilgi gören sanatçıları arasında yer aldı. Ödülünü büyük bir mutlulukla alan Karaduman, teşekkür konuşmasında müziğin birleştirici gücüne vurgu yaparak organizasyon ekibine ve dinleyicilerine teşekkür etti.
Erol Aydemir Gecenin Hafızalarda Kalan İsmi Oldu Impact Innovation Excellence Awards 2026’nın onur konuğu Erol Aydemir, organizasyona sağladığı katkılar ve sanat dünyasına verdiği destekle geceye damgasını vurdu. Aydemir’in İnanç Karaduman ile birlikte sahnede yer alması ve ödül törenindeki birlikteliği, gecenin unutulmaz kareleri arasında gösterildi.

Geleceğe dair bir mesaj

FuzulEv ortaklığıyla gerçekleştirilen törende, FuzulEv Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal da ödül aldı. Akbal, konuşmasında Türkiye’nin geleceğine ilişkin umut dolu mesajlar verirken, FuzulEv’in bankacılık alanındaki yeni yapılanmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Gecede ödül alan isimlerden AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram ise “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna dikkat çekti. Bayram, hayat hikâyesini anlatan “Buğday Tanesi” filminin fragmanının yeniden gösterimi sırasında salonda duygu dolu anlar yaşanmasına vesile oldu.
Impact Innovation Excellence Awards Başkanı Nousheen Hanım öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyon, farklı sektörlerden başarılı isimleri buluştururken yeni iş birliklerine de kapı araladı. Gecenin finalinde ödül sahipleri objektiflere birlikte poz verirken, Erol Aydemir ile İnanç Karaduman’ın sahnedeki birlikteliği ve samimi görüntüleri törenin en çok konuşulan anları olarak hafızalarda yer etti.

Halise'den üçüncü roman

Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Girneli köyünde dünyaya gelen yazar Halise Aydoğdu, yaşamından süzülen gerçek duyguları edebiyatla buluşturmaya devam ediyor. Daha önce yayımladığı “Umut Işığı” ve “Kadının Sessiz Çığlığı” ile geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan Aydoğdu, şimdi üçüncü romanı “Geçmişimin Gölgesi” ile okurlarını derin bir iç yolculuğa davet ediyor

Yazarlık serüveni, sıradan bir edebiyat hikâyesinden çok daha fazlasını anlatıyor. Hayatının önemli bir döneminde okuma yazma bilmeyen Aydoğdu, 33 yaşından sonra gece okuluna giderek eğitimini tamamladı. Bu büyük mücadele, onun hayatında yeni bir başlangıcın kapısını aralarken kalemini de güçlü bir ifade aracına dönüştürdü. Yaşadığı deneyimler, bugün yazdığı her satırın en önemli ilham kaynağını oluşturuyor. İlk romanı “Umut Işığı” ile umut, mücadele ve annelik yolculuğunu anlatan başarılı yazar, ikinci kitabı **“Kadının Sessiz Çığlığı”**nda ise sesi duyulmayan kadınların hikâyelerine ışık tuttu. Toplumsal duyarlılığı merkeze alan eserleriyle dikkat çeken Aydoğdu, üçüncü romanında bu kez insanın geçmişiyle hesaplaşmasını etkileyici bir kurgu içinde ele alıyor.
“Geçmişimin Gölgesi”, yalnızca bir roman değil; korkuların, hatıraların ve yüzleşmelerin iç içe geçtiği güçlü bir yaşam hikâyesi sunuyor. Aydoğdu, romanda insanın ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın geçmişinin izlerinden tamamen kurtulamayacağını anlatırken, okuyucuyu duygu yüklü bir serüvene ortak ediyor. Romanın satır aralarında yazarın kendi yaşamından izler de hissediliyor. Özellikle annelik duygusu, kaybetme korkusu ve geçmişin bugüne uzanan etkisi, esere derinlik kazandıran en güçlü temalar arasında yer alıyor.

İnsanlara ilham vermeyi sürdürdü

Kendine özgü anlatım tarzı, güçlü gözlem yeteneği ve samimi diliyle dikkat çeken Halise Aydoğdu, yazdığı her eserde gerçek hayatın içinden karakterlere ve duygulara yer veriyor. Okuyucusuyla kurduğu içten bağ, eserlerini yalnızca okunacak bir roman olmaktan çıkarıp hissedilecek bir yaşam deneyimine dönüştürüyor. İstanbul’da yaşamını sürdüren ve yazı çalışmalarına aralıksız devam eden Halise Aydoğdu, aynı zamanda Kalemin Dergisi ve Boyalı Dergisi’nde yayımlanan köşe yazılarıyla da toplumsal konulara ışık tutuyor. Başarı hikâyesiyle edebiyat dünyasında ilham veren isimlerden biri olarak gösterilen Aydoğdu, bu yıl 25. Altın Başarı Ödülleri’nde “Yılın İlham Veren Kadın Yazarı” unvanına da layık görülerek kaleminin ve yaşam mücadelesinin karşılığını aldı.
Üçüncü romanı “Geçmişimin Gölgesi” ile edebiyat yolculuğunda yeni bir sayfa açan Halise Aydoğdu, umut, cesaret ve yüzleşmenin izini süren hikâyeleriyle okurlarına dokunmaya ve ilham vermeye devam ediyor.

Serkan Bayram'ın hikayesi kitap oldu

Bir tarla yangınıyla başlayan, hukuk mücadelesiyle şekillenen ve milyonlara ulaşan bir yaşam öyküsü… Avukat ve AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram’ın hayatı, azmin, umudun ve insanın kendi kaderini yeniden yazabilme gücünün etkileyici bir örneği olarak dikkat çekiyor. Bayram’ın yaşam mücadelesini konu alan “Buğday Tanesi” kitabı, bu özel hikâyeyi okuyucuyla buluşturuyor

Erzincan’ın Refahiye ilçesinde 1974 yılında dünyaya gelen Serkan Bayram, henüz bir yaşındayken bir tarla yangınında ellerini kaybetti ve vücudunun büyük bölümünde ağır yanıklar oluştu. Köyünde başlayan eğitim yolculuğu İstanbul’da devam eden Bayram, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini tamamlayarak avukat oldu. Marmara Üniversitesinde yüksek lisans yapan Bayram, Maltepe Üniversitesinde ticaret hukuku alanında doktora çalışmalarını sürdürüyor. Hukuk alanında karşılaştığı engeller ise hayatındaki önemli dönüm noktalarından biri oldu. 1997 yılında hâkimlik mülakatlarına katılan Bayram, ellerini kaybetmiş olması ve yüzündeki yanık izleri nedeniyle elendiğini dile getirdi. Bu deneyim, benzer engellerle karşılaşan insanların hakları için verdiği mücadelenin de önemli başlangıç noktalarından biri oldu. Farklı sivil toplum kuruluşlarında görev alan Bayram, özellikle engelli bireylerin hakları konusunda çalışmalar yürüttü. Milletvekilliği döneminde de bu alandaki girişimleriyle öne çıkan Bayram, hâkim ve savcı olmak isteyen engelli bireylerin önündeki yasal engellerin kaldırılmasına yönelik düzenlemelerde rol aldı.

Mücadele önplana çıkıyor

“Buğday Tanesi”, işte bu uzun mücadelenin biyografik bir anlatımla kitap sayfalarına taşınmış hali. Eserde Bayram’ın çocukluk yıllarından başlayan zorlu hayat yolculuğu, hukuk mücadelesi ve kamu yaşamındaki deneyimleri anlatılırken; hayata tutunma, umut, sevgi, inanç ve ayrımcılığa karşı mücadele temaları öne çıkıyor. Bayram’ın hikâyesi kültür-sanat dünyasında da geniş yankı buldu. Aynı yaşam öyküsü “Buğday Tanesi” adıyla sinemaya uyarlandı. 2022 yılında vizyona giren filmde Serkan Bayram’ı Kutsi canlandırdı; yapım daha sonra Netflix’te de izleyiciyle buluştu. Bugün 28. Dönem AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanvekili olarak görev yapan Bayram, yaşam öyküsü ve mücadelesiyle farklı platformlarda çok sayıda ulusal ve uluslararası ödüle layık görüldü. Ayrıca dört kez Altın Başarı Ödülü kazandı. “Buğday Tanesi” bu yönüyle yalnızca bir biyografi kitabı değil; engel tanımayan bir hayatın, mücadeleden doğan umudun ve insanın kendi hikâyesini değiştirebilme iradesinin anlatısı olarak öne çıkıyor.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *