Tatil yaptınız mı?
Yaz mevsiminin gelişi ve okulların tatil olmasıyla birlikte, turizm bölgelerinde yoğunluk yaşanmaya başladı. Yılın yorgunluğunu atmak, denizden ve güneşten faydalanmak isteyenler soluğu Ege ve Akdeniz kıyılarında alıyor.
Tatil; kimimiz için şehrin kalabalığından, trafiğinden uzaklaşmak, doğa ile başbaşa kalıp, okunmak üzere bekletilmiş kitapları valize doldurup sessiz sakin geçirilecek bir zaman, kimimiz için de bol aktivite ve eğlence demek.

Tatil döneminin gelmesiyle birlikte, sosyal medya hesaplarında bolca yiyecek içecek faturaları paylaşılmaya başlandı. Hatta, “Bodrum’da lahmacun” fiyatı neredeyse her yazın konuşulan konularından biri oldu.
Örneğin; Ayvalık, Cunda Adasını ziyaret eden biri, dört top dondurma ve üç çay, bir su için 1250 lira ödediğini yazmıştı. Başka bir paylaşımda yine Ayvalıkta, dört bira, iki hamburger için 2300 lira ödediğini, oysa Midilli Adasında aynı mönü için 26 EUR ödediğini belirtmişti.
Yine başka bir tatilci tarafından fotoğraflanan adisyonda, enginar salatası 1150, pizza 1950, kağıtta levrek ise 2250 lira olarak fiyatlandırılmıştı.
Bunun yanı sıra plaj giriş ücretleri, şezlong, şemsiye gibi ek masraflar tatilcinin bütçesini zorluyor ve keyfini kaçırıyor.
***
Tatil için tercih edilen yerlerden biri de Yunanistan.
Ege kıyılarından kapı vizesi ile de ulaşılabilen adalara son yıllarda talep oldukça arttı.
Ben de bir süreliğine Yunanistan’a gidip, neden bu kadar cazip hale geldiğini görmek üzere yola çıktım.
İlk durağımız Thassos (Taşoz) Adasında bulunan La Scala Plajı.
Girişte ücret alınmıyor. Otopark ücretsiz. Sadece içeride seçtiğiniz alana göre 10 EUR, 30 EUR aralığında harcama yapmanız isteniyor. --ön taraf, arka taraf şeklinde-
Kısacası yeme içme dışında hiçbir şey için ödeme yapmadan bütün günü rahat bir şekilde geçirebiliyorsunuz. Çalışanlar sipariş almak için sık sık başınıza dikilip rahatsız etmiyorlar. Sipariş vermek istediğinizde uğruyorlar sadece. Bangır bangır her telden çalan müzik yok. Kum güzel, deniz tertemiz.
Burada bulunduğum süre içinde,”acaba bugün deniz temiz mi, girebilecek miyim?” diye düşünmediğimi farkettim.
Fiyatlara gelince; Pizza, hamburger, sandviç, kahvaltı, pasta gibi yiyecekler 13-20 EUR aralığında. Porsiyonlar büyük, lezzetli ve çok doyurucu. Çay-kahve, meyve suları ise 6 ile 8 EUR civarında.
-Sipariş verdiğim salatanın üzerindeki koca dilim peynirleri görünce ister istemez ülkemizde meze tabağında gelen salata geliyor aklıma-

Sonraki gün durağımız, Halkidiki Yarımadasında bulunan Sahara plajı. Burası La Scala’ya göre daha büyük bir alan üzerinde. Giriş ve otopark ücreti istenmiyor.
Düzenli, sakin, huzurlu. Fiyatlar burada da hemen hemen aynı. Ne yiyip içtiyseniz onu ödeyip çıkıyorsunuz.
Fiyatlar dışında Yunanistan’ı ziyaret eden tatilcilerin, aldıkları hizmetten memnun olup, kendilerini değerli hissettiklerini de vurguladıklarını söylemeliyim.
***
Özetlersek; burada insanlar kaliteli ve güleryüzlü hizmet alıyor. Otopark, şezlong, şemsiye gibi eşyalara binlerce lira ödemek zorunda kalmıyorlar. Bizim tatil beldelerinin orta sınıfa hitap eden plajlarında bile sadece şezlong ve şemsiye için 750-1500 lira arasında bir tutar talep edildiğini düşünürseniz, burada yaptığınız harcama rahatsız etmiyor.
***
Hepimizin tatilde beklentisi, temiz deniz, güleryüzlü hizmet, kaliteli yemek, farklı kültürlere saygı, turist fiyatlandırması(!) yapılmadığından emin olarak güven duymak.
Ve en önemlisi, ayrılırken “iyi ki gelmişim” diyebilmek.
Dedim gitti...
İyi ki gelmişim.
Sevgiyle kalın