Neden nostaljiyi severiz?
Hayatta birçoğumuz nostalji yapmayı severiz. Eskiye ait olanın daha iyi olduğuna dair bir inançla yaşarız. Nostalji, TDK’de “değişime karşı duyulan korku sonucu geçmişe sığınma duygusu; geçmişseverlik, gündedün.” olarak tanımlanmış. Grekçe ’de ise eve dönüş ve acı kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşmuş. Gerçekten de hepimiz geçmişi buruk bir hisle hatırlarız. Çocukken yediğimiz yemeklerin artık eski tadı yoktur, o zaman vizyona giren filmler çok daha iyidir, şarkılar dinlenilesidir. Sanki her şey zaman geçtikçe tadını yitirmektedir. Zamanında beğenmediğimiz fotoğraflarımız, dinlemekten hoşlanmadığımız şarkılar sonradan dönüp bakınca güzel gelir. Bu duruma en iyi örnek bu yılın başında trend olan 2016 nostaljisi olabilir. 2016’da dünya çok güzel bir yer miydi gerçekten? Yoksa üzerinden on yıl geçmiş olması mıdır 2016’yı bizlere güzel hatırlatan?
Geçmişe bakıp sevdiklerimizle birlikte olduğumuz günleri, okul günlerimizi, çok sevindiğimiz bir doğum günü sürprizini hatırlamak bize iyi gelir. Çocukluğumuzda izlediğimiz bir çizgi filmi seyretmek, neşeli bir anımıza eşlik eden şarkıyı tekrar dinlemek huzur verir. Sevdiğimiz biriyle ortak bir anıyı paylaşmak, üzerine konuşup gülüşmek çok keyiflidir. Bu nedenle severiz nostalji yapmayı.
Geçmişi bize bu kadar iyi gösteren şey bir yanılsamadır bana kalırsa. Bugünden geriye bakınca artık sahip olmadığımız rutinleri, artık görüşmediğimiz insanları görürüz. Yaşanan değişimleri fark ederiz. Artık hayatımızın bir parçası olmayan şeylere özlem duyarız. Ancak hayatımızın bizi strese sokan, üzen detaylarını hatırlamak güzel şeyleri hatırlamak kadar kolay değildir. Geçmişten bir şarkıyı duyup sevdiklerimizle bir arada olduğumuz bir günü hatırlarız; o gün canımızı çok sıkan bir haberi ya da vücudumuzdaki şiddetli bir ağrıyı hatırlamayız. Çünkü zihnimiz içinde bulunduğumuz günün stresinden uzaklaşmak için bizi güvenli bir alana götürür. Sonuçlarını bildiğimiz, belirsizlikten uzak bir anı hatırlamak zihnimize iyi gelir. Bu bir çeşit savunma mekanizmasıdır aslında, zihnimizin amacı bizi yanıltmak değil korumaktır.
Bazen de nostaljiye geçmişten güç almak için, belki de motivasyon için sığınırız. Geçmişteki güzel anılar bize kazandığımız mücadelelerimizi, başarılarımızı, hedeflediklerimizi hatırlatır. Bugün yaşadığımız sorunlarla mücadele edebilmek için geçmişe tutunuruz.
Nostaljinin böyle güç veren tarafları olsa da zihnimizde yarattığı yanılsama bizi manipülasyona açık hale getirebilir. Zihnimizde oluşan geçmiş algısını referans almak bugüne dair yanlış kararlar almamızda etkili olabilir. Ayrıca fazla nostalji bizi gerçeklikten koparıp zihnimizde oluşturduğumuz var olmayan bir zaman dilimine hapsedebilir. Bu da güncele dair umutsuzluk ve memnuniyetsizlik duygusu yaratabilir.
Nostalji yapmak çoğunlukla keyiflidir, ancak ölçünün kaçırılması bize zarar verebilir. Geçmişle kurduğumuz ilişki bugünümüzü düşündüğümüzden çok daha fazla etkiliyor. Bu yüzden her şeyde olduğu gibi nostalji yaparken de dikkatli olmakta fayda var.