İstanbul'un yeşil kalbi ve kurbanın merkezi: Çatalca!
Son yıllarda İstanbul'da nereye baksanız bir betonlaşma, bir koşturmaca, bir nefes alamama hali var, yalan yok. Ama ne zaman ki rotayı batıya, bizim canımız ciğerimiz Çatalca'mıza çeviriyoruz; işte o zaman "Dünya varmış!" diyoruz. Hele ki şu önümüzdeki Kurban Bayramı dönemi yok mu? Çatalca artık sadece Istanbul'un akciğeri değil, aynı zamanda koskoca metropolün kurban satış ve kesim merkezi haline geldi.
Eski bayramları hatırlayın; Istanbul'un göbeğinde, sokak aralarında yaşanan o keşmekeşleri, sağlıksız görüntüleri... Şimdi ise modern tesisleri, profesyonel kesim alanları ve muazzam organizasyonuyla Çatalca bu yükü tek başına sırtlıyor. On binlerce kurbanlık, en hijyenik şartlarda, hem de usulüne uygun olarak burada kesiliyor.
Çatalca'nın Emekçi Hayvancısına Kocaman Bir Alkış!
Buradan öncelikle Çatalca'da hayvancılıkla uğraşan, geceyi gündüze katan o güzel yürekli üreticilerimizi, abilerimizi, kardeşlerimizi yürekten tebrik etmek gerekiyor. Kolay iş değil; aylarca o hayvanlara gözü gibi bakmak, emek vermek ve Istanbul gibi bir devin talebini eksiksiz karşılamak büyük bir başarı hikayesidir.
Helal olsun her birinin emeğine!
Ancak bana kalırsa bu yetmez. Çatalca'nın potansiyeli bunun çok daha ötesinde. Bu modernleşme ve bu kalite standardı devam ettikçe, talebini daha da artması, Istanbul'un kurbanlık ihtiyacının neredeyse tamamının Çatalca'mıza yönelmesi gerekiyor. Çünkü Istanbullu biliyor ki, Çatalca'dan alınan kurban hem helaldir, hem temizdir, hem de yerli üreticinin alın teridir.
Yeşil Gelinliğini Giymiş Bir Çatalca Daveti
Gelelim madalyonun diğer güzel yüzüne... Bayram demek sadece ibadet değil, aynı zamanda sevdiklerimizle yan yana gelmek, nefes almak demek. Şu günlerde Çatalca'mızın ner bir noktası adeta yeşil gelinliğini giymiş durumda. Nereye baksanız göz alabildiğine bir yeşillik, muazzam bir doğa ve insanın ruhunu dinlendiren bir sessizlik hakim.
Buradan tüm Istanbullulara açık davetimizdir: Bayramda kapın çoluğu çocuğu, rotayı Çatalca'ya kırın!
Gelin, o muhteşem doğamızda pikniğinizi yapın.
Temiz havayı ciğerlerinize çekin.
İlçemizin yerel esnafından alışveriş yaparak, Çatalca'mızın ekonomisine, o samimi köylüsüne katkı sağlayın.
Biz misafir ağırlamayı severiz, başımızın üstünde yeriniz var.
Ama Küçük Bir Şartımız Var:
"Nasıl Bulduysan Öyle Bırak!"
Yazının burasına kadar her şey çok güzel, çiçek gibi.
Ama , şimdi gelelim o en önemli, can alıcı meseleye.
Biz kapımızı, doğamızı size sonuna kadar açıyoruz ama sizden de küçük bir ricamız, daha doğrusu bir insanlık görevini hatırlatma isteğimiz var.
Lütfen ama lütfen; o canım çöplerinizi sağa sola atmayın!
O mangal plastiklerini, şişeleri, paketleri yeşilliklerin arasında bırakıp gitmek bu doğaya, bu güzel ilçeye ihanettir. Çatalca'mızı nasıl bulduysanız, tam da öyle bırakın. Biz size evimizi temiz temiz açıyoruz, siz de giderken arkada bir enkaz bırakmayın ki, bir sonraki gelişinizde yine aynı güzellikle karşılaşabilin.
Doğayı korumak, birbirimize saygı duymaktan geçer.
Şimdiden tüm üreticilerimizin emeklerinin karşılığını aldığı, tüm Islam aleminin ve Istanbulluların huzur içinde, ağız tadıyla geçireceği harika bir Kurban Bayramı diliyorum. Çatalca'nın yeşilliğinde buluşmak üzere, bayramınız mübarek olsun!
