Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
32°
Ara
Damga Dünya Suriye ekonomisi için yeni kapı

Suriye ekonomisi için yeni kapı

ABD’nin Suriye’yi “terörizme destek veren devletler” listesinden çıkarması, Şam yönetimi açısından yalnızca diplomatik bir gelişme değil, ekonominin yeniden dış dünyaya açılması için önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor

Okunma Süresi: 4 dk

ABD, 24 Ağustos’ta Suriye’yi devlet sponsorları terör listesinde tutan statüsünü kaldırdı. Karar, Trump yönetiminin 8 Temmuz’da Kongre’ye yaptığı bildirim sonrasında tamamlanan 45 günlük inceleme sürecinin ardından yürürlüğe girdi.

Washington, kararın gerekçesi olarak Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara yönetiminin uluslararası terörizmden uzaklaşma yönünde attığı adımları ve bu konuda verdiği taahhütleri gösterdi.

Suriye açısından ise kararın ekonomik anlamı çok daha büyük. Yıllardır süren savaş, yaptırımlar ve finansal izolasyon ülkenin dış yatırım çekmesini son derece zorlaştırmıştı. Bir ülkenin yatırımcı açısından cazip hale gelmesi yalnızca ucuz iş gücü veya doğal kaynaklara sahip olmasıyla ilgili değil. Yatırımcı önce parasını ülkeye sokabilmek, bankacılık sistemini kullanabilmek ve elde ettiği geliri dışarı çıkarabilmek ister.

Suriye’de ise savaş boyunca finansal sistem büyük ölçüde uluslararası ekonomiden kopmuştu. ABD’nin son kararı, bu izolasyonun önemli parçalarından birini gevşetiyor. Şam yönetimi açısından hedef yalnızca yeni fabrikalar açılması değil. Bankacılık, enerji, altyapı, inşaat, telekomünikasyon ve lojistik gibi sektörlerin yeniden uluslararası sermayeyle buluşturulması.

 

Savaşın ardından dev bir fatura

Suriye ekonomisinin önündeki en büyük sorunlardan biri ülkenin fiziksel altyapısının büyük ölçüde zarar görmüş olması. Yollar, elektrik şebekeleri, hastaneler, okullar, konutlar ve sanayi tesislerinin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Bu da aynı zamanda büyük bir yatırım alanı anlamına geliyor.

Bir ülke için savaş sonrası yeniden yapılanma korkunç bir maliyet olabilir. Fakat uluslararası şirketler açısından doğru koşullar oluştuğunda aynı süreç, milyarlarca dolarlık yeni pazar anlamına gelebilir.

Suriye’nin önündeki soru bu nedenle yalnızca “Ekonomi ne zaman toparlanacak?” değil. “Bu yeniden yapılanmayı kim finanse edecek?”

Suriye’nin ekonomik toparlanmasında enerji sektörü özel bir önem taşıyor. Elektrik üretiminin ve dağıtım altyapısının yeniden kurulması, sanayinin çalışabilmesi için temel koşul. Bir fabrika yatırımcısı için ucuz iş gücünden önce elektrik gerekiyor. Bir hastane için ekipmandan önce kesintisiz enerji gerekiyor. Bir tarım işletmesi içinse sulama sistemlerini çalıştıracak enerji gerekiyor. Bu nedenle Suriye’nin yeniden yapılanmasının ilk halkalarından birini enerji altyapısının oluşturması beklenebilir.

 

Komşular da devrede

Suriye’nin ekonomik geleceği yalnızca Washington’a bağlı değil. Türkiye, Körfez ülkeleri, Ürdün ve diğer bölge ülkeleri de Suriye’nin yeniden yapılanması açısından önemli aktörler. Özellikle kara ve deniz ticaret yollarının yeniden işler hale gelmesi, Suriye’nin bölgesel ekonomiye tekrar bağlanmasını sağlayabilir.

Savaş öncesinde Suriye, Akdeniz ile Irak, Ürdün ve Türkiye arasındaki ticaret yollarında önemli bir konuma sahipti. Bu coğrafi avantaj yeniden kullanılabilirse ülke yalnızca iç pazar olarak değil, bölgesel bir lojistik koridor olarak da değer kazanabilir.

ABD’nin devlet sponsorları terör listesinden çıkarma kararı, Suriye üzerindeki bütün yaptırımların otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmiyor. Dolayısıyla yatırımcıların önündeki hukuki ve finansal belirsizliklerin tamamı ortadan kalkmış değil.

 

Halk için asıl sınav

Ekonomik açılımın başarılı olması halinde bunun sıradan Suriyelilerin hayatına nasıl yansıyacağı ise ayrı bir mesele. Yatırım gelmesi otomatik olarak refah yaratmıyor.

Yeni fabrikaların çalışanlara iş sağlaması, ücretlerin yükselmesi, elektrik ve su hizmetlerinin iyileşmesi, konutların yeniden yapılması ve temel ürünlere erişimin kolaylaşması gerekiyor. Aksi halde ülkeye sermaye gelirken halkın yaşam standardı aynı hızda yükselmeyebilir. Suriye’nin önündeki en büyük sınav yalnızca ekonomiyi büyütmek değil, büyümeyi toplumsal refaha dönüştürmek.

Ülkenin savaşın yaralarını sarması, finansal kurumlarını yeniden yapılandırması, yatırım güvenliğini sağlaması ve uluslararası ticarete geri dönmesi gerekiyor. Bunların gerçekleşmesi halinde Suriye’nin ekonomisi yıllardır devam eden “hayatta kalma ekonomisi” modelinden yavaş yavaş çıkabilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *