Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
15°
Ara

Parti değiştiren belediye başkanları

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Parti değiştiren belediye başkanları

Ülkemizde son yıllarda parti değiştiren Belediye Başkanlarına vatandaşın tepkisi artıyor. Özellikle ana muhalefet partisi CHP'li bazı Belediye Başkanların iktidar partisi AK Partiye geçmeleri en çok tartışılan siyasi ahlak ve siyasi kirlilik konusu olarak öne çıkıyor. Siyaseti kirlilikten arındıracak, vatandaşla siyasetçi arasındaki güveni yeniden inşa edecek bir siyasi ahlak ve bunu tescil edecek yasal bir düzenleme gerekiyor.

Partilerinden istifa ederek başka bir partiye geçen belediye başkanları, milletvekilleri, seçmenin iradesini hiçe sayıyor. Söz konusu bu durumun etik olup olmadığı ise ayrıca bir tartışma konusunu doğuruyor. Bir siyasi partiden seçilip daha sonra parti değiştiren veya bağımsız kalan belediye başkanlarının görevlerinin otomatik olarak düşürülmesini ve koltuğu eski partisine devretmesini gerekir diyenler var. Yada Parti değiştiren belediye başkanlarının başkanlıklarının kendiliğinden düşmesi ve yerine üyesi bulunduğu siyasi partiden seçilen başkan vekilinin belediye başkanı görevine getirilmesi gerekir diyenlerde var.

31 Mart 2024 seçimleri ardından bu yana 76 Belediye başkanı iktidar partisi AK Parti saflarına katıldı.2023 genel seçimlerinden bu yana da 14 milletvekili meclis'te AK Parti sıralarına katıldı. 

Bazı CHP ve DEM Partili Belediye Başkanların gözaltına alınıp tutuklanması ve yerlerine kayyum atanmasını siyasi baskı olarak algılayanlar vatandaşlar bu duruma da tepki gösteriyorlar. Bütün Belediye Başkanların eğer bir suçu varsa hukuk önünde hesap versin. Ama aynı şekilde iktidar Partisi AK Partili Belediye Başkanları eşit şekilde hesap verebilsin. Ayrıca tutuklanan Belediye Başkanı yerine kayyum değil Belediye meclisi bir Başkan vekili seçsin diyen vatandaşlar verdiği oyların gasp edildiğini düşünüyor.

Toplumun siyasi sisteme ve devlete olan inancı, siyasi ahlak ilkelerinin ne kadar içselleştirildiğine bağlıdır. Temel ahlaki kuralların çiğnendiği durumlarda siyasi yozlaşma ve güven krizi baş gösterir.

Siyasi kirlilik, temel olarak siyasi aktörlerin gücü elde tutmak veya artırmak amacıyla ahlaki, hukuki ve demokratik ilkeleri hiçe sayarak yalan, iftira, yolsuzluk ve kutuplaştırma gibi etik dışı yöntemlere başvurulmamalıdır. Toplumu ayrıştıran, kurumlara güveni sarsan ve kamu yararını göz ardı eden ilkesiz bir yönetim, kirli siyaset ve siyasi ahlak anlayışını ifade eder.

Siyasi ahlak ve siyasi etik, siyasi aktörlerin ve kurumların eylemlerini yönlendiren, güç ve kaynak kullanımını sınırlandıran temel ahlaki ilkeler bütünüdür. Amacı, siyaseti saf bir çıkar ve güç mücadelesi olmaktan çıkarıp toplumsal adalete, şeffaflığa ve kamu yararına dayandırmaktadır. siyasi kirlilik ise, demokrasinin temel taşları olan şeffaflık ve hesap verebilirliğin yok olması, siyasetin "kirli" ve ilkesiz bir alana dönüşmesi durumudur.

Vatandaşlar Partilerin aday gösterdiği Belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesini doğru bulmuyor. Herkesin siyasi fikri değişebilir, parti değiştirme hakkı vardır. Ama seçilmiş iseniz durum farklıdır. O koltuk şahsi değil, milletin emanet oyuyla alınmıştır. Seçildiğiniz partiyi bırakıp başka safa geçiyorsanız, o zaman milletin önüne yeniden çıkın. Çünkü o belediye, o makam, babanızın malı değil, o anahtar kişisel mülk değil; halkın emanetidir. Yerel siyaset kesinlikle böyle olmamalı. Madem değişeceksiniz, buyurun belediyenin anahtarını bırakın; siz de biz de kurtulalım. Böylece size seçilmeniz için oy veren partili vatandaşlar da iradesinin yok sayıldığını düşünmesin.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *