Neler oluyor?
Gözaltılar, tutuklamalar, görevden almalar hız kesmeden devam ediyor. Her yeni gün, yeni bir olayla karşılaşıyoruz. Ahbap olayını tam anlamadan, gazetecilerin tutuklanması gündem oldu. Onu da tam kavrayamadan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılıp gözaltına alınması ihtimali konuşulur oldu.
Bir yandan da teröristlere ceza indirimi getirilmek istenen yasa tasarısı gündemde. Allah aşkına, neler oluyor? Bir durun da içimize sindirelim yaşananları.
Ya ne oldu Gazeteci Mehmet Akif Ersoy’a? Kutsal kitabımıza saygısızca dil uzatan o komedyen nerede şimdi? Hastanelerdeki bebek katillerine ne oldu? İllegal kumar oynayan futbolcular, uyuşturucu bağımlısı sanatçılar nereye kayboldu? Zihnimiz allak bullak…
Bu kadar hızlı olaylar yaşanırken toplum nasıl sağlıklı değerlendirme yapacak? Olup bitenleri anlamak mümkün değil. Bana göre bu gidişat tehlikeli. Kimin ne yaptığını, ne için yaptığını, kimin haklı kimin haksız olduğunu böyle sağlıklı değerlendirmek mümkün değil.
“Bu yaşananlar hukuki süreç, yargı işliyor” diyeceksiniz. Ama hayır, toplum anlamalı. Hem de iyi anlamalı çünkü artık dün ne yediğimizi hatırlamıyoruz, hafızalarımız karmakarışık. Ak ile karayı ayırt etmek zorlaşıyor.
Lütfen durun biraz. Bu toplum, oldu bittilerin dönemlerinden çıkarken çok zorlandı. Çok acılar yaşandı, çok hazinlikler yaşandı. Tarih tekrar tekerrür etmesin. Lütfen bir durun, sağlıklı düşünmek için.
Süleymancılar
Son 100 yılın alimlerinden biri olan rahmetli Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’nin yetiştirdiği talebelerin bugün yüzbinlerce kişinin emeğiyle dine ve Kur’an’a hizmete dönüşmüş adıdır Süleymancılar.
Son yıllarda özellikle Aydınlık ve Ulusal gibi aynı kaynaktan beslenen yayın organlarının kışkırtmasıyla hedef tahtası haline getirilmeye çalışılan cemaatin uzun yıllar içinde bulunmuş biri olarak bugün konuşma zamanının geldiğini düşünüyorum.
Öncelikle belirtmek isterim ki, memlekette dini öğretmek, Kur’an okutmak ya da okumanın yasak olduğu zulüm döneminde her şeyi göze alarak Allah yolunda mücadeleye devam eden Süleyman
Hilmi Tunahan Hazretleri yılmadan mücadelesini sürdürdü. “Korkaklarda ölür” derken aslında kimseden korkmadığını haykırıyordu. Onunla çok uğraştılar ama o hep Allah rızası için “Bir ulvi davadır yıllarca pesinde koştuğum” diyerek mücadeleye devam etti.
Şimdi de onun yetiştirdiği nesiller bu davanın hizmetkarı olmak için mücadele ediyor. Bunun aksini düşünenler bana göre dün Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’ne zulüm edip, Kur’an’ı yasaklayan zihniyetin devamıdır.
Amaçları eleştirmek değil, Kur’an’ı ve namazı öğretmeyi engellemek. Acizane tavsiyem, sakin ha sakin dinden bihaber bu kişilere inanmayın. 1957’lerin Namık Gedik’i gibi oyun oynayan bu zihniyetin gazına gelip yeni nesil bataklığa sürüklenmesinler diye Ehli Sünnet’i takip eden kişiler yetiştiren bu insanlara zarar vermeyin.
Süleymancılar’ın yurtlarında hâlâ sabah namazı dahil 5 vakit namaz cemaatle kılınıyor. Hâlâ mercimek çorbası ve kuru fasulye yeniyor… Hâlâ pazarlardan kavun karpuz toplanıyor. Bu insanlardan bu memlekete zarar gelmez.
Sakın ha sakın bu insanları Aydınlık denen o karanlık güçlerin iftiraları ile üzmeyin. Elbette hizmette eksiklikleri eleştirebilirsiniz ama haddi aşmayın. Yoksa memleket kaybeder. Benden söylemesi.
TARF
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Amerika’daki teşkilatlanmış hali Türk Amerikan Dini Kuruluşu’nun adı TARF. TARF’ı gündeme getirmemin sebebi, Diyanet’in uzun yıllar sonra bu hizmetle Amerika’da vatandaşlarımıza kucak açması. Amerika’da genelinde hem cami hem de eğitim merkezi vazifesi gören, sayıları gün geçtikçe artan TARF’lar büyük bir boşluğu dolduruyor.
Buradan bu kurumun başındaki Fatih Kanca Bey’e ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Teksas’ta bu yapının bir parçası olmaktan dolayı da memnuniyetimi belirtiyorum.
Dileğim, bu merkezlerde tamamen gönüllü çalışan insanların hiçbir zaman yalnız bırakılmaması. Biliyorum ki, gönüllülük ancak birlikte hareket edilirse sürdürülebilir.