Çalkantılı dönem
Şöyle başlayalım... İyi tarafı ise insanlık için en büyük ilerlemeler. Enerji tasarrufu sağlamak ve iklim değişikliğini yavaşlatmak, daha fazla boş zaman kazanmak gibi...– fırsatlar muazzam. Aynı zamanda, korku da artıyor. Geliştiriciler, insanların yakında yarattıkları şeylerin kontrolünü kaybedeceğinden endişe ediyor. Varsayım şu ki, yapay zekâ yakında o kadar zeki hale gelebilir ki, bir sonraki neslini tamamen kendi başına yaratabilir.
* * *
Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates, geçtiğimiz günlerde yapay zekâ üzerine yayınladığı makalede şöyle yazıyordu; Günümüzde son derece güçlü ve nefes kesici bir hızla gelişiyor. Yapay zekâ, ilk defa insan bilişsel yeteneklerinin yerini alabiliyor, hatta onları aşabiliyor. En elverişli koşullar altında bile, bu yeni çağa geçiş insanlık tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olacak.
* * *
Bill Gates’e göre, çağ değiştiren bir dönüşüm yaşıyoruz. Yapay zekâ ya insanlığın şimdiye kadar icat ettiği en etkili fırsat eşitliği aracı olacak ya da en büyük adaletsizlik kaynağı haline gelecek. Karşılaşılan zorluk çok büyük. Şu ana kadar buna yeterince hazırlanmıyoruz. Bizi tehdit eden nedir ve ne yapılması gerekiyor? Doğru adımlar atılırsa, yapay zeka iyilik için bir güç olacak ve tüm insanların yaşamlarını iyileştirecek.
* * *
‘Ne yazık ki, buna yeterince hazırlanmıyoruz. Yapay zekâ çağına geçişi kolaylaştıracak bir plan yok. Bunun bir nedeni, birçok gözlemcinin yapay zekanın etkisinin boyutunu hafife almasıdır. Ancak güvenilirlik sorunu hızla azalıyor. Araştırmacılar, kendi çalışmalarını doğrulayabilen ve kendilerini geliştirebilen modeller geliştiriyorlar. Yakında, birçok görevde insanlardan önemli ölçüde daha iyi olacaklar‘ diyor...
* * *
Devam ediyor; Yapay zekâ, görebilme, duyabilme, konuşabilme ve akıl yürütme yeteneğine sahip olduğu ve nihayetinde fiziksel işleri bir insan kadar sorunsuz bir şekilde yapabileceği için, ekonominin tek bir sektörüyle sınırlı kalmayacaktır. Yapay zekâ, birçok alandaki görevleri devralacak. Bu gelişme, birkaç nesil boyunca değil, on yıl içinde gerçekleşecektir. Yeni işler yaratılacaktır. Ancak, bugünküne kıyasla önemli ölçüde daha az iş olacak.
* * *
İşaret ettiği bir çok konuda hak vermemek elde değil sanki... Genellikle kısa vadede ne kadar şeyin değişeceğini abarttığımız, uzun vadede ne kadar şeyin değişebileceğini ise hafife aldığımız söylenir. Yapay zekâda ise durum farklı... Bir yandan sadece fırsatlar görülüyor, tehlikelere yeterince dikkat edilmiyor. Veya sadece gerçek tehlikelere odaklanılıyor, böylece potansiyel avantajlar gözden kaçırılıyor. Halbuki her iki tarafı buluşturmak şart sanki..
* * *
Yapay zekâ ile ilgilenenler, gelişmeleri takip edenler bilir... Yakından ilgilenmeyenler duymuş olabilir... Kısa bir süre önce Yapay zeka şirketi Anthropic'ten ayrılan Jacob Coxon. istifasını X platformunda geniş yankı uyandıran bir paylaşımda dile getirdi. Eski işvereni ve rakibi OpenAI hakkında, "Kendi kendini geliştiren bir süper zekâya doğru hızla ilerliyorlar ve hayatlarımızla oynuyorlar," diye yazdı...
* * *
Açıkçası şöyle; Geliştiricilerin insanlığı yok edebilecek bir süper zekâya doğru hızla ilerlediği konusunda uyarıda bulundu. Tahmini ne kadar doğru? Bilmiyoruz... Ona göre, yapay zekâyı geliştirenlerin, bu on yılın sonuna kadar hepimizi yok edebileceğine kesin olarak inanıyorlarmış... Bunlar, şirketlerin liderliğinin kapalı kapılar ardında dile getirdiği, ancak kamuoyunda makul görünmeye çalıştığı korkularmış.
* * *
Coxon'ın paylaşımına yanıt olarak, Anthropic'te "uyum"dan -yani yapay zekânın davranışını insan hedefleri ve değerleriyle uyumlu hale getirmekten- sorumlu bilim insanı Evan Hubinger de şöyle yazmış... "Jacob haklı - yapay zekânın tüm insanları öldürebileceğine inanıyoruz!" Bunun olma olasılığı yüzde on... Velhasıl durum çok karışık. Bill Gates’in dediği gibi bu yeni çağa geçiş insanlık tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olacak.
* * *
Şurası bir gerçek ki Yapay zeka geliştiricileri ve uzmanları arasında bir fikir birliği yok. Bir taraf "kıyamet tellalları" olarak etiketleniyor; Karşı taraf ise "yapay zeka inkarcıları" olarak adlandırılıyor: Herkesin bir planı var ama nedir şimdilik bilemiyoruz... Boksör Mike Tyson'ın 1987‘de Tyrell Biggs ile yapacağı unvan maçı öncesinde dediği gibi: "Her boksörün kesin bir planı vardır, ta ki yüzüne ilk yumruğu yiyene kadar."