Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
20°
Ara

Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

YAYINLAMA:
Cengizhan Kaya ile zamanı aşan satırlar

Geçmişe vefa geleceğe umut

İstanbul’da kuaförlük ve berberlik sektörünü anlamlı bir sosyal sorumluluk projesinde buluşturan “Geçmişe Vefa, Geleceğe Umut” etkinliği, Üsküdar Belediyesi Beyaz Salon’da geniş katılımla gerçekleştirildi

Bayrampaşa Kuaförler ve Berberler Odası’nın katkılarıyla, organizatör Uğurcan Ubay öncülüğünde düzenlenen gece; mesleki dayanışmayı, vefayı ve iyiliği aynı çatı altında buluştururken, elde edilen gelir lösemili çocuklar yararına bağışlandı.

Güçlü bir hikaye

Gecenin en dikkat çeken isimlerinden biri ise ödüllü kumaş katlama sanatçısı Nazife Eser oldu. Sanatını sosyal sorumlulukla buluşturan Eser, etkinlik kapsamında hazırladığı özel defileyle izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Çocukları çiçek metaforuyla anlatan tasarımlar, yalnızca estetik bir sunum değil, umut ve yaşam mesajı taşıyan güçlü bir hikâyeye dönüştü.

Tarif edilmesi zor bir duygu

Nazife Eser, gecenin ardından yaptığı değerlendirmede etkinliğin kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını belirterek, “O gece yalnızca bir etkinliğin değil, iyiliğin, dayanışmanın ve umudun aynı sahnede buluştuğu çok özel bir hikâyenin parçası olduk. Lösemili çocuklarımızın yarınlarına küçücük de olsa bir ışık olabilmek, onların yüzlerinde açacak bir tebessüme vesile olabilmek hepimiz için tarif edilmesi güç bir duyguydu.” ifadelerini kullandı.

Anlamlı bir defile oldu

Defilesini hazırlarken her tasarımın bir çocuğun hayalini ve yaşam umudunu temsil etmesini istediğini söyleyen Eser, çocukların bu dünyanın en kıymetli çiçekleri olduğunu vurguladı. Tasarımlarında tomurcuk açmaya hazırlanan çiçeklerden ilham aldığını belirten sanatçı, sahneye çıkan her modelin farklı bir umudu, her rengin yaşama tutunan başka bir hayali simgelediğini ifade etti. “Dilerim hiçbir çiçeğin rengi solmasın, hiçbir çocuğun umudu yarım kalmasın.” sözleriyle duygularını paylaşan Nazife Eser, sanatın toplumsal fayda üretme gücüne dikkat çekti. Defile boyunca sergilenen özel kumaş katlama çalışmaları, izleyicilerden uzun süre alkış aldı.
Gece boyunca sektörün usta isimleri, kuaförler, berberler ve çok sayıda davetli aynı amaç etrafında buluştu. Etkinlik, geçmişte mesleğe emek vermiş ustalara vefa gösterirken, geleceğe umut olacak sosyal dayanışma örneğiyle de büyük takdir topladı. Sponsor firmaların TEMA Vakfı’na bağış desteğiyle katkı sunması ise gecenin sosyal sorumluluk kapsamını daha da güçlendirdi.
“Geçmişe Vefa, Geleceğe Umut” etkinliği, kuaförlük ve berberlik sektörünün yalnızca mesleki başarılarıyla değil, toplumsal duyarlılığıyla da örnek olabileceğini gösterirken; Nazife Eser’in umut temalı defilesi gecenin hafızalara kazınan en anlamlı anlarından biri olarak öne çıktı.

Zaguda'nın hikayesi

Bağımsız müzik üretimini Zaguda Stüdyo çatısı altında sürdüren ve çalışmalarını Zaguda adıyla dinleyicilerle buluşturan Çağlar Kurt, yeni albümü “On Üç Eylül” ile müzik yolculuğuna anlam yüklü bir eser ekledi

29 Eylül 1992 doğumlu ve aslen Trabzonlu olan Çağlar Kurt, müzik üretimlerinde teknolojinin sunduğu imkânlardan da yararlanıyor. Yapay zekâ destekli üretim süreçlerini kendi söz yazarlığı ve besteciliğiyle bir araya getiren sanatçı, bağımsız müzik anlayışı doğrultusunda tamamen kendi hikâyelerini anlatan çalışmalara imza atıyor. “On Üç Eylül” albümünün en dikkat çekici yönlerinden biri ise taşıdığı özel anlam. Albümün adı, Zaguda’nın kızının doğum günü olan 13 Eylül’den geliyor. Yedi şarkıdan oluşan albüm ise kızının yedinci yaşına ithaf edilmiş durumda. Sanatçı, bu çalışmayı yeni yaşın güzel başlangıçlara vesile olması dileğiyle hazırladığını ifade ediyor. Albümde yer alan “Kalbimden Silemem” ve “Senden Sonra” şarkıları, aynı duygusal hikâyeyi iki farklı bakış açısından ele alıyor. İlk şarkı, ayrılığın ardından yaşanan çaresizlik ve özlemi anlatırken, ikinci şarkı hikâyenin diğer tarafına geçerek farklı duygulara ve hislere kapı aralıyor. Böylece albüm, dinleyiciye aynı olayın iki ayrı pencereden anlatıldığı bütünlüklü bir anlatım sunuyor.

İlham veren bir eser

Albümün öne çıkan eserlerinden “Tuzla Buz (Akustik)”, Zaguda’nın daha önce yayınladığı ve özellikle Greek Version yorumuyla ilgi gören “Tuzla Buz”un daha sade ve duygusal bir düzenlemesi olarak dikkat çekiyor. “Denize Doğru (Akustik)” ise albümün sakin atmosferini tamamlayan parçalar arasında yer alıyor. Zaguda’nın memleketine olan bağlılığı da albümde kendine yer buluyor. “Kalsun Öteki Aleme”, Trabzon’un kültürel ve müzikal mirasına bir selam niteliği taşırken, sanatçının köklerinden aldığı ilhamı dinleyicilere taşıyor.

Nilüfer ilham veriyor

Kişisel gelişim alanında uzun yıllardır çalışmalarını sürdüren Nilüfer Gavram Atlı, yaşam deneyimini aldığı eğitimlerle birleştirerek bireylerin kendilerini keşfetme yolculuklarına rehberlik eden isimler arasında yer alıyor

Bir kadın, üç çocuk annesi, sanatçı ve tasarımcı kimliğiyle çok yönlü bir yaşam hikâyesine sahip olan Atlı, insanın gerçek dönüşümünün yalnızca bilgiyle değil, farkındalık ve deneyimle mümkün olduğuna inanıyor. 2013 yılında kişisel gelişim yolculuğuna adım atan Nilüfer Gavram Atlı, bu süreçte insanın kendini tanıması, yaşamındaki tekrar eden döngüleri fark etmesi ve sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarması üzerine yoğunlaştı. Yıllar içerisinde farklı disiplinlerde aldığı eğitimlerle bilgi birikimini genişleten Atlı, bugün bütünsel bir yaklaşımla çalışmalarını sürdürüyor.
Uluslararası Yaşam Koçluğu eğitimini Rodos University’de tamamlayan Atlı, Yeditepe Üniversitesi’nde Aile Danışmanlığı, Aydın Üniversitesi’nde ise Kişisel Gelişim ve Farkındalık eğitimleri aldı. Bunun yanı sıra alanında uzman eğitmenlerden Duygusal Zekâ, Empati, Zaman Yönetimi ve Beden Dili eğitimleriyle kendini geliştirmeye devam etti.

İçsel gücünüzü keşfedin

İnsanı yalnızca zihinsel yönüyle değil, bedeni, nefesi, duyguları ve yaşamla kurduğu ilişki üzerinden değerlendiren Nilüfer Gavram Atlı, bu anlayışını doğal taşlar, nefes eğitmenliği, meditasyon ve bioenerji alanlarında aldığı eğitimlerle destekledi. Azerbaycan Goyce Zengenur University’de Doğal Taşlar, İstanbul Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nda ise Nefes Eğitmenliği ve Meditasyon eğitimlerini tamamlayarak çalışmalarına yeni bakış açıları kazandırdı. Bugün bireysel danışmanlık, nefes ve meditasyon uygulamaları, farkındalık çalışmaları ve kişisel gelişim programlarıyla birçok kişiye ulaşan Atlı, hazır çözümler sunmak yerine insanların kendi iç seslerini duymalarına ve kendi cevaplarını bulmalarına alan açmayı amaçlıyor. Çalışmalarının merkezinde, bireyin kendi yaşamına bilinçli bir şekilde yön verebilmesi ve içsel gücünü keşfedebilmesi yer alıyor.

30 yıl sonra Zennube rüzgarı

Türk halk müziğinin sevilen eserlerinden biri olan Zennube, 30 yıl sonra Erdinç Karadeniz’in yorumuyla yeniden dinleyiciyle buluştu. Yıllar boyunca hafızalarda yer eden eser, modern düzenlemesi ve yeni klibiyle yeniden hayat bulurken, nostaljiyi günümüz müzik anlayışıyla buluşturan çalışma kısa sürede ilgi görmeye başladı

Erdinç Karadeniz, uzun yıllar sonra yeniden seslendirdiği ZENNUBE ile hem geçmişe saygı duruşunda bulunuyor hem de eseri yeni kuşak dinleyicilere ulaştırmayı hedefliyor. Şarkının sözlerinde yer alan “Gel bana, gül bana”, “Al beni, sar beni” gibi duygusal ifadeler, eserin özündeki sevda ve özlem duygusunu güçlü bir şekilde yansıtırken, Karadeniz’in yorumu bu atmosferi günümüze taşıyor. Çalışmanın aranjesini Erdem Topuzoğlu üstlenirken, keman kayıtlarında İstanbul Strings yer aldı. Perküsyonlarda Ali Emre Algir, ney performansında ise Eyüpcan Açıkpazu esere eşlik etti. Mix ve mastering çalışmaları da yine Erdem Topuzoğlu imzası taşıyor. Geleneksel enstrümanlarla hazırlanan düzenleme, şarkının ruhunu korurken daha güçlü ve zengin bir müzikal yapı ortaya koyuyor.

Yeni çalışmalar gelecek

Şarkının klip yönetmenliğini Oğuzhan Güneş gerçekleştirdi. Görüntü ekibinde kamera asistanı Berkant Çiçek, BTS kamera çekimlerinde Emre Uğrun görev aldı. Işık ekibi ise Gaffer Hüseyin Özel, Best Boy Alaaddin Özel ve Lighting Assistant Emin Özbek isimlerinden oluştu. Styling ve sanatçı menajerliği görevini Hacer Karadeniz üstlenirken, set yönetmenliğini Gizem Eylül yaptı.
Erdinç Karadeniz’in yorumuyla yeniden hayat bulan ZENNUBE, yalnızca bir şarkının geri dönüşü değil, aynı zamanda yıllar sonra yeniden esen güçlü bir nostalji rüzgarı olarak dikkat çekiyor. Geleneksel ezgilerin modern dokunuşlarla buluştuğu çalışma, hem halk müziği dinleyicilerine hem de yeni kuşağa hitap eden özel bir proje olarak öne çıkıyor. ZENNUBE klibi YouTube’da müzikseverlerle buluşurken, Erdinç Karadeniz sosyal medya hesapları üzerinden de yeni çalışmasına ilişkin paylaşımlar yapmayı sürdürüyor.

Canse Çelebi ile müziği hisset

Roman ve şarkı sözü yazarı Canse Çelebi, edebiyatla başladığı üretim yolculuğunu müzikle buluşturarak dinleyicilerin karşısına “Derece Adana” adlı yeni çalışmasıyla çıktı. Çocukluk yıllarından bu yana sözcüklerin ve melodilerin dünyasında yaşayan Çelebi, yaşadığı coğrafyanın sıcaklığını, insanını ve kültürünü eserlerine yansıtan üretimleriyle dikkat çekiyor

Adanalı bir sanatçı olan Canse Çelebi, “Derece Adana” şarkısında Akdeniz’in enerjisini, yaz mevsiminin bunaltıcı sıcaklığını ve aşkın yakıcı duygularını bir araya getiriyor. Adana ve Mersin’in kendine özgü yaşam kültüründen ilham alan eser, eğlenceli dili ve hareketli atmosferiyle dinleyiciyi sıcak bir yaz gecesinin içine davet ediyor. Şarkının sözlerinde Adana’nın kavurucu havası, bu kez bir aşkın ateşiyle birleşerek güçlü bir anlatıma dönüşüyor. Edebiyat alanında e-kitap olarak yayımlanan bir romanı bulunan Canse Çelebi, yazdığı şarkı sözlerinde de yaşanmışlıkları ve duyguları samimi bir dille anlatmayı tercih ediyor. Kendi ifadesiyle sıradan bir ev hayatının içinden çıkarak hayallerinin peşinden giden sanatçı, romanlarını ve şarkı sözlerini büyük destekler olmadan paylaşma cesareti gösterdi. Son dönemde MK Radyo’da tanıştığı dostlarının desteğiyle üretim yolculuğunu daha güçlü bir dayanışma ortamında sürdüren Çelebi, müziğin ve edebiyatın insanları bir araya getiren gücüne yürekten inanıyor. “Derece Adana”nın söz ve müziği Sema Can Ergen imzası taşırken, eser Canse Çelebi’nin yorumuyla dinleyiciyle buluşuyor. Şarkı, enerjik yapısı, Akdeniz esintileri ve yaz ruhunu yansıtan sözleriyle özellikle sıcak yaz günlerinin temposunu hissettiren bir çalışma olarak öne çıkıyor. Canse Çelebi, üretimlerini sosyal medya hesapları üzerinden de takipçileriyle paylaşmayı sürdürüyor. Sanatçı, hem edebiyat hem de müzik alanındaki çalışmalarını yeni projelerle geliştirmeyi hedeflerken, yazmaya ve üretmeye devam ediyor. “Derece Adana” ise onun yaşadığı topraklardan aldığı ilhamı müziğe dönüştürdüğü en yeni çalışmaları arasında yer alıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *