Dünyada petrolün önemi
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlatığı saldırı ile birlikte petrol için önemli bir güzergah olan Hürmüz boğazının İran tarafından kapatılması petrol ve petrol güzergahların önemi bir defa daha Dünya gündemini meşgul etmeye başladı.Çünkü Hürmüz boğazı'nın kapatılması petrol fiyatının yükselmesi ile birlikte küresel piyasalar önemli sorunlar yaşamaya başladı. Ülkemiz başta olmak üzere Dünya'da akaryakıt fiyatlarında önemli zamlar yansımaya başladı. Bölgede iki haftalık ateşkes sağlanmasına rağmen gerginlik devam ediyor.
Halk arasında siyah altın olarak değerlendirilen petrol, modern dünyanın temel enerji kaynağı, ulaşım, sanayi ve petrokimya (plastik, gübre, ilaç) sektörlerinin birincil hammaddesi olduğu için hayati önem taşır. Küresel ekonomiyi ve politikayı şekillendiren, taşınması kolay ve yüksek enerji yoğunluğuna sahip en önemli fosil yakıttır. Petrol, ülkelerin dış politikasını ve küresel güç mücadelesini doğrudan etkiler. Enerji güvenliği, uluslararası ilişkilerde kilit bir konudur. En büyük rezerve sahip ülke Venezuela'dır (%20), onu Suudi Arabistan, Kanada,Rusya, İran, Irak ve diğer ortadoğu takip eder.
Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Orta Doğu’da, petrolün keşfedilmesiyle birlikte başlayan rekabet küresel boyut kazanmış ve bölgenin kaderi sahip olduğu petrol yataklarıyla şekillenmiştir. Özellikle Süveyş Kanalı, Aden Körfezi ve Hürmüz Boğazı gibi uluslararası stratejik öneme sahip geçit ve kanalların bu bölgede olması Orta Doğu’nun önemini daha da artırmıştır. II.Dünya Savaşı’ndan sonraki süreçte ise İngiltere’nin, Orta Doğu’daki yerini Amerika'ya bırakmasıyla iki süper güç Rusya ve Amerika arasında çıkar savaşları dönemi başlamıştır. Petrol ve savaşlar, tarih boyunca özellikle Orta Doğu gibi kaynak zengini bölgelerde jeopolitik hakimiyet, enerji arz güvenliği ve ekonomik çıkarlar nedeniyle iç içe geçmiştir. Petrol sahalarını ve sevkiyat rotalarını kontrol etme mücadelesi, II. Dünya Savaşı'ndan günümüzdeki bölgesel çatışmalara kadar birçok savaşta temel etken olmuş, fiyatları ve küresel ekonomiyi doğrudan etkilemiştir.
ABD ile İsrail'in İran'a karşı başlatıkları savaş ile önem kazanan petrol, küresel enerji tüketiminin üçte birinden fazlasını karşılayan, ulaşım (%64,5), sanayi ve petrokimya sektörlerinin temelini oluşturan en stratejik fosil yakıttır. Enerji bağımlılığının yanı sıra plastik, ilaç ve gübre üretimi gibi alanlarda hammadde olarak modern medeniyetin işleyişi ve jeopolitik güç dengeleri için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.
Dünya genelinde tüketilen petrolün büyük kısmı ulaşım sektörünü besler. Yüksek enerji yoğunluğu sayesinde araçlar, uçaklar ve gemiler için birincil yakıt kaynağıdır.Petrol, sadece enerji değil, petrokimya endüstrisi aracılığıyla plastik, gübre, ilaç, deterjan ve boya gibi birçok günlük ürünün temel hammaddesidir.
Küresel ekonomi petrole derinden bağlıdır ve büyük petrol üreticisi ülkeler Venezuela, ABD, Suudi Arabistan dünya piyasalarında belirleyici role sahiptir. Petrol, yenilenemeyen sınırlı bir kaynak olmasına rağmen, Güneş enerjisi gibi alternatif enerji kaynaklarına geçiş sürecinde hala dünyanın en önemli enerji kaynağı olmaya devam etmektedir.
ABD ile İsrail'in İran'a karşı başlatığı savaş aynı zamanda bölgeyi ekolojik bir yıkıma da sürüklüyor. Bu savaşta İsrail'in güvenliği ve ABD'nin petrol ve gaz yataklarına sahip olma savaşı olarak öne çıkıyor. Bu olgulara baktığımızda paylaşım savaşlarında kimin kazanacağından bağımsız olarak kaybedenler hep halklar ve doğa oluyor. Savaşlara karşı çıkmamızın, barışı savunmamızın en temel sebebi de budur. Uluslararası sermayenin savaşlarla ve çatışmalarla kendi sistemini konsolide etmesi karşılığında en büyük acıyı insanlar ve doğa çekiyor.