Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
9°
Ara

Ümmetin Yetimleri: Kürtler

YAYINLAMA:
Ümmetin Yetimleri: Kürtler

Dünya'da sayıları 2 milyarı bulan Müslüman topluluğu Kürt sorunu karşısında neden duyarsız ve suskun kalıyor. 20.yüzyıldan itibaren Kürtlerin yaşadıkları ülkeler de en çok,“Ümmet kardeşliği”, “Müslüman kardeşliği” ve “Bin yıllık din kardeşliği” söylemleriyle, ulusal haklarından uzak tutuldular. Irak Halepçe'de Kürtler Müslüman kardeşleri tarafından kimyasal saldırıya uğradı. Aynı günler Kuveyt'te İslam teşkilatı toplantısı vardı. Müslüman Devletler bu saldırıyı tepkiyi bırakın kınamadılar bile. Suriye Kobani'de kendilerini İslam temsilcisi diye iddia eden IŞİT-DEAŞ terör grupları saldırısında yüzlerce insan öldü. İran'da şimdiye kadar yüzlerce siyasetçi, yazar, gazeteci ve akademisyen Kürt haklarını savundukları için vinçlere asılıp idam edildi. Müslüman devletlerin sesi çıkmadı bu saldırıyı kınadıkları duyulmadı. Yakın tarihte Kürtlere yönelik saldırı ve katliamların sayısı oldukça fazladır. Ama bu saldırılar karşısında Kürtlerin müslüman kardeşleri olan devletler susarken, Müslüman olmayan ABD ve Avrupa'dan daha fazla destek geldiğini görüyoruz.


20.yüzyıldan itibaren Kürtlerin haklarının, aynı dine mensup kardeşleri tarafından gasp edildiğini görüyoruz. Kürtler İslam tarihinde “İslam mızrağının başı” olarak özellikle Eyyubiler döneminde ve sonraki süreçlerde Kürtlerin İslam'a büyük hizmetler verdiği, buna karşın büyük haksızlıklara uğradıkları, mazlumiyet yaşadıkları bilinmesine rağmen müslüman ülkelerinden cılız bir tepki dahi gelmiyor.

 Özellikle 1990'larda gündeme geldiği, ''İslam Ümmetinin Yetimleri: Kürtler" ifadesi,  Kürtlerin İslam tarihindeki kurucu rollerine rağmen modern dönemde İslam dünyasında hak ettikleri değeri görmedikleri, siyasi ve sosyal olarak yalnız bırakıldıklarını savunan bir kavramdır. Bu yaklaşım, Kürtlerin haklarının savunulması ve ümmet bilincinin sorgulanması bağlamında kullanılır.

 Irak, Türkiye, İran, Suriye ve Rusya'da yaklaşık 50 milyon Kürt yaşadığı tahmin edilmektedir. Mezopotamya, İran, Van Gölünün güneyinde yaşayan Kürtler, İslamı ilk kabul eden haklardandır. Halife Ömer döneminden itibaren, çatışmalı da olsa 7. yy sonları ve 8. yy başlarında, büyük oranda İslam dinini kabul ettiler. Özellikle 12-13 yüzyıllarda Eyyubiler döneminde, Haçlılara karşı gösterdikleri direnenlerle, adeta İslam’ın kılıcı olarak anıldılar.

Araplar, Türkler, Farslar ve Kürtler, Ortadoğu’nun dört büyük Müslüman ulusu olarak bilinirler. Bu dört ulusun İslamiyetle ilişkisi, ayrı ayrı, çok kapsamlı çalışmaların konusudur. Konumuz bu değil.  Araplar dinin kurucusu ve adeta sahibi olarak, Türkler Osmanlı Hilafeti aracılığıyla, Farslar Şii İslam’ın koruyucusu olarak İslam dininden ulus olarak faydalanırlar iken Kürtler İslam’ın kılıcı olarak ve ümmetin yetimleri olarak kaldılar. 

Mısırlı Akademisyen Yazar Dr. Fehmi Şinnavi ''İslam Ümmetinin Yetimleri: Kürtler" kitabı uzun yıllar tartışma konusu olmuştur. Kitabın yazarı Dr. Fehmi Şinnavi (1917-?), Mısırlı bir akademisyen. Tıp tahsili ve Bevliye dalında Avrupa'da ihtisas yaptı. Mısır’daki bazı üniversite hastanelerinde çalıştı, anabilim dalı başkanlığı yaptı. Bir süre Musul Tıp Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak da çalıştı. Siyasal İslam’la ilgili çok sayıda kitabı var, önemli bir Müslüman-Arap aydını bir bilim insanı olarak öne çıkıyor.

 Kürtler, İslam'ı erken dönemde (Halife Ömer dönemi) kabul eden ve İslam'ın yayılmasında, Selahaddin Eyyubi gibi liderlerle savunulmasında aktif rol oynayan otokton bir halktır. Kürtlerin Müslüman nüfusun önemli bir parçası olmasına rağmen, özellikle 20. yüzyıl sonrasında yaşadıkları sorunlar karşısında İslam dünyasının genelinin duyarsız kaldığını savunur.

Kürtlerin kendi coğrafyalarında kendi dilleri ve kültürleri ile hak ettikleri konuma sahip olmaları, bir nevi "sahipsizlik" veya "yetimlik" olarak yorumlanıyor. ''İslam Ümmetinin Yetimleri: Kürtler'' Bu ifade, Kürt meselesinin İslami literatürde ve gündemde daha fazla yer bulması gerekiyor. Bu kavram, Kürtlerin İslam tarihindeki köklü geçmişi ile modern dönemdeki siyasi durumları arasındaki tezatlığa dikkat çekmek için kullanılan bir niteleme olarak öne çıkıyor. Düşündürücü olan ise Kürtlere yönelik saldırı ve baskılara en fazla tepki gösteren ve Kürtlere destek açıklaması yapan Müslüman olmayan ABD ile Avrupa ülkeleri olarak görüyoruz.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *