Hazirana doğru...
Haziran geliyor.
Nedense bu ayın adı bile insanın içine güzel duygular dolduruyor.
Sanki uzun süredir beklediğimiz güzel günler yavaş yavaş kapıya dayanıyor gibi…
Kışın o kasvetli havası, erken kararan günler, bitmek bilmeyen yorgunluklar geride kalıyor.
Güneş biraz daha fazla yüzünü gösteriyor.
Sabahları insan daha umutlu uyanıyor.
Akşamları pencereye vuran rüzgâr bile başka hissediliyor.
Haziran bana hep yeniden başlamayı hatırlatıyor.
Yeni planları, yeni yolları, yeni anıları…
Belki gidilecek bir tatil rotasını…
Belki uzun zamandır görüşemediğiniz dostlarla kurulacak kalabalık sofraları…
Belki de sadece deniz kenarında içilecek sade bir çayın huzurunu…
Şimdiden herkes plan yapmaya başladı bile.
Kimisi valiz hazırlıyor, kimisi izin tarihlerini ayarlıyor, kimisi de “Bu yaz kendime daha çok zaman ayıracağım” diyor.
Bence insanın bazen gerçekten durup nefes almaya ihtiyacı var.
Hayatın telaşı içinde kendimizi çok ihmal ediyoruz.
Oysa yaz ayları biraz da ruhumuzu dinlendirmek için var.
Ailece çıkılan yolculuklar, dostlarla edilen uzun sohbetler, gece geç saatlere kadar süren kahkahalar…
Belki yıllar sonra bile hatırlanacak küçücük anılar biriktireceğiz yine.
Çocuklar için ayrı güzel mesela yaz mevsimi.
Okullar kapanacak, sokaklar şenlenecek.
Dondurma yiyen çocukların neşesi bile insanın moralini yükseltiyor.
Eskiden yaz tatili denince içimiz kıpır kıpır olurdu.
Şimdi büyüdük belki ama insanın içinde o heyecan hiç kaybolmuyor aslında.
Bir de yaz akşamlarının başka bir büyüsü var bence.
Telaş biraz azalıyor sanki.
İnsan sevdiği insanlarla aynı masada oturunca dünyanın bütün yükü hafifliyor.
Bazen bir balkon sohbeti bile terapi gibi geliyor insana.
Haziran yaklaşırken içimde garip bir umut oluşuyor benim.
Sanki her şey biraz daha güzel olacakmış gibi hissediyorum.
Belki gerçekten olur, neden olmasın?
İnsan bazen sadece güzel şeylere inanmak istiyor.
Umarım bu yaz hepimize iyi gelir.
Biraz huzur, biraz sağlık, biraz mutluluk getirir.
Bol kahkahalı, bol anılı, sevdiklerimizle yan yana olduğumuz günler yaşatır.
Çünkü hayatın en güzel tarafı aslında çok basit.
Sevdiğin insanlarla aynı gökyüzünün altında, güzel bir akşamüstünü paylaşabilmek…
Bence bütün mesele biraz da bu.