Bu bayram 80'lerde uyanmak ister miydiniz?
Bir sabah uyanıyorsunuz…
Telefon yok, bildirim yok, acele yok.
Pencerenin perdesinden süzülen güneş var sadece.
Ve mutfaktan gelen o tanıdık sesler…
Bu bayram, bir anlığına 80’lerde uyanmak ister miydiniz?
Bayram sabahları erkenden kalkılırdı.
Yeni alınan ayakkabılar başucunda bekler, kıyafetler özenle hazırlanırdı.
Annemizin “hadi kalkın” sesiyle değil, içimizdeki heyecanla uyanırdık.
Sokaklar kalabalıktı…
Ama bugünkü gibi değil.
İnsanların yüzü birbirine dönüktü.
Kapılar çalınır, “iyi bayramlar” denirdi.
Şekerler, kolonya, kahkahalar…
Bayram dediğin biraz da mahalleydi aslında.
Herkesin birbirini tanıdığı, çocukların grup grup gezdiği,
en çok şekeri kimin topladığının konuşulduğu günlerdi.
Şimdi…
Kapılar daha az çalınıyor.
Mesajlar daha hızlı ama daha az dokunuyor.
Aynı sofrada otursak bile bazen herkes kendi ekranında.
Oysa bayram, biraz yavaşlamaktı.
Birlikte oturmak, gerçekten sohbet etmekti.
Zamanın kıymetli ama acele etmeden aktığı o anları yaşayabilmekti.
Belki 80’lere dönemeyiz.
Ama o duyguyu geri getirmek hâlâ bizim elimizde.
Bu bayram,
bir kapıyı çalın.
Bir büyüğün elini tutun.
Bir çocuğun başını okşayın.
Ve en önemlisi,
telefonu bir kenara bırakıp gerçekten “orada” olun.
Kim bilir…
Belki o zaman, 80’lerde uyanmış gibi hissedersiniz.
İyi bayramlar…