İBB Başkanvekili Nuri Aslan, İSKİ ile Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi (TESKİ) arasında düzenlenen protokol imza törenine katıldı. İmza törenine Aslan’ın yanı sıra Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, İSKİ Genel Müdür Doç. Dr. Şafak Başa ve TESKİ Genel Müdürü Dr. Onur Özgül de katıldı.
Su yoksa hayat yok
Programda konuşan İBB Başkanvekili Nuri programda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Su hayattır. Su yoksa aslında yaşam da yok demektir. Uzaya gidiyoruz diyorlar. Mars'a gidiyoruz diyorlar. İlk aradıkları şey ne? Su. Su varsa yaşam olabilir. Dolayısıyla gözümüz gibi korumalıyız. Su medeniyettir. Eğer su olmazsa medeniyet olmaz. İnsanlık suyu doğru kullanmayı öğrendiğinde aslında tarıma geçti ve tarım uygulamalarını yaptı. Uyarlığı kurdu. Su yoksa uygarlık da yok. Su kaynaklarını doğru yönetenler ayakta kaldı. Diğerleri bir şekilde yok oldu. Bizim de ülkemizin ayakta kalması, bu coğrafyanın ayakta kalması, iklim krizine rağmen güçlü bir devlet olabilmemiz için hem su kaynaklarımızı korumalı hem de suyu itinalı kullanmalıyız ve tasarruflu kullanmalıyız. Yani aslında bir insanın hayatta kalmasının en önemli şeyi su. Bunun için ne gerekiyorsa o yapılmalı. Bir medeniyetin yaşaması için suyu doğru kullanması ve yönetmesi çok kritik bir şey. Hele ki bu kuraklık döneminde aslında Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanımız anlattı. Aslında aynı problem İstanbul'da da yaşanıyor ama aldığımız tedbirlerle su sıkıntısı yaşatmadan yurttaşlarımıza 2025 yılını atlattık. 2026’yla ilgili de hiçbir tereddüdümüz yok. Hem Tekirdağ'ın ilgili biraz önce Başkanımın söylediği Ereğli ve civarında Kumbağı’nda hem de İstanbul'da 2026 yılında da Allah'ın izniyle bir sıkıntı yaşamadan geçeceğiz.”
Kimse umudunu kaybetmesin
Aslan umudun kaybedilmemesi gerektiğini yeniden hatırlatarak, kuraklığada dikkat çekti: “İstanbul'da ve Türkiye'de umut her zaman var. Biz varsak ülkede kimse umudunu kesmesin. Bugün tüm dünya kuraklık riskiyle karşı karşıya. Her yerde iklim krizi konuşuluyor. Bir taraftan da savaş ve savaşlar insanları yerinden yurdundan ediyor. Susuzluk her yıl milyonlarca insanın bulunduğu bölgeden başka bir bölgeye göç etmesini sağlıyor. Bizim de hikayemiz öyledir. Orta Asya'dan gelirken bir taraftan tarım toplumu olmaya çalışıp suya ve verimli topraklara ulaşmaya çalışırken bir taraftan da savaş var. Şimdi ülkemiz öyle bir risk altında ki coğrafyamızın tamamında savaş var. İran İsrail savaşını görüyorsunuz ve ülkemiz devletimiz büyük bir olgunlukla bu sürece bir çözüm yolu bulmaya çalışırken kendi içimizde mutlaka huzuru, barışı ve adaleti tecelli ettirmek durumundayız.”
Yeterince kadromuz var
Aslan, Marmara Bölgesi ve çevre il belediyelerine yetecek kadar su organizasonunu yönetebileceklerini söyledi: “ Devlet Su İşleri'nden “Buradan da seslenmek isterim. Türkiye'nin en önemli ilindeyiz. Türkiye'nin göz bebeği. Dünyanın başkenti. Ortasından deniz geçen tek şehir. İşte onun belediye başkanı şurada. Üç beş kilometre ötede tutuklu. Eğer iklim krizi yaşıyorsanız eğer iklim krizini öngörüyorsanız biz Marmara Bölgesi'ndeki tüm su organizasyonunu yapmaya talip olduğumuzu, kadromuzun buna yeterli olduğunu hatta iki kat kadroya sahip olduğumuzu, çok yetenekli personel ve insan kaynağımızın olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla ülkede bir iklim krizi öngörülüyorsa devletimiz tarafından tüm Marmara Bölgesi'nin büyükşehir belediyeleri ve il belediyelerinin su organizasyonunu Devlet Su İşleri bize devrederse İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak elimizde yeterince yetişmiş kadromuz var. Her yere hizmet edecek durumdayız.”