Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Ara

ABD'nin Ortadoğu etkisi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
ABD'nin Ortadoğu etkisi

ABD, İran'da devam eden sokak protestoları bahane ederek rejimi vurma tehdidinde bulundu.İran, Dünyada en fazla petrol rezervi bulunan ilk 4 ülke arasında yer alıyor. Ayrıca ülkede zengin doğalgaz yatakları bulunuyor.

İran'da 28 Aralık'da İran Riyali’nin serbest piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından protestolar başladı. İran'ın başkenti Tahran ve diğer yerlerde hayat pahalılığına karşı günlerdir süren halk protestoları devam ediyor. ABD Başkanı Trump, İran'da protestolara destek verip, rejimi vurma sinyallerini verdi.

ABD'nin 2003 yılında savaş ile ile girdiği Irak'tan askeri varlığını sonlandırması, Ortadoğu'daki ABD sömürgesi ve liderlerinin ABD kuklası haline gelen bazı Arap ülkelerin vatandaşları, kendi ülkelerinde bulunan ABD askerlerin gitmesi ve ABD etkisinin sonlanması beklentisi oluşmaya başlamıştı.

ABD'nin Ortadoğu bölgesine olan ilgisinin azaldığı yönünde yapılan açıklamalar, bölge ülkeleri halkı tarafından yakından takip ediliyor.Bölgede yeraltı zenginliklerinden halk gerçek anlamda yararlanamıyor. Ortadoğu'da petrol zengini ülkeler başında gelen S.Arabistan, Irak, Kuveyt, Katar, Ürdün, BAE ve Umman gibi ülkeler petrol ve Doğalgaz gibi yeraltı zenginliklerinden ABD'ye haraç veriyorlar. Günümüzde ticaret anlaşmaları gibi yansıtılan, modern sömürge yöntemleri sayesinde bazı Arap ülkelerin liderleri 20-30 yıl, hatta babadan oğula liderlik geçişi yaparak, ABD'ye ödeme yaparak yerlerini koruduklarını görüyoruz.

I. Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğunun, II. Dünya Savaşı’nın sonunda ise İngiltere İmparatorluğunun Ortadoğu'da çekilmesi üzerine ABD bölgeyi SSCB'ne karşı denge oluşturmak için varlık göstermeye başladı. 1970'li yıllardan itibaren bölgedeki petrol rezervlerin keşfedilmesi üzerine ABD varlığını artırmaya başladı. 1992 yılında SSCB dağılması üzerine, ABD Ortadoğu'da İsrail güvenliği ve terör bahanesi ile Irak ve Afganistan hükümetlerini savaş ile devirdi. ABD'nin Soğuk Savaş döneminde Ortadoğu’daki muhtemel politikaları SSCB eksenli şekillenmiş ve SSCB parçalandıktan sonra ise temel politikası “terörle mücadele” şeklinde değiştiğini görüyoruz.

ABD dış politikasındaki önceliğinin ortadoğu için azaldığı ABD ve Avrupa merkezli düşünce kuruluşlarındaki birçok analistin genel kanısı olarak öne çıkıyor. Bölgeyi iyi bilen akademisyenler, aslında ABD için bölgenin hâlâ en yüksek düzeyde stratejik öneme sahip olduğunu gösteren noktalara vurgu yapıyorlar. ABD'nin müttefiki İsrail Devletini korumak için ve bölgedeki petrol ve gaz rezervlerinden dolayı, ABD'nin son yıllarda Irak gibi bazı ülkelerde askeri varlığını azalmasına rağmen, bölgede ABD çıkarlarından dolayı varlığını uzun yıllar devam ettireceği gibi görünüyor.

İsrail lobisinin, ABD kamuoyuna ve siyasetine etkisinden dolayı, ABD'ninde İsrail etkisinden dolayı bölgede varlığı ve etkisi devam edeceği, İsrail'i tehdit eden ve saldıran Başta İran olmak üzere, ülke ve terör örgütleri ile mücadele etmek için askeri varlığını devam ettireceği net şekilde görünüyor. Bölgedeki Arap ülkelerin ABD'nin bu bölgelere ilgisinin azaldığı veya bölgeden çekileceği beklentileri şimdilik hayal gibi görünüyor.

ABD sömürgesi haline gelen Arap ülkelerin halkı tıpkı Avrupa ülkeleri gibi, bağımsızlığı ve özgürlüğü için kendi liderini kendileri seçmelidir. Ayrıca Petrol ve Doğalgaz gibi yeraltı zenginliklerini belirli bir kesim değil, tüm halkın malı gibi bütün halk bu zenginlikten yararlanmalıdır. Bunun için susup liderlerine biat etmek yerine demokratik yöntemler ile haklarını aramaları ve savunmaları gerekiyor.


 


 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *