Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Parçalı az bulutlu
16°
Ara
Damga İstanbul Haberleri CHP İlçe Başkanı Gökmen Güneş: Siyaset bir sorumluluk alanıdır

CHP İlçe Başkanı Gökmen Güneş: Siyaset bir sorumluluk alanıdır

CHP Bahçelievler İlçe Başkanı Gökmen Güneş, yönetim kadrosuyla birlikte gazetecilerle bir araya geldi. 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen toplantıda partinin yeni dönem çalışmaları, Bahçelievler’in sorunları, kentsel dönüşüm, otopark, esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve siyasette arınma konuları gündeme geldi. Güneş, CHP’nin yeni dönemdeki çalışmalarına ilişkin bilgi verirken gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Okunma Süresi: 18 dk

CHP Bahçelievler İlçe Başkanı Gökmen Güneş’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya, geçmiş dönemde belediye meclis üyeliği yapan ve CHP Bahçelievler Kadın Kolları Başkanlığı görevini yürüten Elif Yılmaz, İlçe Sekreteri Ezgi Alan ile başkan yardımcıları Ethem Aktaş, Cemil İlik, Nuray Toksoy, Dr. Erol Güzel, Tülay Karakoç ve Çetin Gürbüz katıldı.

GÜNEŞ: “HER KONUDA ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZİ ORTAYA KOYUYORUZ”

CHP Bahçelievler İlçe Başkanı Gökmen Güneş, konuşmasının başlangıcında partinin çalışma alanlarına ve yeni dönemde izlenecek politikaya ilişkin bilgi verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal kimliklerden meslek gruplarının sorunlarına, Bahçelievler’in yerel problemlerinden ülkenin genel siyaset gündemine kadar geniş bir alanda çalışma yürüttüğünü belirten Güneş, partinin tarihsel birikimiyle her konuya ilişkin çözüm önerileri geliştirdiğini ifade etti.

Güneş, farklı meslek grupları ve sosyal kesimlerle yapılan görüşmelerin raporlandığını belirterek şöyle konuştu:

“Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak çalışma alanlarımız, sosyal kimlikler, meslek gruplarının problemleri, Bahçelievler’in problemleri, genel siyaset açısından ülkenin problemleri tamamına yönelik, aslında her siyasi partinin olduğu gibi 103 yıllık tarihî birikimiyle her konuya yönelik çözüm önerileriyle Cumhuriyet Halk Partisi’nin de bakış açısını ortaya koyan çalışmalar yürütüyoruz.

Bir araya geldiğimiz her meslek grubuyla ve her sosyal kimlikle yapmış olduğumuz görüşmelerin neticesinde bir rapor düzenliyoruz. Genel merkezimize gönderip buradaki problemlerin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin bakış açısıyla ortaya konulacak çözüm önerilerinin bir politikaya dönüştürülmesi ve evriltilmesine yönelik çalışmalar yürütüyoruz.”

“5 AĞUSTOS’TA GÖREVLENDİRİLDİM, 10 EYLÜL’DE YÖNETİM ONAYLANDI”

Gökmen Güneş, ilçe başkanlığı görevine geliş sürecini de anlattı.

5 Ağustos 2026 tarihinde CHP Merkez Yürütme Kurulu tarafından ilçe başkanı olarak görevlendirildiğini belirten Güneş, yönetim kurulunun oluşturulmasının ardından 10 Eylül 2026 tarihinde yönetimin onaylandığını söyledi. Kadın Kolları ve Gençlik Kolları başkanlıkları ile yönetimlerinin de belirlenmesiyle ilçe teşkilatındaki yapılanmanın tamamlandığını ifade etti.

Göreve geldikleri tarihten itibaren kamu kurumlarına, muhtarlıklara, sivil toplum kuruluşlarına, derneklere ve çeşitli kurumlara ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirten Güneş, esnaf ziyaretleri ve saha çalışmalarıyla da siyasi faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti.

Ziyaretlerde vatandaşların, muhtarların ve kurum çalışanlarının dile getirdiği sorunları raporladıklarını belirten Güneş, bu sorunların CHP Genel Merkezi’ne iletildiğini, önümüzdeki süreçte Bahçelievler’in ihtiyaçlarına yönelik politika ve projelerin ortaya konulacağını söyledi.

İTFAİYECİLERİN DEPREM GÜVENLİĞİ GÜNDEME GELDİ

Güneş, ziyaretler sırasında dikkatlerini çeken konulardan birinin itfaiye personelinin çalışma ve yaşam koşulları olduğunu belirtti.

Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çeken Güneş, deprem sırasında kurtarma çalışmalarını yürüten itfaiye personelinin kendisinin ve ailesinin de güvenli alanlarda yaşaması gerektiğini ifade etti.

İtfaiye çalışanlarının görev yaptığı binaların da depreme dayanıklı olması gerektiğini belirten Güneş, Hatay’da yaşanan deprem üzerinden değerlendirmede bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin çok yakıcı bir deprem problemi var ve itfaiye personeli aynı zamanda depremde kurtaran olması hasebiyle bunların daha korunaklı ve daha depreme dayanıklı yerlerde, hem kurum mensuplarının hem de o kurumun bulunduğu binaların deprem dayanıklı olması icap ediyor.

Hatay’da yaşadığımız bir sorun üzerinden bunu şekillendirdiğimizde, esas itibarıyla kurtaran pozisyonunda olanların, bütün kurumlar dâhil olmak üzere aileleriyle birlikte yaşadıkları yerlerde enkaz altında kalmaları daha çok can kaybına ve daha çok mal kaybına sebebiyet vermişti.”

Güneş, itfaiyecilerin dile getirdiği sorunları ve çözüm önerilerini raporlayarak genel merkeze ilettiklerini söyledi.

HUZUREVİNİN KENTSEL DÖNÜŞÜM SORUNLARI RAPORLANDI

Bahçelievler’de bulunan ve ilçenin hafızasını yansıtan huzurevine de değinen Güneş, burada yaşayan yaş almış vatandaşların kentsel yenileme ve kentsel dönüşümle ilgili sorunları bulunduğunu belirtti.

Söz konusu yerde yaşayanların geçmişte ülkeye emek vermiş, çalışmış ve çocuklarını yetiştirmiş insanlar olduğunu ifade eden Güneş, huzurevinin karşı karşıya olduğu sorunları tespit ederek ilgili yerlere aktardıklarını söyledi.

Güneş, farklı kesimlerin sorunlarını yerinde tespit ederek çözüm önerileri geliştirmeyi amaçladıklarını kaydetti.

MUHTARLARA YÖNELİK YASAL DÜZENLEME ÖNERİSİ

Gökmen Güneş, muhtarlık ziyaretlerinde CHP’nin muhtarlık kurumuna bakışını ve iktidara gelinmesi durumunda muhtarların çalışma koşullarına yönelik öngörülen düzenlemeleri de anlattıklarını belirtti.

Muhtarların görevlerini yerine getirirken daha rahat hareket edebilmeleri, kendilerine ait bütçelerinin bulunması ve belediye meclislerinde temsil edilmeleri gerektiğini ifade eden Güneş, muhtarlıkların kamu hizmetlerini yürütürken kişilerin veya yerel yönetimlerin insafına bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Güneş, bu konuda bir kanun teklifleri bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhtarlık kurumuna bakışını ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarında muhtarlık kanunu ile birlikte muhtarlarımıza sağlanacak çeşitli görevlerini yaparken daha rahat ve bütçelerinin olduğu, aynı zamanda belediye meclisinde temsil edildiği, kamu adına o ilçeyi yöneten insanların insafına kalmaksızın her muhtara ve her muhtarlığa eşit şekilde ve adil şekilde davranılmasını öngörmüş bir kanun teklifimiz olduğunu muhtarlarımızla paylaştık.”

“ESNAFI AYAKTA TUTACAK BİR ESNAF BAKANLIĞI KURULMALI”

Güneş’in gündemindeki başlıklardan biri de ekonomik sıkıntılar yaşayan esnaf oldu.

Esnafın krediye erişiminden vergilendirmeye, stopajdan SGK yükümlülüklerine kadar birçok konuda rahatlatılması gerektiğini belirten Güneş, CHP’nin esnafa yönelik yaklaşımını ziyaretler sırasında esnafla paylaştıklarını söyledi.

Esnafın ekonominin önemli bir kesimini oluşturduğunu ve mahalle kültürünün yaşatılmasında rol oynadığını ifade eden Güneş, Esnaf Bakanlığı kurulmasına yönelik önerilerini de anlattı.

Güneş, şu ifadeleri kullandı:

“Bir Esnaf Bakanlığı kurulması teklifimizin olduğunu, esnafın gerek krediye erişiminde, ulaşımında, gerek kredilendirmedeki oranlarda, muhtasarında, stopajında, SGK’sında esnafı ayakta tutacak bir yaklaşımın olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü esnaf aynı zamanda ekonominin orta birliğini de temsil eden ve orayı ayakta tutan bir kesim.

Türkiye’nin tarihsel açıdan da birliğin sağlanması, Ahi Evran geleneğinden gelmiş olmanın verdiği o geçmiş mesleki kodların Türkiye açısından ne kadar önemli olduğunu, mahalle kültürü açısından ne kadar önem arz ettiğini, AVM’lerin küçük esnafı nasıl etkilediğini ve bu hususta AVM’lere yaklaşımımızı ortaya koyan bir perspektifte esnaflara yönelik çalışmalarımızı sürdürdük.”

Güneş, yönetim kuruluna, Kadın Kolları Başkanına ve Gençlik Kolları Başkanına çalışmalara yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.

“CHP’NİN HEDEF ALINDIĞI BİR DÖNEMDE GÖREV ALDILAR”

Parti yönetiminin görev üstlenmesine ilişkin değerlendirmede bulunan Güneş, CHP’nin hedef alındığını düşündüğü bir dönemde görev kabul eden çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.

Güneş, yönetim kadrosunun partinin tarihsel birikimini ve Türkiye açısından taşıdığı anlamı bildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Her biri bu zorlu süreçte, bu zorlu dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin hedefe oturtulduğu bir dönemde, o ateşten gömlek diye tabir ettiğimiz şeyi giymekten bir an bile tereddüt etmeden görev aldılar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel birikimini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye için neye tekabül ettiğini idrak eden bu yönetim kurulunu ve görev alan bütün dostlarımızı ben arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Teşekkür ediyorum onlara da sizlerin huzurunda.”

Güneş, ilçe yönetiminin bugüne kadar yaptığı çalışmaları ve gelecek dönem planlamasını gazetecilerle paylaştığını belirtti.

KONGRE VE KURULTAY SÜRECİNE HAZIRLIK

Güneş, önümüzdeki dönemde kongreler ve kurultaylara yönelik çalışmaların da devam edeceğini söyledi.

Genel merkezin belirlediği takvim doğrultusunda hareket ettiklerini belirten Güneş, kongrelerin CHP kadrolarının yenilenmesi ve ülkeyi yönetecek kadroların yeniden şekillenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Güneş, parti içindeki yapılanma sürecinin aynı zamanda ülkenin geleceğini yönetecek kadroların belirlenmesiyle ilgili olduğunu kaydetti.

BAHÇELİEVLER’İN SORUNLARI: ULAŞIM, PAZAR YERLERİ, KENTSEL DÖNÜŞÜM VE OTOPARK

Bahçelievler’in yerel sorunlarına geniş yer ayıran Gökmen Güneş, ilçede ulaşım, pazar yerleri, kentsel dönüşüm ve otopark konularında ciddi problemler yaşandığını söyledi.

Bu sorunların geçici çözümlerle ortadan kaldırılamayacağını ifade eden Güneş, özellikle kentsel dönüşüm sürecinin vatandaşlar açısından yeni bir barınma sorununa dönüştüğünü belirtti.

Bahçelievler’de önemli ölçüde emekli nüfus bulunduğuna dikkat çeken Güneş, binasını yenilemek isteyen vatandaşların hem inşaatın finansmanını karşılamak hem de yenileme sürecinde nerede yaşayacaklarını planlamak zorunda kaldıklarını söyledi.

Güneş, bu durumun vatandaşların ekonomik imkânlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Bu meselelerin pansuman tedavilerle ortadan kaldırılamayacağını, esas itibarıyla geçmiş dönemde insanların başını sokacağı, barınacağı yerlerin kentsel dönüşümle birlikte önemli ölçüde emekli nüfusu barındıran Bahçelievler’de bir barınamama problemine evrildiğini görüyoruz.

Yani vatandaş binasını yenilerken yenileme süreci içerisinde onun finansmanını ayrı bir dert ediniyor. O finansmanın sağlanması bir tarafa, yeni bir yerde nasıl yaşayacağını planlayamıyor maalesef. Çünkü ekonomik girdileri belli ve dolayısıyla bu, bir barınamama problemini de beraberinde getiriyor. İnsanın yaşamsal hakkı.”

Kentsel dönüşümün yalnızca Bahçelievler’in değil, Türkiye’nin genel bir problemi olduğunu belirten Güneş, yerel siyasetçiler olarak ilçedeki uygulamaları ve vatandaşların yaşadığı sorunları takip ettiklerini söyledi.

“RUHSAT SÜREÇLERİ ÇOK UZUN”

Kentsel dönüşüm kapsamında ruhsat süreçlerinin uzamasına dikkat çeken Güneş, belediye başkanının ruhsatların bir ayda verildiğine ilişkin açıklamasına karşılık sahada farklı durumlarla karşılaştıklarını ifade etti.

Güneş, bazı vatandaşların kira desteği sürelerinin bitmesine yaklaşmasına rağmen ruhsatlarının henüz çıkmadığını belirterek şöyle konuştu:

“Ruhsat süreçleri maalesef çok uzun. Yani sevgili belediye başkanımız ‘Bir ayda ruhsat veriyoruz.’ diyor ama biz sahada birçok olaya tanığız. Birçok insan, alacağı kira desteğinin bitmesine yakın süreçleri yaşıyor ve hâlâ ruhsatları çıkmamış durumda.

Ruhsatlandırma aşamasına kadar gelinen süreçleri de belediye yönettiği için o süreçlerde de çok ciddi, farklı bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.”

Güneş, yalnızca eleştiri getirmekle kalmadıklarını, sorunların nasıl çözülebileceğine yönelik öneriler de geliştirdiklerini söyledi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE SOSYAL KONUT VE KİRA DESTEĞİ ÖNERİSİ

Güneş, kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşların mağduriyet yaşamaması için önceden planlama yapılması gerektiğini ifade etti.

Binaların yenilenmesi sırasında vatandaşların barınma sorunuyla karşı karşıya kalmaması için kira desteğinin yanı sıra uygun fiyatlı kiralık sosyal konut projelerinin hazırlanması gerektiğini belirten Güneş, bu konutların önceden planlanıp devreye alınmasının önemini vurguladı.

Güneş, vatandaşların yenileme sürecinde aşamalı olarak bu konutlara yerleştirilmesi ve inşaatlar tamamlandığında yeniden evlerine dönebilmelerini sağlayacak bir sistem kurulması gerektiğini söyledi.

Güneş’e göre kentsel dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi üzerinden değerlendirilmemesi, vatandaşın ekonomik koşullarını ve barınma hakkını da gözeten sosyal bir planlamayla yürütülmesi gerekiyor.

“OTOPARK HARCI ALINIYOR AMA OTOPARK ÜRETİLMİYOR”

Bahçelievler’deki otopark sorununa da değinen Güneş, vatandaşlardan ve müteahhitlerden otopark harcı alınmasına rağmen ilçede yeterli otopark üretilmediğini savundu.

Toplanan paraların hangi amaçla kullanıldığını soran Güneş, otopark sorununun çözümü için gerekli yatırımların yapılması gerektiğini belirtti.

Güneş, geçmişte deprem sonrasında alınan vergileri hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:

“Otopark harçları vatandaştan alınıyor ancak otopark üretilmiyor maalesef. Yani üretilmeyen bu otoparkların paraları nereye harcanıyor?

Tıpkı merhum Ecevit döneminde gerçekleşen depremden sonra bir deprem vergisi getirilmişti. O deprem vergisinde toplanan paralar eğer kentsel yenileme için harcanmış olsaydı muhtemelen Türkiye’nin böyle bir problemi olmayacaktı. Ama o para da genel bütçeye aktarılarak muhtemelen farklı farklı noktalara harcandı.

Şimdi aynı şey belediyeler açısından bir sıkıntı. Derhal ve ivedilikle otoparkların üretilmesi gerekiyor. Bahçelievler’in duran araç trafiğinden bir an evvel kurtarılması gerekiyor.”

Güneş, bir kenti yaşanabilir kılan unsurların yalnızca binalar ve yollar olmadığını belirterek sosyal donatı alanları, kültür merkezleri, sanat merkezleri ve meydanların da kentin ihtiyaçları arasında bulunduğunu söyledi.

“BAHÇELİEVLER TARİHSEL MİRASININ ÜZERİNDE OTURUYOR”

Bahçelievler’in tarihsel ve kültürel mirasına da dikkat çeken Güneş, ilçenin çeşmeleri, sarayları, yeraltı tünelleri, tarihî kalıntıları ve Paşa Kasrı ile önemli bir geçmişe sahip olduğunu ifade etti.

Bu mirasın ortaya çıkarılması ve korunması gerektiğini belirten Güneş, Bahçelievler’in katma değer üreten bir dönüşüm geçirmesini ve vatandaşların kent kültüründen daha fazla yararlanmasını istediklerini söyledi.

Güneş, ilçenin ulaşım, otopark, kentsel dönüşüm, kültür ve sosyal yaşam ihtiyaçlarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirterek bütün bu çalışmaların kapsamlı bir master plan çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

BEYAZ ÇİZGİ UYGULAMASINA TEPKİ: “ESNAFA YENİ BİR EKONOMİK KÜLFET YÜKLENMEMELİ”

Güneş, Bahçelievler’de esnafı zor durumda bıraktığını belirttiği beyaz çizgi uygulamasına da değindi.

Belediyelerin gelir ihtiyacı olabileceğini ancak gelir elde etme yöntemlerinin esnaf üzerinde yeni bir ekonomik baskı oluşturmaması gerektiğini söyledi.

Kaldırımların kamuya ait olduğunu belirten Güneş, esnafın kullanımına bırakılabilecek alanlarla ilgili düzenlemelerin yapılabileceğini, gerekli durumlarda vergilendirme veya makbuz uygulamasının gündeme gelebileceğini ifade etti.

Ancak uygulamanın yalnızca gelir elde etme anlayışıyla yürütülmesine karşı olduklarını belirten Güneş, şu ifadeleri kullandı:

“Belediyenin gelirlerine ihtiyacı var mıdır? Vardır. Ancak bu gelir sağlama hikâyesi vatandaşın veya esnafın üzerinde bir ekonomik baskıya dönüşüyorsa oraya müdahale etmek gerekiyor.

Kaldırımlar tabii ki kamunundur. Ama saçak altı dediğimiz yerlere kadar esnafın kullanabileceği alanların dışına çıktığında evet, bir vergilendirme veya bir şey sağlanabilir, makbuz kesilebilir. Ancak bütünüyle bunun bir gelir mantığı içerisinde değerlendirilmesine ve zaten zor günler yaşayan esnafın boynuna yeniden bir ekonomik külfet yüklenmesine biz itiraz ediyoruz.”

Güneş, uygulamaya mecliste de itiraz edildiğini belirterek yerel yönetimlerin karar alırken ilçede yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını gözetmesi gerektiğini söyledi.

“YEREL YÖNETİMLERDE PARTİCİLİK ANLAYIŞI SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNÜ ENGELLİYOR”

Bahçelievler’in 550 binin üzerinde nüfusa sahip olduğunu belirten Güneş, bu nüfusu temsil eden belediye meclisinin sorunlara kapsayıcı bir anlayışla yaklaşması gerektiğini ifade etti.

Yerel yönetimlerde parti çıkarlarının vatandaşın sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini savunan Güneş, belediyeler ve kaymakamlıklar arasında eş güdüm sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Güneş, vatandaşın sorununu ilettiği siyasetçinin bu sorunun çözümü için ilgili kurumlarla birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Bu meclis grubunun genel itibarıyla yaklaşımını kuşatıcı bir mantıkla ele alması gereken yerel yönetimler, burada siyaseti daha çok egemen kılarak particilik anlayışı mantığında bakıp konuları olması gerektiği biçimde çözmüyorlar maalesef.

Vatandaş siyasetçiye problemini anlatıyor. Siyasetçinin bu problemleri götüreceği ve çözüme ulaştıracağı yerler, yerel yönetimlerde belediyeler, genelde ise idari kısım olan kaymakamlıklardır. Bunları bir eş güdüm içerisinde, bu kentin insanına en iyi hizmeti sunabilmek adına bir eş güdüm içerisinde, o perspektifle ve o bakış açısıyla yönetmeye ihtiyaç var. Türkiye’nin buna ihtiyacı var.”

“SİYASETÇİ, SİYASETİ ZENGİNLEŞME ARACI OLARAK GÖRMEMELİ”

Güneş, Türkiye’de siyasetin kişisel zenginleşme ve kariyer planlaması aracı olarak görülmesine karşı çıktı.

Siyasetin vatandaşın sorunlarını dinlemek ve çözüm üretmek için yapılması gerektiğini belirten Güneş, ilçe merkezlerinin vatandaşın derdini anlattığı ve çözüm aradığı yerler olması gerektiğini söyledi.

CHP Bahçelievler İlçe Merkezi’nin vatandaşların ve farklı meslek gruplarının sorunlarını dinleyen bir merkez olduğunu ifade eden Güneş, siyasetçinin sorumluluğunun kişisel çıkar değil, kamu yararı olması gerektiğini kaydetti.

Güneş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“İlçe merkezleri aslında birer dert dinleme merkezidir. Ve siyasetçi, dert dinleyen, o dertlerin çözümüne yönelik projeler geliştiren kişidir esas itibarıyla.

Bu anlamda Cumhuriyet Halk Partisi’nin Bahçelievler İlçe Merkezi, yoğun olarak vatandaşlarımızın gelip derdini anlattığı, sosyal ve meslek gruplarının derdini anlattığı, o dertlerle dertlenen insanların var olduğu bir Cumhuriyet Halk Partisi burası.

Vatandaşın derdiyle dertleniyoruz. Onların sorunlarını çözmek için siyaset yapıyoruz. Siyaset bir kariyer planlaması değil, bir sorumluluk alanıdır.”

Güneş, bu sorumluluğun hem ülkeye hem de Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’e ve onun partisine karşı taşındığını ifade etti.

CHP’LİLERE “DÜRÜSTLÜK VE AHLAK” VURGUSU

Konuşmasının devamında CHP’lilerin siyasi faaliyetlerinde dürüstlük ve ahlak ilkelerine bağlı kalması gerektiğini söyleyen Güneş, siyasetten kişisel gelir elde edilmesine karşı olduklarını belirtti.

Güneş, CHP’lilerin kamu kaynaklarına yönelik tutumlarının açık olması gerektiğini ifade ederek şu sözleri kullandı:

“Cumhuriyet Halk Partililer ahlaklı olmak zorundadır. Cumhuriyet Halk Partililer dürüst olmak zorundadır. Cumhuriyet Halk Partililer siyasetten gelir elde etmeyen pırıl pırıl şahıslar olmak durumundadır. Beytülmale el uzatmayan insanlardan müteşekkil olmalıdır.”

Bu ilkelerin bir üstünlük olarak görülmemesi gerektiğini belirten Güneş, bunların siyasetçinin sahip olması gereken temel özellikler olduğunu söyledi.

Siyasetin vatandaşın yararına şekillendirilmesi gerektiğini vurgulayan Güneş, parti politikalarının ve projelerinin de bu anlayışla oluşturulması gerektiğini kaydetti.

“GENEL BAŞKANIMIZIN ARINMA ÇAĞRISINI ANLAMLI BULUYORUZ”

CHP Genel Başkanı’nın siyasette arınma çağrısına da değinen Güneş, bu çağrıyı yalnızca CHP’ye yönelik değil, Türkiye’de siyaset yapan bütün kesimler açısından önemli bulduğunu söyledi.

Güneş, siyasetin temiz yürütülmesi ve kamu kaynaklarından haksız kazanç elde edilmesinin önlenmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

“Genel Başkanımızın bu anlamda siyasette arınma çağrısını çok anlamlı buluyorum. Sadece bu partiye yönelik bir arınma çağrısı değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mekanizmalarına, politika yapan insanların bütününe yönelik çok anlamlı bir çağrı.

Siyasetçi temiz olmalı. Siyasetçi arınmış, pürpak olmalı ki tertemiz bir gelecek Türkiye Cumhuriyeti halkına sağlanabilsin.”

Güneş, Türkiye’deki ekonomik koşullara da değinerek emeklilerin ve asgari ücretlilerin geçim sıkıntısı yaşadığı bir dönemde bazı kişilerin kısa sürede büyük servetler elde etmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Emeklilerin 22-23 bin lira civarındaki gelirlerle geçinmeye çalıştığını, asgari ücretlilerin ise kira ödemekte zorlandığını belirten Güneş, bazı kişilerin kısa süre içerisinde büyük servetlere ulaşmasını eleştirdi.

Siyasette uzun yıllardır görev yapan kişilerin ve ailelerinin sahip olduğu servetlere ilişkin kamuoyunda oluşan şaşkınlığa dikkat çeken Güneş, Türkiye’nin ağır sanayi alanında faaliyet gösteren işletmelerin bile telaffuz edemeyeceği büyüklükte servetlerden söz edildiğini ifade etti.

Güneş, bu tabloya rağmen Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesinin güçlü olduğunu ve ayakta kaldığını belirterek şu mesajı verdi:

“Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilelebet yaşamasını ve bunun için pozisyonlanmış insanlar olarak kendimizi görüyoruz. Siyaset üzerinden zenginleşen her kim olursa onlara bakışımızın çok net ve mesafeli olduğunu ifade ediyoruz ve bundan sonra da edeceğiz.”

Arınma çağrısı doğrultusunda devletin ortaya koyduğu adımları izlediklerini ve olumlu bulduklarını belirten Güneş, haksız kazanç elde edenlerin yaptıklarının yanlarına kâr kalmayacağı, yasal çerçevesi bulunan bir sistemin oluşturulmasını desteklediklerini söyledi.

Güneş, bu konuda çalışmaların takipçisi olacaklarını ve CHP olarak gerekli adımların atılmasını savunacaklarını ifade etti.

GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gökmen Güneş, CHP’den ayrılan belediye meclis üyeleri ve diğer siyasetçilerin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

CHP’nin üye sayısına ilişkin değerlendirmesinde, belediye meclis üyelerinin, belediye başkanlarının veya milletvekillerinin partiden ayrılmasının CHP’nin toplam tabanının aynı oranda küçüldüğü şeklinde yorumlanmaması gerektiğini savundu.

Güneş, CHP’nin üye sayısının hâlâ 1 milyonun üzerinde olduğunu belirterek yeni partiye geçenlerin sayısı üzerinden CHP’nin sahadaki gücünün değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Şöyle konuştu:

“Meclis üyeliği yapan insanların çoğunluğunun kalkıp gitmesi çok normal, yani çok doğal.

Bugün Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin üye sayısına baktığımızda hâlâ 1 milyonun üstünü koruduğunu görüyoruz.”

Yeni partiye geçenlerin sayısı üzerinden yapılan değerlendirmelere de değinen Güneş, belediye meclis üyeleri, belediye başkanları veya milletvekillerinin yarıdan fazlasının ayrılmasının CHP’nin de aynı oranda güç kaybettiği anlamına gelmediğini savundu.

Güneş, bunun bir algı olduğunu belirterek değerlendirmesini ilçe yönetiminin saha çalışmalarına dayandırdı.

“Bugün meclis üyelerinin, belediye başkanlarının ya da milletvekillerinin yüzde 50’den fazlasının gidiyor olması, Cumhuriyet Halk Partisi’nin de yüzde 50’den fazlasının gittiğini gösteren bir gösterge gibi. Bu bir algı sadece.

Bunu nereden anlıyoruz? Bir ay olmadan daha atanan bizim yönetim kurulumuzun sahadaki çalışmalarından, sahadaki gözlemlerinden anlıyoruz. Sahadayız. Her gün sahadayız.”

Güneş, yeni yönetimin sahadaki çalışmalarının CHP’nin Bahçelievler’deki durumunu değerlendirmek açısından önemli olduğunu belirterek toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlamayı sürdürdü.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *