İstanbul’un Bakırköy ilçesine bağlı Şenlikköy Mahallesi’nde, Basınköy ve Florya çevresinde bulunan yaklaşık 4,85 hektarlık rezerv yapı alanına ilişkin imar planları değiştirildi.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında hazırlanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli yeni planlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 15 Ekim 2026 tarihinde onaylandı. Planlar, 16 Ekim itibarıyla 15 günlük itiraz süresi boyunca askıya çıkarıldı.
Yeni düzenlemeyle mevcut imar planında 2 kat olan konut yapılaşması, zemin artı 4 kata yükseltildi. Konut alanlarında emsal 1.40 olarak belirlendi. Böylece bölgedeki yapılaşma yoğunluğunun önemli ölçüde artırılmasının önü açıldı.
İNŞAAT ALANI 59 BİN METREKAREYİ AŞTI
Yeni plana göre, toplam 48 bin 580,78 metrekarelik planlama alanının 42 bin 182,60 metrekaresi konut alanı olarak ayrıldı. Bu alanda yapılaşma emsali 1.40, bina yüksekliği ise zemin artı 4 kat olarak belirlendi.
Plan kapsamında ayrıca 1.870 metrekarelik özel kreş alanı, 500 metrekarelik aile sağlığı merkezi ve yaklaşık 308 metrekarelik park alanı oluşturuldu.
Yeni planla toplam emsale esas inşaat alanı 59 bin 55,64 metrekareye ulaştı. Plan raporunda mevcut durumla yapılan karşılaştırma, inşaat alanında önemli bir artış öngörüldüğünü ortaya koydu.
Buna karşılık, imar yollarına ayrılan alan 11 bin 266 metrekareden 3 bin 720 metrekareye düşürüldü. Böylece yol alanında yaklaşık 7 bin 547 metrekarelik azalma meydana geldi.

BAKIRKÖY BELEDİYESİ’NDEN İMAR ARTIŞINA İTİRAZ
Bakırköy Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, 18 Haziran 2026 tarihli yazısıyla plan değişikliğine olumsuz görüş bildirdi.
Belediyenin itirazları arasında yapılaşma hakkının 2 kattan zemin artı 4 kata çıkarılması, emsalin 1.40 olarak belirlenmesi ve bölgedeki ulaşım aksının değiştirilmesi yer aldı.
Belediye, yapılan düzenlemenin çevredeki yapılaşma koşullarından farklı ve ayrıcalıklı bir imar hakkı oluşturabileceğine dikkat çekti. Plan değişikliğinin şehircilik ilkeleri, eşitlik ve kamu yararı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Belediyenin bir diğer itirazı ise mevcut 15 metrelik imar yolunun kaldırılması oldu. Söz konusu yolun Basınköy ile sahil yolu ve D-100 güzergâhı arasındaki ulaşım açısından önem taşıdığı, yolun iptal edilmesinin bölgedeki trafik akışını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.
İBB’DEN HEYELAN VE ZEMİN UYARISI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ilgili birimleri de plan değişikliğine ilişkin çeşitli çekincelerini raporlarına yansıttı.
İBB Deprem ve Zemin İnceleme Şube Müdürlüğü, planlama alanının bir bölümünün mikrobölgeleme haritalarında “UOA-2: Uygun Olmayan Alanlar – Aktif Kütle Hareketleri” sınıfında bulunduğuna dikkat çekti.
Müdürlük, bu alanlarda yapılaşma amaçlı planlama yapılmaması gerektiğini belirtirken derin kazılarda şev stabilitesi ve zemin iyileştirme çalışmalarının önemini vurguladı.
Planlama alanının yakınında, 25 Ocak 2016 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen afete maruz bölgenin bulunması da itiraz gerekçeleri arasında yer aldı.
İBB Ulaşım Planlama Şube Müdürlüğü ise artan yapılaşmanın mevcut sokak ve kavşaklara daha fazla trafik yükü getirebileceğini belirtti. Basınköy Mahallesi İmar Yolları Projesi kapsamında 15 metrelik güzergâhın korunması gerektiğine ilişkin değerlendirmesini ilgili kurumlara iletti.
İBB İmar Şube Müdürlüğü de plan notlarında yer alan bazı düzenlemelerin Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ve İstanbul İmar Yönetmeliği hükümleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.

YOL ALANI AZALDI, NÜFUS ARTIŞI ÖNGÖRÜLDÜ
Plan raporunda, yeni yapılaşma koşulları doğrultusunda bölgede yaklaşık 1.181 kişilik nüfus öngörüldü.
Konut alanlarının genişletilmesi ve yapılaşma yoğunluğunun artırılmasıyla birlikte bölgenin ulaşım ve altyapı ihtiyacının da değişmesi bekleniyor.
Ancak yeni planda yol alanının yaklaşık 7 bin 547 metrekare azaltılması, yerel yönetimlerin ulaşım kapasitesine ilişkin itirazlarını gündeme getirdi.
Yeni düzenlemede kreş ve aile sağlığı merkezi için alan ayrılması öngörülürken park ve dinlenme alanı yaklaşık 308 metrekare olarak belirlendi.
ATATÜRK HAVALİMANI İÇİN YÜKSEKLİK KOŞULU
Planlama alanının Atatürk Havalimanı Mania Planı sınırları içerisinde bulunması nedeniyle Devlet Hava Meydanları İşletmesi ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün görüşleri de alındı.
İlgili kurumlar, zemin artı 4 kat olarak öngörülen yapılaşmanın havalimanına ilişkin yükseklik ve mania sınırlamalarına uygun olması gerektiğini bildirdi. Binaların tepe kotlarının belirlenen sınırları aşmaması şartı getirildi.
İTİRAZ İÇİN SON TARİH 30 EKİM
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan imar planları, 16 Ekim 2026 tarihinde askıya çıkarıldı. İlanda belirtilen 15 günlük askı süresi 30 Ekim 2026 tarihinde sona erecek.
Bölge sakinleri, taşınmaz sahipleri ve ilgili kurumlar, planları inceleyerek askı süresi içerisinde gerekçelerini içeren dilekçelerle itirazda bulunabilecek.
Plan paftaları ve açıklama raporlarının İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Bakanlığın ilgili dijital sistemleri üzerinden incelenebileceği belirtildi.

İMAR PLANI DEĞİŞTİ, BAKIRKÖY BELEDİYESİ SESSİZ KALDI!
Şenlikköy’de yapılaşma koşullarını değiştiren imar planı kamuoyunda tartışma yaratırken Bakırköy Belediyesi’nin bölge sakinlerini bilgilendirmemesi de dikkat çekti. Belediyenin plan değişikliğine ilişkin itirazlarını resmî yazılarla ilgili kurumlara ilettiği belirtilirken vatandaşların söz konusu değişiklikten ne ölçüde haberdar edildiği sorusu gündeme geldi.
Kat sayısının 2’den zemin artı 4 kata çıkarıldığı, emsalin 1.40 olarak belirlendiği ve imar yollarına ayrılan alanın azaltıldığı bir düzenlemede bölge halkının bilgilendirilmesi önem taşıyor.
Belediyenin plan değişikliğine karşı kurumsal itirazda bulunması kadar bu itirazların içeriğini ve planın mahalleye olası etkilerini vatandaşlarla paylaşması da bekleniyor. Özellikle zemin güvenliği, ulaşım, artan yapılaşma yoğunluğu ve yeşil alanlar konusunda endişeler bulunurken vatandaşların 30 Ekim’de sona erecek askı süresi içerisinde planı inceleyerek itiraz haklarını kullanabilmeleri için bilgilendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Plan değişikliğine ilişkin itirazların ilgili kurumlara iletilmesiyle süreç tamamlanmıyor. Bölge sakinlerinin karar sürecinden haberdar edilmesi ve görüşlerini ortaya koyabilmesi de önem taşıyor. Bakırköy Belediyesi’nin kendi itirazlarını ve planın bölgeye olası etkilerini kamuoyuyla paylaşıp paylaşmayacağı ise merak konusu.
