CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı suçlamasıyla açılan dava 6 Mayıs'a ertelendi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’na yönelik “şaibe” iddialarıyla açılan davada yeni duruşma dün Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Rıza Akpolat, Cemil Tugay ve Özgür Çelik’in de bulunduğu 12 sanık hakkında “oylamaya hile karıştırma” suçlamasıyla 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası istenen davanın bir sonraki duruşması 6 Mayıs'ta görülecek
Duruşma, yalnızca ceza yargılaması açısından değil, aynı kurultaya ilişkin devam eden “mutlak butlan” tartışmaları nedeniyle de siyasi açıdan kritik bir süreç olarak değerlendiriliyor.
Birleştirme talebine ret
Davada önceki celsede mahkeme, dosyanın İstanbul’da görülen ve Ekrem İmamoğlu ile birlikte 106 sanığın tutuklu yargılandığı İBB davası dosyayla birleştirilmesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazılmasına karar vermişti. Ancak İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara’daki kurultay davasının kendi dosyasıyla birleştirilmesine muvafakat vermedi. Böylece iki dava ayrı ayrı görülmeye devam edecek.
Davanın arka planı
Süreç, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı’na dayanıyor. Kurultayda genel başkanlık yarışını Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı Özgür Özel kazanmıştı.
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ve bazı delegeler, kurultayda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yargıya başvurdu. Delegelerin oylarının rüşvet karşılığında yönlendirildiği öne sürülürken, farklı mahkemelerde açılan davalar daha sonra birleştirildi. 13 Ocak'ta görülen ikinci duruşmaya SEGBİS ile katılan İmamoğlu, savunmasında CHP kurultayının şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü söyleyerek kendisine divan başkanlığını teklif edenin de mağdur olarak dosyada yer alan eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu belirtmişti. CHP kurultayının iptali istemiyle dava açan eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın "davaya katılma" talebi de aynı celsede kabul edilmişti.
Mutlak butlan tartışması
Hukukta “kesin hükümsüzlük” anlamına gelen mutlak butlan, bir işlemin baştan itibaren geçersiz sayılması anlamına geliyor. Bu yönde bir karar verilmesi halinde, kurultayın hukuki sonuçlarının ortadan kalkması ve partinin yeniden kurultaya gitmesi ihtimali tartışılıyor. Ancak hukukçular, böyle bir kararın kesinleşmeden doğrudan sonuç doğurmayabileceğine dikkat çekiyor.