Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Açık
10°
Ara
Damga Gündem İtirafçı Adem Soytekin “Rüşvet değil, hak ediş”

İtirafçı Adem Soytekin “Rüşvet değil, hak ediş”

İBB davasının 28. duruşmasında konuşan itirafçı tutuklu sanık Adem Soytekin, hakkındaki rüşvet ve örgüt iddialarını reddetti: “Ben sadece işimi yaptım, aldığım her ödeme emeğimin karşılığıdır.” 92’si tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 28. duruşmasında söz alan Adem Soytekin, kendisine yöneltilen suçlamaların “kurgulanmış ve delilsiz” olduğunu savundu. “İtirafçı” olarak nitelendirilmesine rağmen tutuklu yargılanan Soytekin, mahkeme heyetine yaptığı savunmada, rüşvet iddialarını kesin bir dille reddetti.

Okunma Süresi: 4 dk

Soytekin, belediye ile olan ticari ilişkilerini “cari hesap ve hak ediş sistemi” üzerinden yürüttüğünü belirterek, aldığı daire ve ödemelerin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle Beylikdüzü’ndeki projeler üzerinden gündeme gelen iddialara ilişkin, “Bu ödemelerin bağış mı, rüşvet mi olduğu konusunda bilgim yoktur. Ben yalnızca yaptığım işin karşılığını aldım” dedi.

Savunmasında birçok projeye tek tek değinen Soytekin, Kubist ve Deniz İstanbul projeleriyle ilgili iddiaların “zaman çelişkileri ve HTS kayıtlarıyla çürütülebileceğini” öne sürdü. Özellikle iskan alındıktan uzun süre sonra yapılan daire devirlerinin rüşvet olarak gösterilmesini eleştirerek, “Hayatın olağan akışına aykırı” ifadelerini kullandı.

Westside projesine ilişkin suçlamalara da yanıt veren Soytekin, bu projeyle ticari ilişkisinin 2013 yılına dayandığını ve belediye başkanlığı dönemlerinden önce başladığını vurguladı. “İş almak için baskı yaptığım iddiası iftiradır. Biz iş arayan değil, iş seçen bir firmayız” diyerek sektördeki konumuna dikkat çekti.

Köprü ve altyapı projelerine ilişkin iddialarda ise ödemelerin çek ve hak ediş karşılığı yapıldığını savunan Soytekin, bazı tanıkların beyanlarının “çelişkili ve gerçeğe aykırı” olduğunu ileri sürdü. Özellikle “nakit ödeme” iddialarına karşılık, tüm işlemlerin belgeli olduğunu söyledi.

Soytekin, savunmasının önemli bir bölümünde “mahsup sistemi” olarak tanımladığı ödeme modelini anlatarak, belediye ile firmalar arasındaki borç-alacak ilişkisinin bu yöntemle kapatıldığını ifade etti. Rüşvet olarak gösterilen çeklerin aslında bu sistemin bir parçası olduğunu dile getirdi.

Davanın odağındaki kamu projelerine de değinen Soytekin, okul, cami, yurt ve kültür merkezi gibi yapıların kamu yararına inşa edildiğini belirterek, “Bu yapıların yapılmış olması suç gibi gösteriliyor” dedi.

“Tehdit, rüşvet, kamu zararı… Hiçbiri yok”

İddianamede yer alan yeni eylemlerle ilgili suçlamaları da yanıtlayan Adem Soytekin, bazı eylemler için “neyle suçlandığımı dahi anlamadım” diyerek, iddiaların “mantık dışı” olduğunu savundu.

Eylem 27 kapsamında bir müteahhidi tehdit ederek projeye ortak olmaya çalıştığı yönündeki suçlamaları reddeden Soytekin, “Bir ortaklık tehdit ile başlamaz. Böyle bir şey ticari hayatın doğasına aykırıdır” diyerek, İBB üzerinden baskı kurduğu iddiasını da “hayal ürünü” olarak nitelendirdi.

KİPTAŞ Yeşilpınar Evleri projesine ilişkin iddialarda ise dikkat çeken bir açıklama yaptı. Soytekin, müteahhit ödemelerinin yapılması için kendilerinden para istendiğini öne sürerek, “500 bin dolar verilmezse hak edişlerimiz ödenmeyecekti” dedi. Bu paranın bir kısmını ortağından temin ettiğini, kalanını ise kendisinin tamamladığını ifade etti.

Pendik İGDAŞ Arkatlı Evleri projesine ilişkin suçlamalara da yanıt veren Soytekin, ihalenin usulüne uygun yapıldığını ve projede kamu zararının söz konusu olmadığını savundu. Aksine, proje sayesinde kamuya ciddi gelir sağlandığını ileri süren Soytekin, “Kamu zararı değil, kamu kârı vardır” ifadelerini kullandı.

Savunmasında dikkat çeken bir diğer başlık ise satış süreçleri oldu. Bazı dairelerin düşük fiyatla belirli kişilere verildiği iddialarına karşı çıkan Soytekin, satışların rayiç bedelin altında olmadığını ve bu durumun bilirkişi incelemesiyle ortaya konulabileceğini söyledi.

Toplu savunma yaptığı bazı eylemler için ise, dosyadaki bilgilerin bizzat kendi sunduğu belgelerle ortaya çıktığını vurgulayan Soytekin, “Gizlemek istesem bu belgeleri ben sunmazdım” dedi. Belediyeyle firma ilişkilerinin detaylarını bilmediğini belirterek, “Ben kamu görevlisi değilim, sadece müteahhidim” savunmasını yineledi.

Hatay’daki deprem sonrası yapılan geçici yaşam alanı projesine de değinen Soytekin, bu çalışmanın tamamen insani bir ihtiyaçtan doğduğunu belirtti. Projeyi kendi finansmanlarıyla tamamladıklarını ve ödemeleri aylar sonra alabildiklerini ifade etti.

Savunmasının son bölümünde ise bazı sanık ve tanık beyanlarına doğrudan yanıt verdi. Kendi ifadesiyle ilgili çelişki iddialarını reddeden Soytekin, “Ortada yalan yok, doğrulanmış gerçekler var” dedi.

Ayrıca, soruşturmayı önceden bildiği yönündeki iddialara da karşı çıkan Soytekin, farklı bir dosyayla karıştırıldığını savunarak, “Bu açıkça konuyu saptırmaktır” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *