İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İLK DURUŞMADAN BUGÜNE 33 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya'nın tahliyesine karar verildi.
490 MİLYON KAMU ZARARINI REDDETTİ
Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın, "Sorgumda, iddianamede isnat edilen 5 eylem hakkında bana hiçbir soru sorulmadı. Sadece tanık ve gizli tanıkların beyanlarına ilişkin sorular yöneltildi. Tarafıma hiçbir somut delil gösterilmedi. Yalnızca 2019 yılı sonrası satın aldığım mülklerin tapuları hakkında soru soruldu. Eylem 61 kapsamında, İBB mülkiyeti, yönetimi ve tasarrufu altında bulunan alanlarda mevcut ve tesis edilecek 2 bin adet reklam uygulamasıyla 400 adet reklam uygulamasının 10 yıl süreyle işletmeye verilmesi işi nedeniyle suçlanıyorum. Bu eylemde, Kültür A.Ş. yönünden hileli işlemler yapılarak kamu kurum ve kuruluşları aleyhine 490 milyon lira zarar oluşturulduğu iddia edilmektedir. Bu iddiayı kesinlikle reddediyorum. 4 Ağustos 2020 tarihinde İBB tarafından yasanın ilgili hükümlerine uygun şekilde kamuya ilan edilen, herkesin katılımına açık ve şeffaf biçimde gerçekleştirilen ihaleyi, Kültür A.Ş. yıllık 61 milyon lira bedelle kazanmıştır. Ana ihalenin Kültür A.Ş. üzerinde kalmasının ardından, Kültür A.Ş. Ticaret Müdürlüğü’nün ilgili birimleri tarafından çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada; kârı artırmak, mali riski ortadan kaldırmak, katılım ve rekabeti sağlamak amacıyla ana ihaleye konu reklam alanları farklı ünite başlıkları altında bölümlere ayrılmıştır. Bu işlem, iddianamede belirtildiği gibi bir 'parçalama' işlemi değildir" dedi.
'HESABIN NEYE GÖRE YAPILDIĞI BELLİ DEĞİLDİR'
Taşkın, "Kültür A.Ş. tarafından iddianameye konu üst ihale kapsamındaki işler sınıflandırılarak 16 alt yüklenici ihalesi gerçekleştirilmiştir. Bu 16 alt ihalede, 9 ayrı firma ile toplam 19 sözleşme imzalanmış; üst idarenin iş eksilişi ve azalışına göre tüm edimler yerine getirilmiş ve hakedişler düzenlenmiştir. İddianamede, bu 19 alt yüklenici sözleşmesinden yalnızca 5 firmayla yapılan 11 sözleşmeye ilişkin suç isnadında bulunulmuş, diğer firmalarla yapılan sözleşmeler ise usulüne uygun kabul edilmiştir. İddianamede 106 milyon 359 bin lira kamu zararı olduğu iddia edilmekteyse de bu hesabın neye göre yapıldığı belli değildir. Kültür A.Ş., sözleşme yaptığı tüm şirketlere karşı sözleşme kapsamındaki tüm edimlerini yerine getirmiş, hizmetler eksiksiz şekilde ifa edilmiştir. Kültür A.Ş. tarafından sunulmayan bir hizmet karşılığında şirketlerin ödeme yapması ticaretin olağan akışına aykırıdır. Ticari sözleşmelere ilişkin hak ve edimlerle ilgili hususlar ticaret hukukunun konusudur. Bu nedenle, kamu personeli olmayan iştirak şirketi yöneticileri açısından bunların 'rüşvet' ya da 'suç gelirinin aklanması' suçları kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca iddiaların yalnızca tanık anlatımları ve duyumlara dayanması da hukuki değildir" dedi.
'MURAT ONGUN’UN DİREKTİF VERMESİ SÖZKONUSU DEĞİL'
Taşkın, "Murat Kapki ile ilk kez Kültür A.Ş. Genel Müdürlüğü görevini yürüttüğüm sırada tanıştım. İlk görüşmemiz, Murat Kapki ile Kültür A.Ş.’de yapılan görüşme sırasında olmuştur. Ardından yapılan işlerle ilgili telefon görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmelerde, Kapki’nin şirketine ait reklam alanlarının konsept çalışmaları ve vinil kaplama işlerinin yapılıp yapılmadığını konuştuk. En son görüşmemiz ise üst geçit reklam alanları sözleşmesi sırasında gerçekleşti. Sözleşmenin imzalanmasından kısa süre sonra görevimden ayrıldım. Murat Ongun’un Kültür A.Ş.’nin işleyişine karışması sözkonusu değildir. Yetkisi olmayan birinin bana direktif vermesini kabul etmem de mümkün değildir. Selman Narman’ın ifadesinde bahsettiği Murat Kapki ve Ahmet Köksal ile yapılan toplantı, sözleşme için gerçekleştirilen bir toplantıydı. Toplantıya Ahmet Köksal katılmamıştı. Narman’ın ifadesinde belirttiği gibi bu hususu Ekrem Başkan ile görüştüğüm iddiası ise çok komiktir. Aklı başında herhangi bir yönetici, bir sözleşme maddesinde yer alan aracın rengi ve model yılının ne olması gerektiğini Avrupa’nın en büyük metropolünün belediye başkanına sorar mı." dedi.
Taşkın ayrıca, "Serdar Haydanlı ile, genel müdür olmamdan önce, İmamoğlu’nun ilk kez belediye başkanı seçildiği dönemde yapılan toplantılarında tanıştım. Toplantıya katılan firma sahiplerinden biri de Serdar Haydanlı’ydı. Bunun dışında Serdar Haydanlı’yı hiç görmedim, görüşmedim, telefonla konuşmadım. Bahsettiği fatura ve çekler konusunda da bilgi sahibi değilim" dedi.
DHA