İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesinde işten çıkarılan taşeron yemekhane işçilerinin başlattığı hak mücadelesi 11. gününde kararlılıkla devam ediyor. Direniş alanındaki işçilere destek ziyaretinde bulunan DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, taşeron sistemini "işçi simsarlığı" olarak nitelendirerek sürece tepki gösterdi. Evrensel Gazetesi'nin haberine göre; insan emeğinin ihaleye çıkarılamayacağını vurgulayan Atar, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatları başta olmak üzere tüm haklarının gasp edildiğini, bu tablodan ana işveren sıfatıyla doğrudan İstanbul Üniversitesinin sorumlu olduğunu belirterek, “Haklarımızı söke söke alırız, o paralar bankaya yatana kadar buradayız” mesajını verdi.
İşimizi geri istiyoruz
Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak ise konuşmasında yemekhanede usulsüz şekilde çalıştırılan yevmiyeci işçilere dikkat çekerek hastane yönetimi ve yemekhane ihalesini alan yeni şirketin bu hukuksuz uygulamasına tepki gösterdi. Hastane yönetimi, güvenceli çalışma, eksik fazla mesai ücretleri ve tazminat alacakları talebiyle direnişi sürdüren işçiler ile yine görüşme gerçekleştirmezken, işçiler hastane kampüsü içinde yürüyüş düzenleyerek haklı taleplerini sağlık emekçileri ve hastaneye gelen yurttaşlarla paylaştı. İşçilerin “İşimizi geri istiyoruz” slogalnarı hastane bahçesindeki yurttaşların alkışları ile destek buldu. Hastane yönetimi ise işçiler içerde yürürken, işçilerin hastane girişinde oturdukları bankları kaldırdı.
100 işçi kapı önüne koyuldu
Basın açıklamasında ilk sözü alan DİSK Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Olcay Ozak, 100 yemekhane işçisinin 9 Temmuz Perşembe günü mesai bitiminde kapılar kilitlenerek hiçbir açıklama yapılmadan işten atıldığını hatırlattı. İşçilerin içeride kalan alacakları veya süreç hakkında bilgilendirilmediğini ve kapı dışarı edildiğini söyleyen Ozak, hastane yönetiminin çağrılara günlerdir sessiz kaldığını belirtti. İhaleyi aldığı söylenen yeni şirketin işçiler arasında bozgunculuk yarattığını ve eskisinden daha kötü çalışma koşulları dayatmak için işçileri seçerek gizli görüşmeler yapmaya çalıştığını ifade eden Ozak, kamu hastanesi olan Çapa Tıp Fakültesinde 6 gündür yevmiyeci usulüyle işçi çalıştırıldığını açıkladı. Ozak, "Hani fabrikalarda kiralık işçiler oluyor, ona itiraz ediyoruz ama kamuda bile oluyor. Yani tuz kokmuş, tuz! Her şeyi kendi çarklarına göre yapmak istiyorlar. Bizi de bir köle gibi görüyorlar" diyerek yevmiyecilik sistemine tepki gösterdi.
Taşeron işçi simsarlığı var
Hastane önünde 11 gündür direnen işçilerin, emeklerine ve onurlarına sahip çıkarak insanlık dersi verdiğini vurgulayan Özkan Atar, 2017 ve 2018 yıllarında taşeron sisteminin bitirileceğine dair verilen sözleri hatırlattı. Atar, “Taşeron işçilik uygulamasını lafta değiştirdiler ama pratik içerisinde değişen hiçbir şeyin olmadığını, milyonlarca emekçinin bu sömürü çarkının içerisinde ezildiğini gördük. İnsanların emeği ve alın teri üzerinden kendi koltuklarında kendilerine rant ve komisyon sağlayan işçi simsarlarının sistemini yarattılar” dedi.