İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nde fon krizine ilişkin gündem dışı konuşma, partiler arasında sert tartışmalara neden oldu. CHP’li Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Ahmet Oğuz Demir’in denetim mekanizmalarını ve siyasi sorumluluğu gündeme getirmesinin ardından AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz ile MHP Grup Başkanvekili Orkun Orhan, CHP’nin İBB davasındaki tutumunu eleştirdi. CHP’li meclis üyeleri ise yargı süreçlerinde eşitlik ve masumiyet karinesi vurgusu yaptı.
Dördüncü bir yol daha varmış!
Türkiye’nin ekonomi başta olmak üzere birçok alanda sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten CHP’li Ahmet Oğuz Demir, siyasetin topluma umut vermesi ve ortak bir zemin oluşturması gerektiğini söyledi. AK Parti grubunun önceki konuşmasında temiz siyaset ve kamu kaynaklarının korunması konularını gündeme getirdiğini hatırlatan Demir, siyasi sorumluluk tartışmasına ilişkin, “Güzel bir yaklaşım. Ama dün gördüm ki bir de dördüncü yol varmış. O dördüncü yol ise kendine dönerek sorumluluğu üstlenmiş gibi yapıp rakibe yüklenmekmiş” dedi. Fon krizinde yanlışların yarıştırılmasına karşı çıkan Demir, “Biz bu yanlışın ortağı değiliz. Yarıştırılacak bir yanlışımız da yok” ifadelerini kullandı.
Sorun aylar öncesinden biliniyordu
Fon piyasasındaki olağan dışı fiyat hareketlerine değinen Demir, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) açıklamalarına göre gelişmelerin 2025’in son çeyreğinde fark edildiğini, konunun 2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nde görüşüldüğünü ve Ağustos 2026’da yeni sınırlamalar getirildiğini söyledi. Denetim ve müdahale süreçlerini sorgulayan Demir, “Madem sorun aylar öncesinden biliniyordu, neden büyümesi önlenemedi? Alınan önlemler neden yeterli olmadı? Denetim ve müdahale süreçlerinde gecikme veya ihmal var mı? Varsa bunun hesabını kim verecek?” diye sordu. Fon ve hisse senedi piyasasındaki zararın 100 milyar doları aştığını ileri süren Demir, zararın tamamının suç geliri olduğuna siyasi aktörlerin karar veremeyeceğini, suçun ve hukuki sorumluluğun bağımsız yargı tarafından belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
Türkyılmaz’dan sert yanıt
Demir’in ardından söz alan AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, CHP’nin İBB davasındaki sanıklara yönelik tutumunu eleştirdi. CHP’nin yolsuzluk, irtikâp ve rüşvet iddialarıyla gündeme gelen isimlere sahip çıktığını ileri süren Türkyılmaz, siyasi ahlak tartışmasında CHP’nin önce kendi sorumluluklarını sorgulaması gerektiğini savundu. İBB’de iddianame sonrasında araştırma komisyonu kurulup kurulmadığını ve iç denetim mekanizmalarının işletilip işletilmediğini soran Türkyılmaz, “Söz söyleyecekseniz önce kendi villanızın önünü temizleyeceksiniz” dedi. Türkyılmaz, CHP’nin iddialarla karşı karşıya kalan isimlere destek verdiğini öne sürerek öz eleştiri çağrısında bulundu.
Demir: Suç bireysel mi, toplu mu?
Türkyılmaz’a yanıt veren Demir, kimseye siyasi ahlak dersi vermediğini, asıl meselenin adalet ve eşitlik olduğunu söyledi. Yargılamalar devam ederken iddiaların kesinleşmiş suç gibi sunulmasına karşı çıkan Demir, “Herhangi birinin işlediği bir suçtan bütün bir yapıyı mı sorumlu tutacağız, yoksa suç bizde olduğu zaman suç bireysel, bizde olduğu zaman suç hepinizin mi olacak?” ifadelerini kullandı. Demir, suçlamaları reddeden ve yargı süreci devam eden kişilerle iddiaları kabul ettiği belirtilen kişilerin aynı hukuki çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Daha inanmak için ne bekliyor?
Tartışmaya katılan MHP Grup Başkanvekili Orkun Orhan ise İBB davasındaki iddialar üzerinden CHP’yi eleştirdi. Orhan, “Alan aldım diyor, veren verdim diyor. Hocam daha inanmak için ne bekliyor?” sözleriyle Demir’e tepki gösterdi. Büyük siyasi partilerde bireysel suç işleyen kişilerin çıkabileceğini belirten Orhan, suç şüphesi oluştuğunda partilerin bu kişilerle aralarına mesafe koyması gerektiğini savundu. CHP’nin iddialarla gündeme gelen isimlere sahip çıkmasını eleştiren Orhan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yargı süreçlerine ilişkin daha önce dile getirdiği “siyasi değil, hukuki süreçlerdir” değerlendirmesini de hatırlattı.
Siz hangi partidesiniz?
Orhan, CHP’nin siyasi kimliği üzerinden de eleştirilerini sürdürdü. Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki siyasi çizgiye gönderme yapan Orhan, “Bugün Genel Başkanımız sizinkini de anlamış değilim. Yani Kılıçdaroğlu mudur, Özgür Özel midir?” diye konuştu. CHP’li meclis üyelerine, “Yani siz hangi partidesiniz? Ben anlamıyorum” diye seslenen Orhan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz tukaka edeceğimiz zaman CHP diyeceğiz. Siz kendinizi aklayacağınız zaman yeni parti falan mı diyorsunuz?” Orhan, CHP’li üyelere siyasi konumlarını açıkça ortaya koymaları çağrısında bulunarak, “Neyseniz çıkın tabelanızın önünde” ifadelerini kullandı.
Yola çıktıklarımızla beraber
Orhan’ın eleştirilerine yanıt veren CHP’li Ülkü İnanlı, yaşananların yalnızca parti tercihi üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi. CHP’ye yönelik müdahaleler olduğunu savunan İnanlı, “Partimize el konuldu. Partimize AKP’nin yargısı tarafından el konuldu. Bize burada çıkıp da hangi partidesiniz, neredesiniz demeyin” dedi. CHP’li meclis üyelerinin birlikte hareket ettiğini belirten İnançlı, “Biz yola çıktıklarımızla beraberiz. Biz siz değiliz Orkun Bey” sözleriyle Orhan’a tepki gösterdi.
İstanbul diyoruz iddianame diyor!
CHP Grup Başkanvekili Ali Şar da fon krizinin araştırılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti. CHP’nin İstanbul’un sorunlarını gündeme getirdiğinde İBB iddianamesinin öne çıkarıldığını savunan Şar, fon krizinde adı geçen kişilerin açıklanmasını istedi. TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasının ceza verme amacı taşımadığını, kamuoyunun sorularına yanıt bulmak ve rapor hazırlamak için gerekli olduğunu ifade eden Şar, fon krizinde adı geçen 214 kişinin açıklanmasını istediklerini ancak sonuç alamadıklarını söyledi. Şar, “Bu fon vurgununun da adı geçen insanlar, bu vurgunu yapanlar kimler? Açıklayın dedik, açıklayamadılar” ifadelerini kullandı.
1 kutu çikolata için yatan var
CHP’li Ülkü İnanlı da fon krizindeki iddialarla İBB davasındaki yargılama süreçlerini karşılaştırarak Meclis araştırma komisyonu önerisinin reddedilmesini eleştirdi. İBB davasındaki bazı sanıkların tutukluluk durumlarına dikkat çeken İnanlı, farklı dosyalarda farklı uygulamalar yapıldığı görüşünü dile getirdi. İnanlı, “Adalar Belediye Başkanımız bir kutu çikolata için yatıyor” sözleriyle yargı süreçlerindeki eşitlik tartışmasını gündeme taşıdı. Adalet beklentisini vurgulayan İnançlı, “Devletin dini adalettir. Biz bu adaleti bekliyoruz” dedi.