Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Kapalı
12°
Ara
Damga Röportaj Doğru yöntemle kriz aşılabilir

Doğru yöntemle kriz aşılabilir

MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, Damga Tv Youtube kanalında Gazeteci Mehmet Mert'in sorularını yanıtladı. Yılmaz, “Bizim oylarımızı artırmamız için vatandaşa varmamız, vatandaşın dizinin dibine oturmamız lazım. Onları önce dinleyip sonra anlayıp sonra da onlarla aynı lisanı konuşarak onlara el uzatmamız gerekiyor. Biz de tam olarak bunu yapıyoruz” dedi

Okunma Süresi: 9 dk

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, Youtube'da Damga Tv'nin kanalına konuk oldu ve Gazeteci Mehmet Mert'in sorularını yanıtladı. MHP'nin İstanbul'daki çalışmalarından tutun da Türkiye'deki gidişata ilişkin duruma dair açıklamalar yapan Volkan Yılmaz, MHP'nin her zaman öncelliğinin millet olduğunu vurguladı. Yılmaz, “Biz İstanbul halkının yanındayız. MHP olarak tüm İstanbul halkıyla buluşacağız. İstanbul'da toplumun tüm kesimleriyle buluşacağız, ötekisi olmayan bir İstanbul'u mümkün kılacağız. Bunun için varız” ifadelerini kullandı

Göreve geldiğinizde İstanbul sahipsiz değil demiştiniz. İstanbul'un sahipsizliği nereden geliyor?

İstanbul kimsesiz değildir, İstanbul sahipsiz değildir ve İstanbul kaderine terk edilemez demiştik. Bu da zaten bizim çıkış noktamızdı. İstanbul'un sahipsizliği 7 buçuk yıldır süren İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) hangi görevi üstlendiğini bilememesinden ve çeşitli aymazlıklarından kaynaklanıyor. İBB, İstanbul ile ilgili çalışmaları bırakıp birilerinin kendi siyasi hırslarıyla ilgilenmesinden dolayı İstanbul'u sahipsiz bırakmıştır. Ama biz burada yine söyleyelim; İstanbul sahipsiz değildir, kimsesiz değildir ve kaderine asla terk edilemez. İstanbul'un fetih duygusunu bilmeyenler yönettiği için bugün olumsuz bir tablo var.

İstanbullular, MHP'nin yeni yönetim anlayışını nasıl hissedecek?

Bizim çıkış noktamız; ana sloganımız belli. İstanbul ile buluşacak, İstanbul ile kucaklaşacağız. İstanbullu bu farkı hissedecek, hissediyor. Biz hep sahada olacağız dedik ve öyle yapıyoruz. Geçmişte yerel yöneticilikten edindiğim tecrübeler var. Özellikle Silivri Belediye Başkanlığı yaptığım dönemde de gördüm ki sahada olanın, halkın içinde olanın gönüllerde yeri daha çok oluyor. Kalpte yeri oluyor. Dijital mecralar vs tabii ki önemli olabilir ama Türkiye'de bir gelenesel siyaset anlayışı var. Siz elinizi tuttuğunuz vatandaşın yol arkadaşı oluyorsunuz. Biz İstanbul halkının yanındayız. MHP olarak tüm İstanbul halkıyla buluşacağız. İstanbul'da toplumun tüm kesimleriyle buluşacağız, ötekisi olmayan bir İstanbul'u mümkün kılacağız.

Örneğin Bakırköy'de yaşayan bir vatandaşım, 40 yıldır İstanbul'da yaşıyorum. MHP'ye gönül veriyorum. Ama işsizlik sorunum var ekonomik sorunum var. MHP bana ne vaat edebilir?

MHP tabii ki şu an bir icra makamı değil. Ama İstanbul'un problemlerini dinlemek, anlamak ve çözüm merkezine iletmekle yükümlü. Hem hükümetle yakın ilişkileri sebebiyle de köprü olmak konumunda. Biz İstanbul'da sahaya çıktığımızda gördüğümüz sorunları hem yetkili mercilere taşıdık. Küçük küçük bazı şeyler kısa sürede çözüldü. Vatandaşımız şunu bilsin MHP; İstanbul halkının yanındadır. İstanbul'un iyiliği ve güzelliği için her zaman varız.

MHP, Cumhur İttifakı'nın içinde. AK Parti ortağınız. AK Parti nasıl bir ortak; siyasi bir ortak mı iş ortağı mı beraber mi politika yapıyorsunuz? İstanbul nezdinde siz burada neredesiniz?

Bu soruya şöyle kısa bir cevap vereyim; Ben evladı olmaktan her zaman büyük bir onur ve gurur duyduğum Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli beyefendinin İstanbul'daki izdüşümüyüm.

İBB'nin 7 buçuk yıldır İstanbul'u kötü yönettiğini söylediniz. Bu mevcut yönetimde hiç mi iyi bir şey görmediniz?

Bizim işimiz muhalefet. Onların vazifesi de iyi şeyler yapmak. İyi şeyleri övmek gibi bir görevimiz yok. Ama iyi işler varsa biz yapıcı bir muhalefet sergiliyoruz. Ben Silivri'de Cumhur İttifakı'nın MHP'li bir belediye başkanı iken şu anda görevden uzaklaştırılmış İBB Başkanı'nın kreş yapabilmesi için en hızlı ve Silivri'nin en kıymetli yerlerini tahsis eden bir belediye başkanıydım. Engelsiz Yaşam Merkezi yapacağız dediler, arazi istediler tahsis ettim. 1 yıl sonra vazgeçtik, yapmayacağız deyip iade ettiler. Ben hiçbir zaman işlerine köstek olmadım. Hep destek oldum. Ama şunu söyleyeyim; yaptıkları iyi işler hiç dişe dokunur işler değil. Biz İstanbul gibi bir megakentte 3 derslikli kreşle mi övüneceğiz? Bizim metroları konuşmamız lazım, viyadükleri konuşmamız lazım, trafik sorununun çözülme hamlelerini konuşmamız lazım. İBB'nin ilçelerde yaptığı tek bir spor ya da kültür tesisi bile yok. Bunları nereye koyacağız.

MHP'nin önümüzdeki yerel seçimdeki hedefi ne olacak? MHP İstanbul'da kendi adayını mı çıkaracak ya da kaç ilçede aday çıkaracak?

Tabii şöyle bir şey var; Bunlar makro düzeyde planlanacak işler. Cumhur İttifakı'nın yerel seçimdeki stratejisi belirlendiğinde biz de İstanbul ittifakı olarak üzerimize ne düşerse yapacağız. İstanbul'da yaşayan vatandaşlarımızın da Türkiye'deki vatandaşlarımızın da artık arınmış, kamu kaynaklarının doğru kullanıldığı, herkesin siyasete ve siyasetçilere güvendiği bir sistemin oluşmasına ihtiyacımız var. Bunun en büyük aktörlerinden biri de MHP olmalı. Çünkü MHP'li başkanların olduğu yerlerde bu olumsuzluklar çok çok minimize yaşanmıştır. MHP belediyeleri kamu kaynaklarının etkin ve düzenli kullanıldığı her bir kuruşun dikkatle ve millet yararına harcandığı belediyelerdir.

MHP'nin İstanbul'da oy oranı belli, siz MHP'nin İstanbul'da oy oranını nasıl artırmayı düşünüyorsunuz? Böyle bir stratejiniz var mı?

Bizim oylarımızı artırmamız için vatandaşa varmamız, vatandaşın dizinin dibine oturmamız lazım. Onları önce dinleyip sonra anlayıp sonra da onlarla aynı lisanı konuşarak onlara el uzatmamız gerekiyor. Biz diyoruz; gece uyumayacağız, gündüz oturmayacağız. Nitekim göreve geldiğimizden beri de evin yolunu unuttuk. Çalışınca, emek harcayınca dökülen her bir damla ter karşılığını buluyor diye düşünüyorum. Biz de MHP olarak İstanbul'da sıkı bir şekilde çalışacağız.

Geçmişte Silivri'de 5 yıl belediye başkanlığı yaptınız şimdi de MHP'nin il başkanısınız. Belediye başkalığını ve şu anki görevinizi düşününce ne gibi farklar ortaya çıkıyor?

Belediye başkanlığından bence o şehrin annesi oluyorsunuz. Aç doyuruyorsunuz, burs veriyorsunuz, fakir giydiriyor, fakirin üzerini örtüyorsunuz. Hakkı olmayanın hak etmediği bir şeye el uzatmasına engel olabiliyorsunuz. Hakkı olana hakkı teslim edebiliyorsunuz. Belediye başkanlığı doğru yapıldığında büyük bir amel kapısı. Ama şöyle de bir şey var; yanlış yaptığınız zaman da her iki dünyanızı ziyan edebilirsiniz. Yani belediye başkanlığı çok kıymetli ama bizim gençlik yıllarımızdan beri gönül verdiğimiz MHP'nin İstanbul İl Başkanı olmak da çok onurlu bir makam. O yüzden böyle bir makamda olduğum için şeref duyuyorum.

Silivri'den İstanbul geneline yayacağınız bir proje var mı?

Silivri'de birçok ilke imza attık. Silivri'de ilk Afet Koordinasyon Merkezi'ni kuran bizdik. Kent tarımını her zaman gündeme getirdik. Kent tarımı için mücadele eden bir belediye olmuştuk. İstanbul'un domatesi Antalya'dan getirmemesi gerektiğini Silivri'den alması gerektiğini düşünmüştük. Benim hayalim; İstanbul'daki tüm tarım arazilerinin imara kapatılarak burada tarım yapılması. Yalnızca İstanbul'u değil Türkiye'yi hatta tüm Avrupa'yı besleyecek bir tarım üretiminin İstanbul'da yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun için çok çalışma yaptık. İBB bizim yaptıklarımızı taklit etti ama olsun çiftçiye katkı yine iyidir. Ama İstanbul'da bir tarım ve turizm master planı şart. İBB bunu yapmalıydı. Bakırköy'den gaza bastığınızda 45 kilometre sonra insanların nefes alabileeği yerler olması lazım. İstanbul'da turizm imarı yok. Doğa otelleri olmalı sadece birkaç katlı oteller. Ama buna hiç odaklanmadılar. Bu arkadaşlar kendi koltuğundan başka koltuğa nasıl sıçrarım diye düşündü. Ama yazık oldu. Hem İstanbul'a yazık oldu hem de kendilerine yazık oldu.

Eleştiri kültürüne nasıl bakıyorsunuz?

Eleştiri hiçbirimizin hoşuna gitmeyen bir şey. İnsanın tabiatına eleştiri pek yok. Eleştiriye açığım vs demek biraz kameralar karşısında edilen laflar. Ama en çok hak etmediğimiz, uydurma ve çamur atma noktasındaki eleştirilere kendi içimde çok kırılıyorum. Eleştiri noktasında benim kendi akıl aldığım bazı arkadaşlarım var. Siyasetle hiçbir ilgisi olmayan arkadaşım dahi var bu konuda tavsiyesini aldığım. Bu da karar alırken bizi hatadan uzaklaştıran bir nokta. Siyasette bazı noktalar önemli ama ben kararlarımı kendim alırım. Profesyonel çalışmalardan hep uzak durdum. Beni ben olmaktan çıkarır diye düşündüm. Bizim profesyonel bir iletişim çalışmamız da hiç olmadı. Beni ben olmaktan Volkan Yılmaz olmaktan çıkaracak bir iletişim tarzını benimsemiyorum.

Biraz Türkiye'yi de konuşmak isterim. Türkiye'nin 1 buçuk yıl sonra önünde bir seçim olacak. Bir yanda ekonomik sıkıntılar da var. MHP'nin bu ortamda ne gibi bir yaklaşımı olacak?

Bu zor bir soru. Ben de ekonometri mezunuyum. Ekonomi ile ilgiliyim. Türkiye krizler yaşardı ve krizlerden aksiyon alır çıkardı. Ama şu an Türkiye'deki adı konulmamış, uzun soluklu olan, kiraların astronomik rakamlara ulaştığı, enflasyonun yüksek olduğu; işçi, emekli ve asgari ücretlinin enflasyonun altında bu denli acı çektiği bir ortam... İş dünyasından da ben benzer bir ortam görüyorum. Orada da insanlar şikayetçi, sıkıntı içinde. Bunun üstünü örtmek, her şey güllük gülistanlık demek doğru değil. Ama şunu da söyleyeyim; kuzeyimizde Ukrayna-Rusya savaşı aşağıda İsrail'in kabul edilemez yayılmacı tavrı, İran'da olup bitenler bütün bunlar küresel ölçekte bir krizin sürmesi mantığını ortaya çıkarıyor. Ben kamuda 5 yıl görev yaptım. Gırtlağına kadar borçlu belediye aldım ama 5 yıl hiç bütçe açığı vermeyen hep 5 yıl bütçe fazlası veren bir belediyeyi mümkün kıldım. Dolayısıyla Türkiye kaynaklarını doğru kullanırsa, kamu kaynaklarını doğru yönetirse dolayısıyla kamu doğru hareket ederse Türkiye'nin hızlı toparlanacağını düşünüyorum. İnşallah hükümetimiz bu sorunları çözecek. Çünkü açla tok arasındaki mesafe arttıkça o toplumda sosyal huzuru bulmak çok zor bir hale gelir.

AK Parti iktidarı belli bir hizmet ürettiklerinde MHP'nin belli kurumlarına da başvuruyorlar mı?

Hayır öyle bir şey yok. MHP'nin seçim beyannamaesi ortada duruyor. Orada bizim önereceğimiz her şey var. Bize bir şey sorulsa fikrimizi tabii ki söyleriz ama biz hükümetin bir parçası değiliz. Bakanımız yok, bakanlığımız yok.

Bu karar Devlet Bahçeli'ye mi ait?

Evet Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin kararı bu yönde. Zaten genel başkanımız; “Önce milletim ve devletim” diyen birisi.

Yarın MHP İl Başkanlığı görevini bıraktığınızda bir sebeple ayrıldınığızda sizin için ne denilmesi mutlu eder?

Arkamızdan iyi bir adamdı, vicdanlı bir adamdı, güzel bir adamdı denmesi bizi çok mutlu eder. Gerisi çok önemli değil.

Gençler olmazsa olmazımız

Gençlere yönelik çalışmalarınız var mıdır?

Gençler bizim için çok önemli. Gençler için ne yapıyorsak yetinmemeli hep daha fazlasını yapmalıyız. Elbette çalışmalarımız var daha da çok olacak. Türk gençliğinin gelişimi, birikimi ve donanımı bizim için çok anlamlı. Biz bunun için özel çalışmalar yapacağız. İstanbul'da gençlerle birlikte yol yürüyeceğiz.

Çok değerli bir teşkilatımız var

İl Teşkilat yapınızı nasıl değerlendirirsiniz?

MHP'nin çok kıymetli bir teşkilatı var. İstanbul teşkilatı da çok önemli. Toplumun her kesiminden bizimle birlikte olan arkadaşlarımız var. İstanbul'da karşılığı olan millette karşılığı olan güçlü bir teşkilatımız var.

İstanbullu hemşehrilerimize kollarımızı açıp, onlarla kucaklaşacağız. Tüm vatandaşlarımızın derdiyle dertlenmek ve onların dertlerine derman olmak için buradayız

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *