Gerçeklerden Haberdar Olun
İstanbul
Az bulutlu
18°
Ara

Aşırı koruyucu aileler: Çocuğu korumak mı, hayattan uzaklaştırmak mı?

YAYINLAMA:
Aşırı koruyucu aileler: Çocuğu korumak mı, hayattan uzaklaştırmak mı?

Çocuklarımızı korumak, her anne babanın en doğal isteğidir. Onların üzülmesini, düşmesini, hata yapmasını istemeyiz. Ancak bazen sevgimiz ve koruma isteğimiz, çocuğumuzun kendi ayakları üzerinde durmasını engelleyebilir.

Aşırı koruyucu aile olmak, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun sorumlulukları üstlenmesine sürekli müdahale etmek, onun yerine karar vermek ve karşılaşabileceği her zorluğu ortadan kaldırmaya çalışmaktır.

Peki, bu tutum çocuklarımızı nasıl etkiliyor?

Çocuğun Yerine Her Şeyi Yapmak

Bir çocuğun ayakkabısını bağlamak, okul çantasını hazırlamak, yemeğini yedirmek veya ödevini yapmak kısa vadede kolaylık sağlayabilir. Fakat çocuk büyüdükçe bu davranışlar devam ederse kendi becerilerini geliştirmekte zorlanabilir.

Çünkü çocuk, yapabileceği işleri başkasının üstlendiğine alışır. Zamanla “Ben yapamam.” Düşüncesi gelişebilir.

Oysa çocuk, deneyerek, sorumluluk alarak ve hata yaparak öğrenir.

Hata Yapmaktan Korkan Çocuk

Aşırı koruyucu ailelerin en önemli etkilerinden biri, çocuğun hata yapma korkusudur.

Çocuk her adımında müdahale görürse kendi kararlarını vermekte zorlanabilir. Yeni bir oyuna katılmak, arkadaş edinmek, bir sorunu çözmek veya bir etkinlikte denemek onun için kaygı verici hâle gelebilir.

Çünkü hata yapmanın doğal bir öğrenme süreci olduğunu yeterince deneyimleyememiştir. Buna ailesi tarafından fırsat verilmemiştir.

Çocuklarımızın her zaman başarılı olmasını değil, denemekten korkmamasını öğretmeliyiz.

Özgüven Nasıl Gelişir?

Özgüven, çocuğun her işini başkasının yapmasıyla değil, kendi yapabildiklerini fark etmesiyle gelişir.

Bir çocuğa “Sen yapamazsın, ben yapayım.” Demek yerine “İstersen birlikte deneyelim, sonra sen kendin yap.” Demek onun gelişimine daha fazla katkı sağlar.

Çocuğun yaşına uygun seçimler yapmasına fırsat vermek, sorumluluk vermek ve çabasını takdir etmek özgüvenini destekler.

Anne Babalar Ne Yapmalı?

Çocuklarımızı korumak elbette görevimizdir. Ancak korumak ile her şeyi kontrol etmek aynı şey değildir.

Anne babalar;

- Çocuklarının yaşına uygun sorumluluklar almasına izin vermeli.

- Her düştüğünde hemen müdahale etmek yerine, güvenli koşullarda kendisinin toparlanmasına fırsat tanımalı.

- Onun yerine karar vermek yerine seçenekler sunmalı.

- Hata yaptığında suçlamak yerine çözüm bulmasına yardımcı olmalı.

- Sevgi gösterirken bağımsızlığını da desteklemeli.

Çocuğun güvenliğini sağlamak başka, hayatı boyunca onun yerine yaşamak başkadır.

Bırakın Çocuklar Büyüsün

Bir okul öncesi öğretmeni olarak çocukların gelişiminde küçük sorumlulukların ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Kendi çantasını taşıyan, oyuncaklarını toplayan, arkadaşlarıyla sorunlarını çözmeye çalışan bir çocuk yalnızca bir iş yapmıyor; aynı zamanda hayatı öğreniyor.

Bazen anne babalar çocuklarının büyüdüğünü kabul etmekte zorlanır. Onları hâlâ küçük görmek, her türlü zorluktan uzak tutmak isterler.

Ancak çocuklarımızın bir gün kendi kararlarını veren, sorumluluk alan, hayatla mücadele edebilen bireyler olmasını istiyorsak, bugün onlara küçük adımlarla alan açmalıyız.

Son Söz

Sevgi, çocuğun etrafına duvar örmek değil; gerektiğinde yanında durup kendi yolunu bulmasına yardımcı olmaktır.

Çocuklarımızı koruyalım ama onların yerine yaşamayalım.

Düşmelerine izin verelim, yeniden kalkmayı öğrensinler.

Hata yapmalarına fırsat verelim, deneyerek büyüsünler.

Çocuklarımızı bir fanusun içinde büyütmeyelim.

Çünkü çocuğa verilebilecek en güzel güven, her şeyi onun yerine yapmak değil; gerektiğinde yanında olduğumuzu hissettirmektir.

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *